Yukarı Çık

SEN TANRI MISIN? -4

10 Nisan 2019 Çarşamba 14:47:13
112 kez okundu.

KENDİMİZİ TEST EDELİM
Bir testle başlayalım: Düşünürken, konuşurken, davranırken nasılım? Allah Yokmuş Gibi mi düşünüyor, konuşuyor, davranıyorum; fiillerim Allah Yokmuş Gibi mi? Cinsellik platformunun cazibesini örtücü ilahlığı temsilde kullanıyor muyum? Örtücü ilahlığı muhafaza amaçlı mı öfkeleniyorum? Benim için "öfke" ilahlığın belirleyici işareti mi? Bölücülük ve şiddet, ilahlığın sınırlarını koruma yöntemlerinden mi, yani yaşantımda bölücülük ve şiddet var mı? "Merak etmek" gibi önemli bir tefekkür dürtüsünü nerede kullanıyorum? İnsanları merak etmede mi? Gıybet benim için normal bir düşünme ve konuşma gündemi mi? Tasavvuf ile meşguliyetim ve ilmim arttıkça ilahlığım yani örtücülüğüm mü pekişiyor? Yaşantım beğenmemek, tatmin olmamak ve didişmek üzerine mi? Konuşurken açıktan veya gizli olarak şikâyet mi ediyorum? Açık veya gizli olarak takdir mi bekliyorum? Bulamazsam hırçınlaşıyor muyum? Bir şeyleri alan olmak bana nefes almak gibi mi geliyor? Bir şey verirken nefesim kesilir gibi oluyor mu? Kandırmak ve yalan, üretilen gerekçelerle benim için normalleşmiş olabilir mi? Haramlara meyilli ve düşkün müyüm? Bu testi neden yapmalıyız? Bu test bizim "A" Takdim Formu "BEN"le ilişkimizi ortaya koyması açısından önemli. "A" takdim Formu "BEN", kendisindeki Rab gücüne el koyarak, muhtariyet iddiasında bulunan bilinçtir. Böylece, bilerek veya bilmeyerek "tanrılık" ilanıyla bir "örtücü ilah" işlevi yüklenen bu bilinç, düşünürken ve konuşurken sanki Allah yokmuş gibidir. Bu sebeple "A" Takdim Formu "Ben"e ait bir düşünce ve konuşma tarzı oluşur. Örtücü ilahın önemli özelliği, onun düşünme ve konuşma tarzıdır; konuşma ve düşünme tarzı Allah Yokmuş Gibi’dir. Allah Yokmuş Gibi düşünür, Allah Yokmuş Gibi konuşur. Bu yüzden de Allah Yokmuş Gibi davranır, fiilleri Allah Yokmuş Gibi çıkar. Onun en önemli özelliği budur: Allah Yokmuş Gibi fikir üretmek, konuşmak ve öyle de yaşamak. Şu özelliğe de çok dikkat edin: “A” Takdim Formu “BEN” cinsellik platformunun cazibesini örtücü ilahlığı temsilde kullanır. Böyle bir cazibe platformu var. Ama kendinin müstakilen var ve muhtar olduğunu sanan örtücü ilah, cinsellik platformunun cazibesini örtücülükte kullanıyor. Bu kurtulunması gereken ama kurtulmanın çok zor olduğu bir özelliktir. Bu nedenle, bunu çok tefekkür etmek, çok önemsemek lazım: Cinsellik platformunun cazibesiyle ne yapıyoruz? Yaratılan böyle bir cazibe var, ben bu cazibeyi nasıl kullanıyorum? Müstakilliğini ilan eden kişi o cazibeyi örtücü ilahlığını temsilde kullanır. Bir diğer özellik: “A” Takdim Formu “BEN” örtücü ilahlığını muhafaza amacıyla öfkelenir. Bu cümle aslında "öfke"nin gerçek tarifidir: Öfke, örtücü ilahlığı muhafaza amaçlı tepkidir. Böylece öfke onun hayatında “ilahlığın belirleyici bir işareti” haline gelir. Bölücülük ve şiddet de onun ilahlık sınırlarını koruma yöntemlerindendir. Bu özelliği sebebiyle, bölücülük ve şiddet; tamamen örtücü ilahlara ait özelliklerdir. Merak da tefekkür için bir dürtü olmasına rağmen, “A” yapı o özelliği tanrıları merak etmede kullanır. Merak etme dürtüsü, kul onu kullanıp tefekkür etsin de şahitlik noktalarına gelebilsin diyedir. Yani aslında merak yeteneği kişiye Allah’ı merak etmesi için verilmiştir. Ama örtücü ilah bu özelliği kullanarak diğer ilahları (insanları) merak