Yukarı Çık

ILIMLI İSLAM MI?

8 Nisan 2019 Pazartesi 13:53:08
74 kez okundu.

Küreselleşmenin yol açtığı ekonomik, siyasi ve kültürel yozlaşma bütün ülkeleri etkilemektedir. Bu şartlar altında genelde devletlerin, özelde Türkiye’nin rolü ne olmalıdır?
Kanaatimce, Türkiye’nin dünyadaki tek demokratik ve laik İslam devleti olma özelliğini kullanarak tüm az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için model oluşturması ve başarılı olması gerekmektedir.
Yenidünya düzeninde kalıcı bir barışın sağlanması çok önemlidir. Ama dünyanın kan gölü olduğunu üzülerek görmekteyiz. İşte bu model küreselcilerin biçtiği ılımlı İslam modeli değil, Türk İslam medeniyetinin tecrübe ve birikimini, insanlığın ihtiyaçları ışığında Mehmet Akif’in dediği gibi “asrın idrakine söyletecek” bir model olmalıdır. Bu model, demokrasinin yaygınlaştığı bir ortamda, küreselleşmenin olumsuz ve kutuplaştırıcı etkilerini dengeleyecektir.
Ülkemiz hem İslam ülkeleri açısından bir model oluşturacak, hem de doğulu-batılı, Asyalı-Avrupalı özellik taşıyan bir ülke olarak, iki medeniyet arasında bir köprü olacak bir rol üstlenebilir.
Aslında Türkiye batılıların ve bazı işbirlikçilerinin dediği gibi ılımlı İslam’a bir örnek değildir. Türkiye doğu ile batı arasında basit bir köprü değil, bir sentezdir. Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen ve Osmanlı’da zirvesini bulan dünyaya nizam vermiş, köklü bir devlet geleneğinin temsilcisidir.
Ancak biz Aziz Türk milleti olarak, Arap seviciliğinden uzak, milli benliğimizin farkında olarak birlik içinde çok çalışmalıyız. Ilımlı islam safsatasının üzerimizde oynanan bir oyun olduğunu bilmeliyiz. Düşmanların oyununa gelmemeliyiz. Geleceğimizi milli hedeflerimize göre şekillendirmeliyiz.
Kısacası milli devletlerin güçlü olduğu, adil bir uluslararası düzenin oluşturulması gereklidir. Türkiye’de kendi yerini buna göre belirlemelidir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.