Yukarı Çık

AKP İÇİN MİLAD

10 Mayıs 2019 Cuma 13:43:39
501 kez okundu.

AKP iktidarı ile geçen 17 yılda 15 seçim yaşadık. Bu seçimlerin neredeyse tamamı şaibelerle anıldı. Mühürsüz oylar, trafolara giren kediler, 4 ay arayla yapılan 2 seçim arasında patlatılan bombalar vs. Ancak içlerinde 3 tanesi var ki ülke tarihine kara leke olarak geçecek seçimler. Özellikle 12 Eylül 2010  referandumu ve sonrasında yapılan seçimler ülkemizin bugününü etkilediği kadar, geleceğimize de damgasını vurdu. 12 Eylül referandumunda “Gerekirse ölüleri bile mezarından çıkartıp oy kullandıracaksınız” diyen FETÖ lideri ile birlikte yapılan Anayasa değişikliği sonucu yargı ele geçirildi.  Böylece Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün üst kadrosu FETÖ'cülere teslim edildi.
Ardından 7 Haziran seçimleri sonrası tek başına iktidar olma şansını kaybeden AKP, istikşafi görüşmeler adını verdiği oyalama taktiği sonrası erken seçim kararı alarak 1 Kasım seçimlerini gündeme getirdi. 2 seçim arasında 300 vatandaşımız öldü. Seçim sonrası MHP ile birlikte iktidarını devam ettirdi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2.500.000 mühürsüz oyun seçimlerin bitmesine 15 dk kala geçerli sayılması ile seçim sonuçlarına etki edildi. Seçim sonrası “Atı alan Üsküdar'ı geçti” diyen Tayyip Erdoğan tek adam rejiminin Cumhurbaşkanı oldu.
Son olarak CHP ve Millet ittifakının önemli bir başarı gösterdiği yerel seçimlerde, İstanbul seçim sonuçları binbir bahane ile iptal edilerek halkın iradesi yine gasp edildi. Kazanmış bir belediye başkanının mazbatası, elinden alındı. Hem de sudan bir bahaneyle. YSK’nın gerekçesi komik.YSK bu kararla tek zarf içine konan 4 adet oy pusulasından, üçünde hile yok, 1’i hile var diyor.  Akıllara ziyan bir durum.  Bugün, AKP’ye oy verenlerin ahlak, vicdan ve demokrasi sınavı olacak. Bu rezillikten sonra AKP’ye oy veren biri bunu ne kendine ne çocuklarına ne de başkalarına anlatamaz. İptal edilen yerel seçim sonuçları AKP için, bir devrin bittiğinin miladı olacak, seçmen için ise hesap sorma imkânı olacaktır.
***
Yaşlı Kızılderili reisi ve torunu kulübelerinin önünde oturmuşlar, az ötede birbirleriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, öteki siyahtı. Çocuk kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, dedesinin neden ikinci köpeğe gereksinim duyduğunu ve renklerinin neden illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu.
Torununun bu yöndeki sorusunu, yaşlı reis bilgece bir gülümsemeyle yanıtladı:
"Onlar benim için iki simgedir yavrum." dedi; "Biri iyiliğin, öteki kötülüğün simgesidir. Aynen bu köpekler gibi, iyilik ve kötülük de içimizde sürekli bir savaş içindedir. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için sürekli yanımda tutarım onları."
Çocuk sözün burasına bir nokta koydu;
"Onların arasında bir savaş varsa, kazananı, kaybedeni de olmalı" dedi; yeniden sordu: "Dede, sence hangisi kazanıyor bu savaşı?"
Reis, şu yanıtı verdi:
"Ben, hangisini daha çok beslersem, savaşı o kazanır."  
AKP ne ekerse onu biçeceğinin farkına varmalı.
Son Söz; “Çiçekleri kopartabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.