Yukarı Çık

İMÂM FATİHA’DAN SONRA HANGİ SUREYİ OKUDU?

7 Mayıs 2019 Salı 13:08:34
154 kez okundu.

Abbasi halifelerinden Harun Reşit, bir ramazan günü kardeşi Behlül Dane’yi camiye göndererek, namaz kılanları alıp iftar ettirmek üzere saraya getirmesini ister. Behlül camiye gelir, namaz bittikten sonra cemaate teker teker imamın namazda Fatiha’dan sonra ne okuduğunu sorar yüzlerce kişiden ancak üç kişi doğru cevap verir. Behlül de onları alıp saraya getirir. Harun Reşit, üç kişinin geldiğini görünce Behlül’e bunun sebebini sorar. Behlül de cevap verir:
 “Sultanım siz benden namaz kılanları iftara getirmemi istediniz. Camide bu üç kişiden başka namaz kılan yoktu. Çünkü imamın Fatiha’dan sonra hangi sureyi okuduğunu bunlardan başka bilen çıkmadı. Ben de bu üç kişiyi aldım getirdim.” Der.
Namazda “İyyâ kena’budü ve iyyâke nestaîn/biz ancak sana ibadet eder; Ancak senden yardım dileriz” diye söz verip taahhütte bulundukları halde Allah’tan başkasına kulluk edenlerin, ibadetlerine riya, gösteriş katanların ve onların namazları da mâun suresinde geçen “yazıklar olsun o namaz kılanlara…” hitabı ile kast edilen kişiler ve onların kıldığı namazlar gurubundandır.
Bilmeliyiz ki, kişinin kıldığı namazın bir kısmı aleyhinde ve bir kısmı da lehinde yazılmaktadır. Nitekim hadîsler de bu keyfiyete delâlet etmektedirler; her ne kadar fakihler “Bir namaz ya doğru olur veya olmaz; bir kısmı doğru, bir kısmı da eğri olmak suretiyle parçalanmayı kabul etmez” deseler de... Fakat fakihlerin de biraz önce söylediğimiz gibi hükmü doğrudur. (Çünkü zâhire göre verilen bir hükümdür). Birçok hadîs, bizim söylediğimiz bu mânâya da delâlet etmektedir. “Farzların eksikliği nâfilelerle giderilir” diye bir hadîs-i şerif vârid olmuştur.) (Sünen sahipleri ve Hâkim, (Ebu Hüreyre´den); Hâkim senedinin sahih olduğunu söylemiştir.)
Bir hadîs-i şerifte Hz. İsâ Allah Teâlâ´dan “Farz ibadetlerle kulum azabımdan kurtuldu. Nafile ibadetlerle de kulum bana yaklaştı” sözlerini naklettiği haber verilmektedir.
Hz. Peygamber de Allah Teâlâ´nın “Kulum, benim azabımdan, ancak kendisine farz kıldığım ibadetleri edâ etmek suretiyle kurtulur” buyurduğunu nakleder.  (İmâm Irâkî, böyle bir hadîse rastlamadığını kaydeder. Ebu Tâlib el Mekkî ise Kut´ul-kulûb adlı eserinde bu hadîsi değişik bir ibare ile rivayet etmektedir.)
Hz. Peygamber, bir namazda okuduğu surenin bir ayetini atlar. Namazı bitirdikten sonra arkasındaki cemaate: ´Ben ne okudum?´ diye sorar cemaat susar... Bunun üzerine aynı suali Übey b. Ka´b´a sorar. Übey ´filân sureyi okuyup, falân ayetini terk ettin. Bu ayetin nesh edilip edilmediğini bilmiyoruz´ deyince Hz. Peygamber: “Sen bu işin ehlisin Ey Übeyb!” Buyurduktan sonra diğerlerine dönerek şöyle der:
“Namaza gelip de saflarını tamamlayarak duran ve peygamberleri aralarında bulunan sizlere ne oluyor ki, Allah´ın kitabındaki size hangi sûrenin okunduğunu bilmiyorsunuz? İyi bilin ki, İsrâiloğulları da sizin yaptığınız gibi yapmıştı. Allah Teâlâ peygamberlerine ´kavmine söyle! Bedenleriyle huzuruma geliyor ve dillerini bana veriyorlar; Fakat kalpleriyle benden uzaklaşıyorlar. Yaptıklarının batıl olduğunu bilsinler, diye vahyetmiştir”. (Muhammed b. Nasr, Kitab ´us-salât, (mürsel olarak); Deylemî, (Übey b. Ka´b´dan); Nesâî, (Abdurrahman b. Ebzî´den sahih olarak, İ.Gazâli, İhya cilt:1, s: 434)
Bu hadîs-i şerîf. Fâtihadan sonra imamın okuduğu zammı sûrenin dinlenip anlaşılmasının, cemaat için bu zammı sûrenin bedeli olduğuna delâlet eder.
Seleften biri şöyle der: “Kişi kendisini Allah´a yaklaştırdığı inancıyla secdeye varır. Oysa secdede yaptığı günâhlar, bulunduğu şehrin sâkinlerine taksim edilmiş olsaydı hepsi helâk olurdu.” Bu sözü dinleyenlerden biri “Bu iş nasıl oluyor?” Diye sorunca, o zât şöyle karşılığını verir:
“Kendisi Allah huzurunda secdeye varmaktadır. Kalbi ise, nefsin hevasına kulak veriyor ve kendisini kaplamış olan bâtılı görüyor.” (İ.Gazâli, İhya cilt:1, s: 434)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.