Yukarı Çık

BEKA-SORUNU-SEÇİM

15 Nisan 2019 Pazartesi 14:00:53
528 kez okundu.

31 Mart yerel seçimlerini hem ülke siyasetinin durumu, hem de ekonominin bir an önce düzlüğe çıkartılması için dört gözle bekledik. Seçim öncesi ortaya çıkartılan yapay gerilimin 31 Mart sonrası normalleşeceğini umduk, ama ne mümkün.  Ülkemizde ilk kez seçim yapılmıyor, ancak ilk kez yapılan bir seçim, bu kadar kirletilip çirkefleştiriliyor.
İstanbul, Ankara ve diğer büyük şehirlerde muhalefetin üstünlüğünün ortaya çıkması ile birlikte devletin Anadolu Ajansı’nın bir andan veri aktarmayı durdurmasıyla başladı herşey. Seçim akşamı 3000 oyla kazandığını iddia edenler ortalarda görünmezken, O’nun yerine, parti içinden birileri ortaya çıkarak muhalefetin seçime hile karıştırdığı iddia ediyor, hergün ayrı bir olay yaratmaya çalışarak “Millet İradesini” kendilerine göre değiştirmeye çalışıyorlar.  Maalesef YSK ve seçim kurulları da devletin gücüne, tek adamın gücüne teslim oluyor. Tarafsız olması gereken İç İşleri Bakanı, Adalet Bakanı iktidar partisi lehine, ne gerekirse yapıyor. Anayasa referandumu sırasında karşı çıktığımız, anlatmaya çalıştığımız “Partili Cumhurbaşkanı” sisteminin ülkeye nasıl verebileceğini, “Tek Adam rejiminin” ülkemizi getirdiği noktayı hep birlikte görüyoruz. Artık “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” yerine, “İktidar partisi Devleti” var. Hal böyle olunca, bürokratlar  ve hakimler hukuksuz işler yapıyor, kararlar veriyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde saat 23’de 80 milyonun oyu sayılıp sonuç açıklanmışken, bu seçimin sonuçları hala açıklanamadı. İstanbul’da oy sayımı 15 günde bitirilemedi. Çünkü bitirilmek istenmiyor. Çünkü “Milli İrade” üzerine oyunlar oynanıyor.
***
OHAL döneminde çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile mahkeme kararı olmaksızın sadece idari soruşturmalar ile işlerinden atılan insanların şimdi de seçilme hakları mı elinden alınmak isteniyor?
Seçime girmelerine kanuni bir engel yok denilen adayların mazbataları verilmiyor. Diyarbakır Bağlar’da %70.34, Van Tuşba'da %52,93, Edremit'te %53,91, Van Çaldıran'da %53, Kars Dağpınar'da %54,25 oy oranı ile seçimi kazanan  adaylara, KHK ile görevlerinden atıldıkları gerekçesiyle verilmeyen mazbatalar, seçimde %25 civarında oy olan ikinci sıradaki AKP’lilere verildi.
Yine Mardin’de AKP İl Örgütü, yüzde 56,24 oy alarak Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ahmet Türk’ün “KHK ile görevinden alındığını” bu nedenle belediye başkanlığı yapamayacağını belirterek seçim kuruluna itiraz etti.  İtirazın reddedilmesi üzerine bu kez de, Ahmet Türk’ün “hasta ve yaşlı olduğu, belediye başkanlığı görevini yapamayacağı” gerekçesiyle İl Seçim Kuruluna başvuru yaptı. İlla benim adayım kazanacak! Bu nasıl bir demokrasi anlayışı acaba? Seçim öncesinde başvuran adayların yasaya göre seçilme yeterliliği olduğunu belirterek onay veren YSK değil miydi? İnsanların seçilme hakları “Tek Adam KHK” sı ile mi engelleniyor? Bu insanların hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı var mı?  Varsa seçime girmelerine niye izin verdiniz? Aday olma kriterleri seçimden önce yasalarda net bir şekilde yazmıyor muydu? Onlara oy verenlerin oyu çöpe mi gitti? “Milli İrade”ye saygı bu mu? Herhangi bir yargı kararı olmadan verilen bu karar hukuksuzdur ya da “Üstünleri Hukuku”dur. “Kuralları biz koyarız, gerekirse maç oynanırken kuralları değiştiririz” diyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy kullanma süresinin dolmasına 15 dakika kala “mühürsüz oyları” geçerli sayan YSK, bu seçimde de seçilme yeterliliği verdiği kişilere (tuzak kurarak) seçildikten sonra oyun bozanlık yapmaya devam ediyor.
Seçimlerden önce Cumhur İttifakının dillendirdiği tek şey “Beka Sorunu” idi. Seçim boyunca konuşulan “Beka Sorunu” seçim sabahı bitti. Beka aslında ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmakmış. “Beka” denilen şeyin aslında koltukların bekası olduğu artık anlaşılmıyor mu? “AKP seçimi kazanınca “demokrasi”, kaybedince “darbe”, AKP seçimi kazanınca “son sözü millet söyler” AKP seçimi kaybedince “Son sözü YSK” söyler.  AKP seçimi önde bitirince “Atı alan Üsküdar'ı geçti”, CHP seçimi önde bitirince  “Oylar biz kazanıncaya kadar sayılacak”
Diğer yandan, seçim sonuçlarındaki gecikme ve YSK’nın hukuksuz, keyfi kararları ile koca bir ülke hızla ekonomik krize sürükleniyor. Tarihi kırılma noktasındayız.  
Son Söz; Ankara’da hakimler var mı? göreceğiz.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.