Misafir Kalem
Misafir  Kalem
misafir@kocatepegazetesi.com
2020 AFYONKARAHİSAR SEVGİ YILI SILA-İ RAHİM
  • 0
  • 567
  • 20 Temmuz 2020 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Dr. Mehmet BOZTEPE

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı

İnsanın toplumsal bir varlık olduğunu, yalnız yaşayamayacağını ve insanın insana her daim ihtiyacı olduğunu hatırlatan, dilimizden hiç düşmeyen atasözlerimiz vardı:

“Yalnızlık Allah’a mahsustur.”
“Yalnız taş duvar olmaz.”
“İnsan insana muhtaçtır.”

Atasözlerimiz hala var da; artık eskisi kadar sık söylemiyor, eskisi kadar duymuyoruz bu sözleri. Onun yerine “Çok muhabbet tez ayrılık getirir.”, “İnsanın vatanı doğduğu yer değil, doyduğu yerdir.”, “Akraba akbabadır.” gibi bizi yalnızlığa meyleden sözleri daha çok söyler, daha çok duyar olduk.
İçinde yaşadığımız şu ahir zamanda değerlerimizin yıprandığından ya da kaybolduğundan dem vururken; hangimiz sorunun değil de çözümün bir parçası oluyoruz peki? Hangimiz görüyoruz yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını, yapraklara yansıyan güneş ışınlarını? Hangimiz duyuyoruz yağmurdan sonra etrafa yayılan o toprak kokusunu?
Sıla-i rahmin en küçük yapı taşı olan ailede bile ego savaşları hüküm sürüyor. Yağmurdan sonra oluşan çamura, yerin ıslaklığına odaklanıyoruz her birimiz. Senin dediğin, benim dediğim; senin ailen, benim ailem derken sıla-i rahim bağımızı da en temelden sarsıyoruz. Sonu olan bir hayatın içinde, sonsuzluğun sesini duymak ister gibi bağırıyoruz birbirimize; duymayan birine sesini duyurmaya çalışan bir insanın bağırması gibi. Sonrası mı? Sadece yalnızlık! Hayat telaşı, küçük menfaatler veya anlık, tepkisel davranışlar yarınımızın yalnızlığının tohumu oluyor.
Hayat koşuşturmacası mı, manevi değerlerimizi yitirmek mi ya da toplumsal çürüme mi bizi yalnızlığımıza sürükleyen? Evlerimiz büyüdü ama ailelerimiz küçüldü! İletişim çağına girdik ama muhabbetimiz azaldı! Uzaklıklar yakın oldu ama biz diye bir şey kalmadı! O eski aile bağları artık ancak düğünlerde ya da cenazelerde zorunlu olarak bir araya gelmelerle yaşanır oldu. Aile büyüğünün çatısı altında toplanılan ve büyük sofralarda bizi buluşturan bayramlarımız bile eskisi gibi yaşanmaz oldu…
Oysa bayramlar memleketti. Bayramlar sıla-i rahimdi. Hasret kaldığın sevdiklerinle bir sabah kahvaltısı demekti. Bayramlar birliktelikti, büyük bir aile olmanın tadına varabilmekti. Bayramlar vefaydı. Büyükleri ziyaret edip, hayır dualarını almaktı. Kabristan ziyaretleriydi bayram. Sofrada yeri boş kalanı özlemekti…
Eskiden tatil zamanı gelip çattığında aklımıza ilk gelen eş, dost ve akraba ziyaretleri olurdu. Şimdilerde ise tüm aile efradını bir araya getiren bayramlarda bile buluşamaz olduk akrabalarımızla. Tanıyamaz oldu kuzenler birbirini; bilinmez oldu memleketler… İnsanın mensubiyet duygusunu ve yalnız olmadığı hissiyatını canlı tutan akrabalık bağları eskisi gibi yaşanmaz oldu ve ne yazık ki sıla-i rahim kaybolmaya yüz tutan değerlerden biri oldu.
Oysaki insan yaratılışı gereği sevmeye müsait, sevilmeye muhtaçtır. “Ağaç bile yaprağı ile gürler.” derler hani; akrabalıkta ağaç gibidir. Dallar birbirinden uzağa da gitseler, her zaman aynı kökün üzerinde dururlar. Toplumun çekirdeğini oluşturan aile ve etrafını sımsıkı saran akrabalık bağları ne denli güçlü olursa, toplumsal huzur ve refah da o derece sağlam ve güçlü olur.
Yüce Dinimizin çok önem verdiği ve hadislerde de geniş biçimde yer alan sıla- i rahim üzerine Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “ İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla-i rahim, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir.” buyurmuştur. (Buhari, Edeb,15)
Peygamber Efendimiz bu hadis-i şerifte akrabalık bağlarına değer vermeyen kişilerle bile ilgiyi büsbütün kesmememizi tavsiye etmektedir. Böyle bir akrabanın kötülüğüne iyilikle, kabalığına incelikle, hayırsızlığına vefayla karşılık vermek gerektiğini belirtmektedir. Dostluk, arkadaşlık ve aile içi güven ilişkilerinin ortaya çıkması için önemli bir değer olan sıla-i rahim Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olacak çok önemli bir ameldir.
Tüm Dünya genelinde topladığınızda 2 gr. ağırlığı bile olmayan bir virüs bizi dize getirmişken; bir saniyesine bile müdahale edemediğimiz şu hayatta birbirimize özellikle yakınlarımıza daha çok kenetlenelim; kırgınlıklar, küskünlükler olmasın aramızda… Modern hayatın getirmiş olduğu bireysellikte yalnızlığımıza hapsolmayalım. Aile büyüklerimizi sadece düğünlerde, cenazelerde ve bayramlarda hatırlamayalım. İmkânlarımız ölçüsünde sıla-i rahim yaparak acılarımızı bölelim, sevinçlerimizi çarpalım. 2020 Afyonkarahisar Sevgi Yılında Sevgiyle Kalalım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM