Yukarı Çık

MEHMET ZEYBEK'E ÖNERİ

16 Temmuz 2019 Salı 13:29:31
581 kez okundu.

Belediyecilik deyince aklımıza ilk olarak kaldırımlar, yollar geliyor. Su, çevre ve temizlik çalışmaları geliyor. Son dönemlerde AKP ile birlikte “Gecekondu Belediyeciliği” anlayışı ortaya çıktı. Toplumun dezavantajlı kesimlerine belediyeler eliyle yiyecek, yakacak ve giyecek yardımları başladı. Ancak bu tür belediyecilik, insanları “Balık tutmayı değil, hazır olanı yemeye” itti. İçinde yaşadığımız yüzyılda, dünyadaki belediyecilik anlayışı değişti. İnsanların artan ihtiyaçlarına paralel olarak belediyelerin sunduğu hizmetler de artmaya ve çeşitlenmeye başlandı. Sosyal demokrat belediyecilik, (toplumsal belediyecilik) uygulamaları ön plana çıkmaya başladı. Önderliğini sosyal demokrat siyasetçilerin yaptıkları toplumcu belediyecilik anlayışı ile üretici belediyecilik uygulamaları hayata geçirildi. Şeffalık ve hesap verebilirlik ön plana çıktı. Son İstanbul seçimlerinde gördük ki artık başkan adayları üretim projeleri, sosyal yaşama ve istihdama yapacakları katkılar ile vatandaşlardan oy istediler.
***
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir'li çiftçiye, üreticiye destek olmak için çeşitli projeler geliştirdi. Kooperatifçilik ön plana çıkartılarak, üretilen ürünlerin, aracısız bir şekilde tüketiciye ulaştırılması sağladı. Üretici de kazandı, tüketici de. Dağ köylüsüne 10.000 damızlık koyun hibe edildi, sütü alındı. Büyükşehrin tüm park, bahçe, yol kenarı ve rekreasyon alanlarında kullanılan süs bitkileri ve mevsimlik çiçekler İzmir'de kurulan Bayındır Çiçekçiler Kooperatifi’nden alınmaya başlandı. Belediyenin ihtiyacı olan tarım ürünleri sözleşmeli üretimle tarım kooperatiflerinden satın alınarak, belediyenin aşevinde, huzurevinde, hastanesinde kullanıldı, sosyal güvencesi olmayan vatandaşlara dağıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi 10 yılda çiftçiye 750 milyon TL destek yaparken, kooperatif ve birliklerden 270 milyon TL. lik alım yaptı. Tire Süt Kooperatifini kuran ve destekleyen belediye, kooperatiften satın aldığı süt ürünlerini de halka dağıttı. Öğrencilere süt dağıtımının ardından şimdi de 0-5 yaş grubundaki tüm çocukların evlerine süt bırakılıyor.
Bu projeler Bayındır'ı Türkiye'nin bir numaralı çiçek üretim merkezi, Bademli'yi meyve fidancılığında Türkiye'nin ve Orta Asya'nın önemli üretim merkezi haline getirdi. Tire Süt Kooperatifi ülkenin her yerine işlenmiş süt ürünleri satıyor. İzmir Belediyesi yapılanları “Biz insanlara balık vermiyoruz, balık tutmayı öğretiyoruz” diye özetliyor.
***
Aydın Büyükşehir Belediyesi benzer bir uygulamalara imza attı. Bu yıl 650 çiftçiye, 12 bin balya kuru yonca dağıttıldı. Geçtiğimiz yıllarda Aydın’daki portakal, patates ve nar üreticilerinin tarlada kalan mahsullerini büyükşehir olarak satın alıp Aydınlılara dağıtılmasını sağlayan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, hem bölgedeki üreticiyi destekliyor, hem de vatandaşına hizmet ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Pamukören'de üreticisinden aldığı 35 ton portakalı 6’şar kiloluk torbalar halinde il genelinde vatandaşlara dağıttı.
***
Diyeceksiniz ki bu belediyeler ekonomik gücü büyük olan, muktedir belediyeler. Buyrun o zaman. Üreticisinin satamadığı sütünü alarak ihtiyaç sahiplerine peynir ve tereyağı olarak ulaştıran Burdur  Belediye Başkanı Ercengiz sosyal belediyecilik örnekleri vermeye devam ediyor. Son olarak Burdur Belediyesi, üreticinin elinde kalan 22 ton narı satın alarak vatandaşlara ücretsiz olarak dağıttı. Üreticinin emeğinin çürümesine, çöpe atılmasına engel oldu.
Bütün bunları niye yazdın diyebilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde Irak Hükümeti aldığı bir kararla Türkiye'den yumurta ithalatına engel oldu. Bu olaydan en çok da Afyonkarahisarlı yumurta üreticileri etkilendi. Yumurta üreticisi mağdur oldu. Ancak diğer yandan bu dönemde vatandaşımız da çok uygun fiyatlara yumurta alma imkanı buldu. Şimdi Afyonkarahisar Belediye Başkanımız sayın Zeybek belediyeciliğin sadece gönül işi olmadığını, aynı zamanda akıl işi olduğunu görse de, Sosyal Demokrat Belediyecilik uygulamalarını ilimizde de uygulasa olmaz mı? Bu kriz sırasında Belediyemiz üreticinin elindeki yumurtaları üreticinin mağdur olmayacağı fiyatlara alsa, dar gelirli vatandaşlara, çocuk ve yaşlı olan evlere ücretsiz dağıtsa kötü mü olur? Bu sayede üreticinin mağduriyeti azalırken dar gelirli vatandaşlarımız da nefes alır. AKP'li Afyonkarahisar Belediyesi yeni dönemde yıllardan beri yaptığı  gecekondu belediyeciliğini bırakıp, etrafındaki sosyal demokrat belediyelerden örnek alsa, ilimize en büyük katkıyı sağlar.
Son Söz; “Belediye halkın örgütüdür”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.