Yukarı Çık

SAMİMİ OLMAKLA EMROLUNDUK

12 Temmuz 2019 Cuma 14:08:03
52 kez okundu.

Peygamberimiz, Efendimiz (s.a.s); “Din, samimiyettir.” buyurmuştur.
Orada bulanan sahabeden bazıları; -“Ya Resulallah! Din Kime karşı samimi olmaktır” diye sorunca, Efendimiz (s.a.s) şöyle cevap verdi: “Allah’a Kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı samimi olmaktır”(Müslim İman, 95) buyurmuşlardır.
Samimiyet sadakat, bağlılık, dürüstlük, sözüyle gönlü birbirine uygun olmaktır. İçi dışının aynısı demektir. Karşıtı yalancılıktır. Riyakârlıktır. Aldatıcılıktır. Dini, manada açıklayacak olursak, münafıklık demektir.
 “Ameller Niyetlere Göredir”
 Peygamber Efendimizin buyurdukları gibi:   “Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” (Buhârî, Bed’ü’l–vahy 1; Riyazü’s-Salihin, Hadis No:1)
 Kul yapmış olduğu amellerinin karşılığını niyetine göre elde eder. Kimimiz samimiyetten yoksun bir şekilde ikiyüzlülükle davranarak kaynbedenlerden olurken, kimiz de Rabbimizin bizimle bir ve beraber olduğunu hatta bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu bilerek samimiyetle, ihlâsla kazananlardan olacaktır.
Biz Samimi Olmakla Emrolunduk
Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Yaratanımız Allah (c.c.) şöyle buyuruyor.
“Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen (samimi) kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” (Beyyine, 98/5)
İhlâs ve Samimiyet, dinin özüdür. İhlâs ve samimiyet, gösterişi bir tarafa bırakıp kulluğu sadece Allah’a özgü kılmaktır.
İhlâs, Yaratanına karşı samimiyettir. İhlâs, dünyevi çıkarları bir tarafa bırakmaktır. İhlâs, ne makam ne mevki, ne teşekkür, ne takdir beklemeden her türlü işinde yalnızca Allah’a yönelmektir.
 Dünya hayatındaki tek amaçları Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak olan ve Allah'a gönülden teslim olan samimim müminler tüm hayatlarını Allah için yaşarlar. Kuran'ın "De ki: "Gul innî Salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâti lillâhi rabbil âlemîn (e)” “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Enam Suresi, 6/162) ayetinde görüldüğü gibi, yaptıkları her işte, gösterdikleri her tavırda Allah'ın rızasını kazanmayı hedeflerler. Sahip oldukları her şeyi Allah'ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaya adayan müminlerin sevgileri de yine ancak Allah içindir. Allah'ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O'nun gücüne ve kudretine her an şahit olan, Rabbimiz'in rahmetini, sevgisini ve şefkatini tüm hayatı boyunca her an hisseden bir müminin Allah sevgisi, hiçbir sevgiyle kıyaslanmayacak kadar güçlüdür.
 Benim Ücretim Ancak Âlemlerin
Rabbi Olan Allah’a Aittir
Gerek ibadetlerinde ve gerekse günlük işlerinde samimi ve ihlâslı olmanın en güzel örnekleri peygamberlerdir. Onlar kimseye çıkar vadinde bulunmadıkları gibi kimseden bir menfaat da beklemediler. Karşılaştıkları sıkıntılardan dolayı şikâyetçi de olmadılar. Onlar, -ayeti kerimelerdeki ifadesiyle- hep şöyle dediler: “Bu davete karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir” (Şuara 26/109)
 Sevgili Peygamberimi sık sık “Ey yücelik ve ikran sahibi, her şeyin rabbi olan Allah’ım Beni ve ailemi dünya ve ahrette her an sana ihlâs ve samimyetle bağlı kıl…” diye dua ederdi. (Ebuû Dâvud, Tefrîu Ebvâbi’-l vitir,25)
 Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki başta yüce İslâm davası olmak üzere bütün davalar samimi insanların omuzları üzerinde yükselir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.