Yukarı Çık

NAMAZ ALLAH’A AÇILAN MANEVİ BİR PENCEREDİR

8 Mayıs 2019 Çarşamba 13:19:06
145 kez okundu.

Mevlâna Hazretleri Mesnevi’de şöyle der:
“Bu namaz da, oruç da, hac da, Allah yolunda savaş da hep insanın ezeldeki sözleşme inancının şahitleridir.” (Mesnevî, beyt: 183)
“Ben namazda Rabbim'e yönelirim; O'nun iltifatına alışmışımdır. “Namaz gözümün nûrudur” sırrı zuhur eder; Gözlerim nûrlanır, içim açılır. Namazda, içimde duyduğum rahatlıktan, mânevî zevkten ötürü rûhumun penceresi açılır da, oradan vasıtasız olarak Allâh'tan haberler gelir, ilham gelir. Allâh'ın ilhamı, feyz yağmuru, rahmeti, nûru, ezeldeki kaynağımdan ve hakîkatimden gelir, penceremden evime girer. Penceresi olmayan bir ev, cehennem gibidir. Ey Allâh'ın kulu! Dinin aslı, temeli mânevî pencere açmak ve oradan tevhîd ve hidayet nûru alarak gönlü, gözü aydınlatmaktır. Yol açmak için ormana az kazma vur! Sen gel, himmet kazmasını nefis duvarına vur da gönle mânevî bir pencere aç!” (Mesnevî, beyt: 2401–2405)
Hürriyet Allah’a kulluktur. Hür insan, kula kul olan değil Allah’a kul olandır. Nefsin ve şeytanın arzuları istikametinde hareket, yaradılış gayesine ters düşmektir. Nefsin perdelerini aralayıp veya ortadan kaldırıp Hakk’a vuslattır kulluk, o’nun huzurunda olmaktır. O’nsuz olan anlar köleliktir.
Mevlana, “Mihrabı dost cemali olan kimse için, yüz çeşit namaz, yüz çeşit rükû ve secde vardır” der. Bu konuda Cenâb-ı Hakk: “Ne yana dönerseniz Allah oradadır” buyurmuştur. Resûlullah da (s.a.v.): “Namaz mü’minin miracıdır” buyurmuştur. Kulluk sadece cesetle değil, gönülle ibadet etmektir. Ezan sesleri kalbimin mescidine öyle muhrik gelir ki, onun tesiri ile gönül mabedimin kapısı aşk ateşiyle yanıyor. (Mevlana, Mesnevî)
Namaza tekbirle “Allah en büyüktür” diyerek başlıyoruz. Dilin Allaha ekber, Allah en büyüktür derken, kalbinde Allah’tan daha büyük olarak kabul ettiğin ve Allah’tan daha çok değer verip sevdiğin bir şey varsa, o zaman Allahü Teâlâ bize “Sen yalan söylemektesin” buyuruyor. Yani görünüşte Allah’ın bir ve en büyük olduğunu söylüyoruz, hakikatte bizim kalbimizde Allah’tan daha çok değer verdiğimiz, sevdiğimiz büyüklerimiz var. Onun içindir ki Allah’ın Resûlü.”Allah sizin şekillerinize ve mallarınıza değil, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim ve İbni Mace’ den nakil i.Gazali, İhyau Ulumi’d-din cilt 4, sayfa:625) buyuruyor.
Hadislerde huşu ile kılınan namaz, mü'minler için bir nur olarak zikredilmektedir:
“Namaz bir nurdur. Sabır da bir ziyâdır.” (Müslim, Tahâret 1) Başka bir hadiste de;
“Gecenin karanlığında namaza yürüyen kimseye, Allah Teâlâ o namazı kıyamet gününde bir nur olarak o kimseye gönderir.” (Dârimi, Salât 133)
İMAM EFENDİLER NAMAZDA
 ACELE ETMEYİNİZ
Eskiden imamlarımız namazlarını ağır ağır eda ederlerdi. Bizler farz öncesindeki ve sonrasındaki sünnetleri kılar imamın selam vermesini beklerdik. Şimdilerde ise imamlarımız büyük bir çoğunluğu sünnetleri çok çabuk kıldıklarından cemaatin çoğunluğu farza ve özellikle tesbihata yetişemiyor.
MÜFTÜ BEY UYARMALI
Özellikle açıktan okunan sabah, akşam ve yatsı namazlarında Fatiha’dan sonra uzun uzun Kur’an okuyan hoca efendilerimiz merak ediyorum sünnetleri Kevser ve ihlâs suresi ile mi kılıyorlar. İmam efendilerimizin bu konuda müftülük tarafından uyarılması kanaatindeyim.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.