Yukarı Çık

NAMAZI HAKKIYLA KILANLA KILMAYAN BİR DEĞİLDİR

30 Nisan 2019 Salı 13:18:48
151 kez okundu.

Mearic suresinde 21. ve 22. âyetler arasında cehennem ve cehennemliklerin özelliklerinden söz edilirken 22. ayetten 36. ayete kadar namaz kılanların kılmayanlara göre olan farklarından ve namaz kılmakla kazanmış olduğu ahlâki özellikler anlatılır:
“Ancak, namazı (hakkıyla) kılanlar öyle değildir. Onlar (güzel huy sahibi olarak) namaza devamlıdırlar. (Hiçbir meşguliyet kendilerini namazdan alıkoyamaz.). Onlar (bilirler) ki gerek dilenen, gerekse (utancından istemeyip) mahrum kalan (fakire vermek) için, mallarında belli bir hak vardır. [krş. 16/71] Onlar (o namaz kılanlar), hesap gününü tasdik ederler. Onlar, Rablerinin azabından korkarlar. Çünkü Rablerinin azabına (karşı) güven içinde olmuş değillerdir. Onlar edep yerlerini, eşleri ve ellerinin (altında) mâlik oldukları (cariyeleri) dışında herkesten koruyanlardır. Şüphesiz ki onlar (bundan dolayı) kınanmazlar. Ama bundan ötesini arayanlar ise, işte onlar haddi aşanların ta kendileridir. Onlar, emanetlerini ve ahitlerini gözetenlerdir. Onlar, şâhitliklerini dosdoğru yapanlardır. Onlar namazlarını (şartlarına ve gayesine uymakla) muhafaza edenlerdir. İşte bunlar cennetlerde ikram olunurlar. (Mearic 70;22–35) (Feyzu’l Kur’an, H. T. Feyizli meali)
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Nice oruç tutanlar vardır ki onların oruçtan nasipleri sadece aç (ve susuz) kalmalarıdır. Nice geceleri namaz kılanlar vardır ki onların namazdan nasipleri uykusuz kalmaktır.” (İbni Mace) Bu bakımdan namaz kılmakla beraber İslâm’ın yasakladığı kötü huy ve alışkanlıklardan uzaklaşmamız ve ahlakımızı güzelleştirmemiz gerekir.
Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki  
“Kılmakta olduğu namazlar yaptığı kötülüklerini bile bıraktıramıyorsa, o kimse devamlı Allah’dan uzaklaşır.” (Taberani. İmâm Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/744)  Bu bakımdan namaz kılan kimse ahlakını güzelleştirmek için gayret etmelidir.
Namazı İkâme Eden Kibir ve gururdan kurtulur
Rükû ve secde eden insan, yaratılmış bir kul olduğunu, acizliğini ve Allah’ın büyüklüğünü daima hatırlar, kibir ve gurur terk eder. Namaz sayesinde kibir ve gurur terk eden insan, diğer insanlara karşı da saygılı olur.
Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki  
“İnsanoğlu secde ayetini okuyup secdeye vardığında, şeytan ağlayarak kaçarken şöyle der:
“Bana yazıklar olsun, Âdemoğlu secdeye emir edilir edilmez hemen secdeye kapanıp, böylece cennete girmeyi hak etti. Ben secde etmeye emrolundum (fakat secde etmeyerek bilakis) isyan ederek cehenneme girmeyi hak ettim.” (Ebu Hüreyre. İmâm Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/716)
İlâhi murâkabe (kontrol) altında olduğunun farkında olur ve kendini kontrol eder. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyuruyor:
“Kullarını Namaz Kılarken Bulduk”
“Gece ve gündüz melekler sizi takip ederler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanırlar. Sonra sizinle geceleyen melekler, ilâhi huzura çıkarlar. Rab’leri onlara –onları en iyi bir şekilde bildiği halde- kullarımı nasıl terk ettiniz? Diye sorar. Melekler, “onları namaz kılarken terk ettik ve namaz kılarken bulduk” cevabını verirler” demiştir. (Buhari, Mevâkît, 16, 1, 139)
Namazda “Ancak sana ibadet ve kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz” diye Allah’a söz veren ve taahhütte bulunan insan bu taahhüdüne bağlı kalmak için azami çaba sarf eder.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.