“2020 bütçesinde memur unutulmasın”

“2020 bütçesinde memur unutulmasın”

Kamu-Sen İl Temsilcisi Mehmet Demir, konfederasyona bağlı iş kollarındaki sendika temsilcileriyle birlikte iktidara 2020 yılı bütçe görüşmelerinde “memur unutulmasın” dedi

 

Kamu-Sen İl Temsilciliğinin basın açıklaması dün öğlen merkez PTT önünde gerçekleştirildi. Basın açıklamasının ardından PTT’ye giren sendikacılar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve ilgili siyasilere taleplerini içeren mektup gönderdi.
“GELİR PAYLAŞIMINDA MEMURUN ADI DAHİ YOK”
Mehmet Demir, 2020 bütçesinin sosyal devlet olma ilkesini hiçe sayan, toplumun büyük bir kesimini göz ardı ederek, çalışanlardan alınacak vergilere bel bağladığını ileri sürdü. “2020 bütçesi, memurun bütçesi değildir.” diyen Demir, “Bu bütçeyle 2020 yılının, başta kamuda çalışanlar olmak üzere, tüm vatandaşlarımız için geçmiş yıllardan daha da zor geçeceği ortaya çıkmıştır. Hepimizin bildiği gibi bütçe, Devletin gelirlerinin ve bu gelirlerin nerelere dağıtılacağının belgesidir. Biz bu bütçede, gelirlerin kamu çalışanlarından kesilen vergilerle elde edileceğini ama gelirin paylaşımında memurun adının dahi olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki sene için memur ve emekli maaşlarına yüzde 4+4 zam yapılması kararlaştırıldı. Bunun anlamı bütün bir yıl için iki taksitte toplam yüzde 8,2 yani ortalama memur maşına 329 lira, en düşük memur maaşına 247 lira zam demektir.” dedi.
“2019’UN 10 AYLIK ENFLASYON ORANI YÜZDE 10,6”
Dört kişilik bir ailenin zorunlu harcamalarının bin 32 lira zamlandığını hatırlatan Demir, “Verilmesi öngörülen zam, harcamalar karşısında devede kulak bile kalmıyor. 2002 yılından beri vatandaşlarımızdan toplanan vergiler 10,4 kat artarken memur maaşları ancak 7,5 kat arttı.
Yani maaşlardan yapılan kesintiler, maaş zammını aştı. Milli gelir büyüyor diyoruz. Milli gelirdeki artıştan dar gelirli ve ücretliler hak ettiği payı alamıyor. Memurun, emeklinin pastaya eklediği pay büyüdü ama pastadan aldığı pay küçüldü. Maaşların döviz, altın ve diğer yatırım araçları karşısındaki hali ortada. Bütün yatırım araçları karşısında alım gücümüz düşüyor. Son bir yıl içinde gıda fiyatlarındaki resmi ortalama enflasyon yüzde 25,25 oldu. Doğalgaza yüzde 28, elektriğe, kılık kıyafete yüzde 18, okul masraflarına yüzde 13, kiraya yüzde 12, gazeteye yüzde 28, dergiye yüzde 50, ekmeğe bile yüzde 15 zam geldi. TÜİK son 12 aylık enflasyonun yüzde 8,5 olduğunu iddia ede dursun, 2019 yılının 10 aylık enflasyonu yüzde 10,6 oldu.” diye konuştu.
“MAAŞLAR ŞİMDİDEN ERİDİ”
Memura 2019 içerisinde yapılan toplam zammın enflasyon farkı da dâhil yüzde 10,26 olduğunu kaydeden Demir, “Maaşlar şimdiden erimiş durumda. Önümüzde enflasyonun, ısınma, elektrik, gıda harcamalarının en fazla artacağı kasım ve aralık enflasyonu var. Onlar da eklenince memur ve emekli maaşlarının iyiden iyiye eridiği daha net biçimde ortaya çıkacak. Maliye Bakanlığı bile TÜİK’in açıkladığı enflasyona itibar etmiyor olacak ki, yeniden değerleme oranlarının yüzde 22,58 artacağını söylüyor. Yani bir bakıma resmi