eder. Allah’ı merak etmez, Allah’ı örtenleri merak eder; onların örtücülük özelliklerini merak eder. Böylece gıybet, iftira, dedikodu normal gündem haline gelir, bunlar onun için normalleşir. Hatta siz ona “böyle yapma” deseniz tepki gösterir, “ne konuşacağız o zaman?” der. Gerçekten konuşacak şey kalmaz. Neden? Allah Yokmuş Gibi konuşuyordu, mevzuyu kaldırınca konuşacak bir şey kalmaz. Örtücü ilahların ilmi arttıkça ilahlıkları pekişir. Bu tasavvuf ilmi bile olsa değişmez! Eğer kişi “A” Takdim Formu “BEN”den kurtulmak gibi bir önceliği, bir farkındalığı olmadan tasavvuf öğrenmeğe kalkmışsa o onun ancak ilahlığını kuvvetlendirir. Bu yüzden, bazı öğretilerde taliplerin bazı şeyleri yapması yasaklanır. Bakarlar ki nafile ibadet onun ilahlığını kuvvetlendiriyor, belli bir zaman ona onları yaptırtmazlar, ilahlığını kuvvetlendirici şeyleri ona yaptırmazlar. Eğer kişi “A” Takdim Formu “BEN”’den kurtulmamışsa ilim tahsili onu daha kuvvetli ilah yapar. Kişi “A” Takdim Formu “BEN”den kurtulmamış ama tasavvufla meşgulse, tasavvuf bilgisini ilerletir, mesela Ulûhiyet hakkında bazı bilgileri öğrenir, oraya hayran olur. Bu sefer örtücü ilahlığına Ulûhiyet’i de ekler, kendini Allah sanar! Allah gibi konuşmaya, Allah gibi davranmaya başlar. Kendisinden Allah’ın açığa çıktığını düşünür; “benden O açığa çıkıyor” der. Allah kimseden açığa çıkmaz, ondan açığa çıkar. Çok dikkat edin, Allah’ın açığa çıkması için birisi gerekmiyor. “Benden Allah açığa çıkıyor” sanmak, öyle düşünmek “A” Takdim Formu “BEN” olmanın bir göstergesidir. Hala sen varsın ve Allah senden açığa çıkıyor. Tanrılık iddiasından kurtulmadan tasavvuf ve ilimle meşgul olan öyle sanıyor ve o sanışa uygun hikmetli cümleler kurunca insanlar da onu önemli sanıyor. Kendileri “A Takdim Formu”nda "er" tanrı oldukları için, bir "general" tanrı görünce hürmet ediyorlar. Er’in işi bu: Ulûhiyet’e sahip çıkmış birisi (bir üst tanrı) geldiğinde Üst’üne hürmet eder, onu önemser, kutsar... Kutsal sandığı general, aslında “A” Takdim Formu “BEN”’den, örtücülükten kurtulmadan edindiği tasavvuf bilgileriyle ulûhiyetini ilan etmiş bir tanrıdır. Daha önce rububiyetini er olarak ilan etmişti, Ulûhiyet vasıflarını öğrendi, şimdi Ulûhiyet’e sahip çıkıyor. Suiistimali ilerletiyor, Ulûhiyet vasıfları sergileyerek Ulûhiyet’i suiistimal ediyor. Allah gibi konuşuyor, “Allah benden açığa çıkıyor” diyor... Allah Samed'dir, bir mahalle ihtiyacı yoktur, bir mahalden açığa çıkmaz, öyle de bir mahal yoktur.
ÖRTÜCÜ İLAHLIĞIN TEMELLERİ: BEĞENMEMEK!
TATMİN OLMAMAK! DİDİŞMEK!
Örtücü ilahlar hayatlarını az veya çok, bilerek veya bilmeyerek, mikro veya makro düzeyde üç şey üstüne bina ederler: Beğenmemek! Tatmin olmamak! Didişmek! Bu üçlü birbirini destekleyen şeylerdir. Örtücü ilahlık beğenmeyerek, bir türlü tatmin olmayarak, didişerek, kavga ederek yaşantısını bu üçlünün üstüne bina eder. Böyle bir temel yüzünden, açıkça veya farkında olmadan şikâyet içerikli konuşmalar yapar. “A” Takdim Formu “BEN”’in konuşmalarını analiz ettiğinizde hep şikâyet kokusu alırsınız. Hep şikâyet kokar! Dolaylı veya dolaysız, ama hep memnuniyetsiz bir cümle, hep memnuniyetsiz bir duruş, hep şikâyet içeriyor. Neden? İlahlık vasfı yüzünden! Örtücü ilahlar açık veya gizli, bilerek veya bilmeyerek hep takdir beklerler, hep! Takdir edilmek onlar için can suyu gibidir, bekledikleri takdiri bulamazlarsa hırçınlaşırlar.
Önemli bir not: Bütün bu anlatılanları sakın başkaları için, başkalarını düşünerek okumayın, sakın! O da bir başka örtücü ilahlıktır! Hanımlar “bizim bey böyle” diye, beyler “bizim hanım tam böyle” diye, çocuklar “annem böyle, babam böyle” diye okurlarsa o da başka bir örtücü ilahlıktır! Kendiniz için düşüneceksiniz, bunları kendinizde arayacaksınız, daima. Ben bunun neresindeyim, bu özellikler benim hangi işlerime yerleşmiş? Böyle bakmaz da, “amcam örtücü ilahmış, bizim komşu örtücü ilahmış” diye insanları sınıflandırırsanız, sizin iyi bir örtücü ilah olduğunuz anlaşılır. Bu hataya düşmeyin. Tasavvuf dışarıda değil kendinizde, daima! Ben bunun neresindeyim? Merak edeceğiniz hep budur! Kendinizdeki tanrılıkla mücadele edeceksiniz.
HEP ALMAK İÇİN VERENLER!
Bir şeyleri “alan” olmak örtücü ilahın nefesi gibidir. Verirken bile gizli bir alma duygusu vardır. Hep almak için verir! Buna çok dikkat edelim, Allah Rızası’nı bile alınacak bir şey sanarlar. Alacak bir şey bulamazsa onu alır. “Ne yapalım, kiminin parası, kiminin duası” diyerek kendini teselli eder. Birisi para veya mal vermemişse, onun da “duası” alınır! Mutlaka bir şey alacak! Eğer vermek zorunda kalırsa verirken nefesi kesilmiş gibi olur... Kandırmak ve yalan üretilen gerekçelerle normalleşir, kişi için normal olur. Kandırırken mutlaka kendini haklı sanacağı bir gerekçe bulur ve o gerekçeyle çok normal şekilde kandırır, yalan üretir... Örtücülüğün şiddeti ölçüsünde haramlara meyil artar. Kişinin haramlara meyli ve düşkünlüğü, örtücü ilahlığının şiddeti ölçüsündedir. Örtücü ilahlığı azaldıkça, ilahlığıyla ilgili rahatsızlığı arttıkça harama bakışı değişir. Daha önce ona hoş ve cazip gelen şeyler hoş gelmemeye başlar...
CEHENNEMİN SEBEBİ OLAN ÖRTÜCÜ
İLAHLIK ÖYLE YERLERDE GİZLİDİR Kİ…
“A” Takdim Formu “BEN”i kavramak çok önemli olduğu için onu fark etmeye, onunla ilgili tefekküre çok önem veriyoruz, onunla mücadeleyi çok önemsiyoruz. Onunla ilgili şu ipuçlarını da paylaşacağım, çok basit bir örnekle. Ama vereceğim örnekler konuya tıpatıp oturmaz. Tevhid’i anlatırken dünyadaki hiçbir örnek tam oturmaz, mümkün değil! Örnekler Tevhid’in yanında yok olurlar. Örnek varsa tevhid yoktur. Bu yüzden, ne demek istediğini anladıktan sonra örneği silmek gerekiyor. Aksi halde örnek putlaşır, buna çok dikkat edin. Örnek ne demek istiyorsa o ana fikri alıp örneği silmeliyiz. Örnek sabitleşirse tevhidin yanında o örnek put oluşturur. Bir kışla düşünün. İki er görevleri nedeniyle dışarı çıkıyor, onlara verilen görevler var. Birisi verilen görevi yapıp dönüyor, nasıl yaptığını söyleyip yerine gidiyor. Diğeri kışladan çıkınca görevi unutup muhtariyetini hatta generalliğini ilan ediyor. Üstündeki asker elbisesinin gücü ile bir iddiada bulunuyor. İlan ettiği güce göre davranıyor. Ama yapıp ettikleri izleniyor. Sonra mecburen kışlaya dönüyor. Kışlaya dönünce, dışarıda kendisine verilen imkânı suiistimal ettiği için diğeri gibi geçip yerine gidemiyor, mecburen hücre hapsine giriyor. Dışarıdaki suiistimal yüzünden, o suiistimalin gereği olarak hapse tabi tutuluyor. Dünyadaki örtücü ilahlık da aynen böyledir. Dünya Hayatı Döngüsü'nün gereği olan örtücü ilahlık yüzünden cehennem var. Cehennemin sebebi olan örtücü ilahlık öyle yerlerde gizlidir ki onu tek tek arayıp bulmak ve ona “La ilahe” demek gerekiyor. İbadet adı altındaki işlerde bile...

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.