Yukarı Çık

NAMAZI TERK ETMENİN HÜKMÜ

16 Nisan 2019 Salı 13:50:50
54 kez okundu.

Dinin direği olan namazı kılmamak, dini yıkmak ve Allah’a isyan etmektir. Terki en büyük günahtır. Çünkü bütün Müslümanlar üzerinde namaz kılmak farzı ayındır. Hadis-i şeriflerde en büyük ibadet olarak geçen Allah yolunda cihat farzı kifâye olup, bir kısım Müslümanların bu farzı yerine getirmesi ile diğerleri üzerinden sakıt olur. Namaz ise bütün Müslümanlar tarafından günde beş vakit yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Bu bakımdan en büyük ibadet olan namazın terkide elbette en büyük günah olacaktır.
Namaz kılmayanların cezalarını çekecekleri ile ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Sonra bunların ardından (peygamber ve salih kimselerden sonra) öyle bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (cehennemdeki “gayya” vadisini boylayacaklardır.)” (Meryem suresi 59.) Ayette geçen “gayya” sözcüğü cehennemdeki bir vadinin adıdır.
İbni Abbas bu ayetteki “namazı bıraktılar” ifadesinin namazı tamamıyla bıraktılar anlamında olmayıp belki vaktinde kılmadılar manasına da gelir demiştir.
Tabiinin büyük imamı Said bin el Müseyyeb (r.a.) de “Namazı kılmadılar cümlesinin manasını: öğleni ikindiye, ikindiyi akşama, akşamı yatsıya, yatsıyı sabaha, sabah namazını da gün doğuşundan sonraya kadar geciktirip namazları vaktinde kılmamaktır” diye tefsir etmiş ve sözlerine devamla “Herhangi bir kimse bu halinde ısrar edip tövbe etmeden ölürse, Allah Teâlâ onu cehennemde yatağı çok derin (ve içinde akan maddelerin) tadı çok pis olan “gayya” deresine atmakla cezalandırır” demiştir.
Denilmiş ki: “veyl” cehennemde bir vadidir ki içinde, yeryüzünün bütün dağları yürütülse hararetinin yüksekliğinden eriyiverirler, işte böyle bir vadi, namaza karşı isteksiz, vaktinden sonraya bırakanlar içindir. Ama tövbe edip dönüş yapanlar için kurtuluş vardır…
Allah Teâlâ başka bir ayette ise: “Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah’ın zikrinden (beş vakit namazdan) alıkoymasın. Kim bunu yaparsa onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir” buyurmuştur.
Peygamber efendimiz namazı terk etmek ile ilgili olarak hadis-i şeriflerde şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet günü kulun ilk amelinden hesaba çekileceği ilk şey namazdır. Eğer namazı eksiksiz ise felâha ve kurtuluşa erer, noksan ise hakikaten hüsrana ve zarara uğramıştır.” (Tirmizi, Ahmet, Ebu Davud, İbni Mace)
“Namazı kasten terk etmeyin. Kim kasten namazı terk ederse, Allah’ın ve Resûlünün zimmetinden beri olur.”(Ahmed vı, 421)
“Kul namazı da terketti mi, işte o zaman küfürle arasında hiçbir perde kalmamış demektir.” (Müslim, İman, 134; Ebû Davud, Sünnet, 15; Tirmizî, İman, 9; İbn Mace, İkamet, 17)
“Kim namazına devam ederse, bu namaz kıyamet gününde onun için (karanlığa karşı) nur, (doğruluğuna) delil ve (azaptan) kurtuluş olur. Kim namazına devam etmezse, onun nuru, delili ve kurtuluşu olmaz. O kimse kıyamet gününde Karun, Firavun, Haman ve Übey ibn Halef ile beraber olur.”(Ahmed, ıı,169)
“(Onlar) cennetlerdedirler. Onlar suçlulara(günahkârlara): “sizi kavurucu ateşe sokan nedir? (diye uzaktan sorarlar.) (günahkârlar) derler ki: Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula yedirmezdik. (Kur’an’ın buyruklarını bırakıp, batıl şeylere) dalanlarla beraber biz de dalardık. Ceza gününü yalan sayardık. Nihayet (bu halde iken) bize (gelmesi) kesin olan (ölüm) gelip çattı. Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda vermez.” (Müddessir suresi/40–48)
Peygamber Efendimiz:
“Biz mü’minlerle, onlar (kâfirler) arasındaki sınır namazın terkidir” (Ahmed, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, İbni Mace) “Namazı olmayanın İslâm'da payı yoktur.” (Ahmed bin Hanbel, Mûsned, Bâb: 134.)Buyurmuşlardır.
Hz. Ali’ye, namazını kılmayan kadının durumu sorulduğunda O:
“Erkek olsun kadın olsun kim namaz kılmazsa kâfirdir” diye mutlak cevap verdi. (Tirmizi, Hâkim Ebu Hureyre’den) (Büyük Günahlar-Kitâb’ul Kebâir, s:25, İmâm Zehebi) ( Âlimlerimiz namazı kılmayanın değil; farziyetini inkâr edenin kafir olduğunu belirtmişlerdir. Namazı kılmayan kâfir olmaz büyük günah işlemiş olur.)
İbni Mesud:
“Her kim namazını kılmazsa onun dini yoktur” buyurmuştur. (Büyük Günahlar-Kitâb’ul Kebâir, S:25, İmâm Zehebi)
İbn Abbas:
“Kim bir vakit namazı kasten terk ederse, Allah kendisine gazap etmiş olduğu halde Allah’ın huzuruna varır” buyurmuştur. Muhammed b. Nasır el-Mervezi ve ibn Abdu’l-ber “küfretmiştir” ibaresi ile rivayet etmişlerdir. (Büyük Günahlar-Kitâb’ul Kebâir, s:25, İmâm Zehebi)
Peygamber Efendimiz:
“Her kim namazı terk etmiş halde Allah’ın huzuruna çıkarsa Cenâb-ı Hak onun yaptığı ve işlediği başka ibadetlerine değer vermez.” (Taberani ve Enes; Büyük Günahlar-Kitâb’ul Kebâir, s:25, İmâm Zehebi)
Hz. Ömer vurulup yaralandığı vakit (hasta yatarken) kendisine:
“- Ey Müminlerin Emiri namaz! Diye seslenildiğinde:
—Evet, yâ namaz! Namazı terk eden hiç kimsenin İslâm’da nasibi yoktur” dedi ve kalktı yarasından kanlar akar bir halde namaz kıldı.
İbn-i Ömer’den rivayet edildiğine göre o Resûlüllah’ın şöyle dediğini söylemiştir:
“Ben, insanlarla Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahâdet edip, namazı tastamam kılıp, zekâtı hakkıyla verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları zaman kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. İslâm’ın gerektirdiği haklar bunların dışındadır. Onların kalplerinde gizledikleri şeylerin hesabı da Allah’a aittir.” (Buhârî, Îmân 17, 28, Salât 28, Zekât 1, İ’tisâm 2, 28; Müslim, Îmân 32–36. Ayrıca Bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 95; Tirmizî, Tefsîru Sûre(88); Nesâî, Zekât 3; İbni Mâce, Fiten 1–3)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.