rakamlar birbiriyle çelişiyor, TÜİK’in enflasyonu cebimize yansıyan zamları görmüyor. Zaten vergiler her şekilde memurun, emeklinin belini büküyor. Yaptığımız her kuruş harcamadan yüzde 25 ile yüzde 45 arasında vergi kesiliyor. Yani verirken cimri alırken acımasız davranılıyor. Ama iş maaşlara zam yapmaya geldiğinde bir hedef enflasyondur tutturuluyor. Hayaller karın doyurmuyor. Elbette enflasyon hedeflemesi yapılsın ama gerçekler de göz ardı edilmesin. Maaşlar iktidarın pembe hayallerine göre, vergiler ve zamlar acı gerçeklere göre belirlenmesin. Kaşıkla verilip kepçeyle alınmasın. Bir toplu sözleşme dönemi yaşadık: evlere şenlik. Tek bir konu dahi tartışılıp karara bağlanmadı.” şeklinde konuştu.
“BÜTÇE MİLLET VE VATANDAŞ İÇİNDİR”
Memurlar adına tek bir kazanıma dahi imza atılmadığından yakınan Demir, “20 milyon vatandaşımızın hayalleri, umutları yıkıldı, gitti. Bu hangi vicdana sığar? İki yıl; aileleriyle bir araya gelmeyi bekleyen milyonların, kadro bekleyen yüz binlerce sözleşmelinin, bayramlarda ikramiye hayali kuranların, mülakata takılmadan adil bir yükselme sistemi içinde terfi etmeyi umut edenler var. Vergi dilimine girdiği için kuş kadar maaş zammını da vergi dilimine kurban eden çalışanın, iki yıldır 3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin tutulmasını bekleyenlerin, hak ettiğini almayı umut eden yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının dünyalarını karartmak reva mıdır? Bu insanlarımıza ‘kusura bakmayın, bu sene hiçbir şey olmadı, şimdi git 2 sene sonra gel’ demek hangi adalet anlayışıyla izah edilebilir. Külfeti sürekli birileri yüklenirken sefayı başkalarının sürdüğü bir yerde huzur olur mu? Bütçe, nimet külfet dengesi kurmak içindir. Bütçe, zenginden alıp dar gelirliye vermek içindir. Bütçe, millet için, vatandaş içindir.” ifadelerini kullandı.
“2020 MEMURUN BÜTÇESİ OLSUN”
Mevcut durumu Türkiye Kamu-Sen olarak kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyleyen Demir sözlerine şöyle devam etti:
“Bu bütçeye karşı olduğumuzu, bu bütçede memur olmadığını, bu bütçenin de memurun bütçesi olmadığını her yerde dile getiriyoruz. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor. Eğer Tasarı, bu hali ile komisyondan geçerse bir daha değiştirilmesi mümkün değil. Eğer komisyon tasarıyı bu hali ile onaylarsa memurun idam fermanını imzalamış olacak. Bu nedenle tasarıya memur maaşlarına ilişkin bir düzeltme eklenmek zorundadır. Ardından da bir memur paketi hazırlanarak sözleşmeli personele kadro başta olmak üzere, bayram ikramiyesi, vergi dilimleri, mülakatın kaldırılması, 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetliler gibi konular acilen çözülmelidir. Biz, bu konuda hazırladığımız mektuplarımızı, ülkemizin her köşesinden Sayın Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanı Yardımcısına, siyasi partilerimizin Grup Başkan Vekillerine ulaştıracak ve bir çözüm üretilmesini isteyeceğiz. 2020 yılı bütçesi, memur ve emeklinin kurban edildiği bütçe değil, memurun bütçesi olsun diyoruz.” >> Burcu AYDIN’ın Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi