Misafir Kalem
Misafir  Kalem
10 KASIM’IN ARDINDAN
  • 0
  • 97
  • 14 Kasım 2019 Perşembe
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Himmet KASAL

 

Gazi Mustafa Kemal ölümünün 81. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törenlerle anıldı. Çocuklar, gençler, kadın, erkek, yaşlı hep birlikte mekânı cennet olsun diye dualarla, sevgiyle, saygıyla, hatıralarıyla, emanetleriyle ve her yıl olduğu gibi törenlerle anıldı.
ANLAYABİLDİK Mİ?
“Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti ebediyen payidar olacaktır” özdeyişinin sahibi odur. Gazi Mustafa Kemâl tam bir hürriyet ve bağımsızlık taraftarıydı. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmayı hedefliyordu.
Türkiye’nin itibarını korumaya özen gösterirdi. Bir gün Başbakan İsmet İnönü’yü İtalya’da eşdeğer seviyedeki İtalya Başbakanının değil bir bakanın karşılayacağını haber alınca seyahatin iptal edilmesini istemiştir.
Mustafa Kemâl, halktan biriydi. Vefatından sonra onu güya korumak adına koruma kanunları çıkarıldı. İnançlı biriydi ama millete zayıf inançlı gibi gösterilmeye çalışıldı. Elbette her insan hatalıdır. Ama yaptığı hizmetleri göstermemek işin aktüalitesiyle meşgul olmak yanlıştır.
Zaferden hemen sonra Mehmet Akif Ersoy’a, Hasan Basri Çantay’a, Kur’an mealini; hakeza Elmalı Hamdi Yazır’a Kur’an tefsirinin yapılmasını istemesi, aynı şekilde Profesör Kamil Miras’a Sahih-i Buhari’yi tercüme ettirmesi Gazi Mustafa Kemâl’in asırlarca sürecek şerefli hizmetidir.
Mutafa Kemâl’i tekeline almak isteyenler onu milletten kopmuş gibi göstererek soğukluk çıkarmaya çalışmışlardır.
Yıllardır 10 Kasımlar protokollerin zaruretine inanıp yapması gereken sadece çocuk ve öğrencilerin iştirak ettiği soğuk törenlerle anıldı. O’nun eserleri, vasiyetleri asgari düzeyde halka aktarıldı. Anlaşılmaya çalışılmadı. Son yıllarda yavaş yavaş anma etkinliklerine halkın katılması gündeme gelmekte olup, mevzi olsa bile Atatürkçü Düşünce Derneklerinin camilerde dua ile cemaatin katılmasını takdir etmek lazımdır.
TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ!
Gazi Mustafa Kemâl’in bir hedefi de Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmek idi. Yedi düvelin üzerimize çullanmasına rağmen kazanılan zafer, Türkiye Cumhuriyeti’ni doğurmuştur. Ancak Misak-ı Milli sınırlarımız içinde kalan, Halep, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Caber Kalesi gibi ecdat yurtları bizi beklemektedir. Emperyalistlerin cetvelle çizip bizden ayırdığı bu topraklar bizden gelecek selâmı ve çağrıyı beklerler.
Mustafa Kemal’in de arzusu olan Misak-ı Milli hedeflerini gözetip ona göre planlamalar yapmak onu anlamanın gereğidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM