Yukarı Çık

BU SEÇİMLER YOLUYLA İKTİDAR DEĞİŞİR Mİ?

13 Mayıs 2019 Pazartesi 13:13:54
572 kez okundu.

İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'nun kazandığı seçimlerin Yüksek Seçim Kurulu eliyle iptal edilmesinden önceki bir aylık dönemi hatırlayalım.
Devlete bağlı Anadolu Ajansı'nın seçim gecesi yaptığı manüplasyonlar ve sonrasında veri akışını durudurarak İmamoğlu'nun galibiyetini saklamaya çalışması,
Devletin İçişleri Bakanı'nın seçimin iptali yönünde yaptığı açıklama ve hatta baskılar,
Devletin hakimleri tarafından geçerli ve geçersiz oyların tekrar, tekrar, tekrar sayılması,
Devletin savcısı tarafından görevlendirilen, devletin polislerinin Büyükçekmece'de oy kullananların evlerine adeta baskın düzenleyerek baskı yapmaları,
Devletin savcıları tarafından sandık kurulu başkanlarına ve üyelerine soruşturma açılması,
Devletin en üst düzey hakimlerinin bir zarfa atılan 4 oy pusulasından 3'ünde hile olmayıp, sadece birisinde hile olduğunu kabul edip, göz göre göre seçimleri iptal etmesi.
Mühürsüz oyların son dakika geçerli sayıldığı, trafolara kedilerin girdiği, ölülere oy kullandırıldığı bir çok seçimin ardından, 31 Mart seçimlerinde yaşananlar bir çoğumuzda, bu ülkede iktidarın seçimler yoluyla değişmeyeceği kanaatini oluşturmadı mı?
Eğer bizler devletin savcısına, hakimine, polisine, bakanına, yüksek yargı mensuplarına, hatta Cumhurbaşkanın'na güvenemeyeceksek, kime güveneceğiz?
***
Devlet görevlileri bizzat birilerinin lehine olacak şekilde kasti ve kötü niyetli tavırlar ortaya koyuyorsa,
Galibi mağlup, mağlubu galip ilan ediyorsa,
Millet iradesini hiçe sayıyor, daima iktidarın kazanması için taraf oluyorsa ...
Vatandaş olarak bizlere düşen nedir? Bunu yapanların yanına kar mı kalacak? Asla.
Peki nasıl olacak? Milletin oyuna ipotek koyanlarla nasıl başedeceğiz?
Tabi ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yolunda ilerleyerek.
***
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk 1923 yılında yaptığı bir konuşmada “Sayın gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine bırakacağımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.” diyor. Bunu nasıl başaracaklarını da “Bursu Nutku”nda ifade ediyor.
***
Şimdi tarihi bir olayı hatırlayalım: 5 Kasım 1933 'de Bursa Ulu Cami'de toplanan yüz kadar irticacı, ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır, ancak Atatürk yine de hemen Bursa'ya gider. Çekirge yolu üzerinde bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada, bir kişi ayaklanmayla ilgili konuşmaya başlar;
- “Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı ancak zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...”, Atatürk hemen konuşmakta olan kişinin sözünü keser ve şu konuşmayı yapar.
“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir. İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği”  Mustafa Kemal Atatürk
***
Son Söz; “HaksızIıkIara baş kaIdırmayanIar, onIardan geIecek her kötüIüğe katIanmaIıdırIar.” Hz. AIi

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.