Yukarı Çık

YAP-BOZ

8 Nisan 2019 Pazartesi 13:32:32
71 kez okundu.

Yap-Boz dünyasında geçiniriz, gideriz.
Yapanımız bol olsun da yıkanlara ne deriz.

Ya kendisini yıkanlara acaba ne demeli?
Kendini bilen kişi bunu hiç mi hiç içmemeli.

Sabah erken davrandık, hastanede kontrol.
Hanımla ilk biz indik, çalışmamış asansör.

Cümle kapımıza vardık, dışarı çıkmak için.
Gene liseliler dolmuş sigara içmek için.

Bizim kapı az içeride her gün doluşuyorlar.
İçen öğretmenler, öğrenciler orada buluşuyorlar.

Kapı önünde ayak silmeye ızgara bulunuyor.
Her Allah’ın günü araları izmaritle doluyor.

Yazı yazdık camına (İçmek yasaktır) diye.
İki fazla doluştular o lânet şeyi içmeye.

Devamlı ikaz etsen, konuşsan da nafile.
Yazıyı kim kazır ki içerler göre, göre!

Eskiden bize duman içerden geliyordu.
Şimdi ise artık sokağın dışından gelir oldu.

Kimileri toy çocuk kızlar, kimileri hep erişkin.
Konuşsan da nafile hepsi de hayli pişkin!

Bir erişkin kız kapıya çömelmiş dayanarak.
Sigarayı içip dumanı da sağa, sola savurarak.

Birden kapıyı açıverdim sırtüstü yere düştü.
Çok hoşlarına gitti, ötekiler hep gülüştü.

Beyaz gömlekli düşen dedi: Özür dileriz amca!”
Dedim: “Sağlıkçısın, Yok mu bunda sakınca?!”

Dedi: “Ben sağlıkçı değilim, bendeniz öğretmenim.”
Dedim: “O zaman cezan daha da fazla senin!

Öyle sigarayı havalara pozlu, pozlu savurmak.
Sayılır kişinin ciğerinden kendi kendini vurmak!

Bir de öğretmenmişsin, bunlara sen örneksin.
İçen şu körpe kızları asıl sen önleyeceksin”

Dedi:  “Özür dilerim çıkmanıza mani oldum ben:”
Dedim: “Yazıyı görüyorsun, düşünecektin düşmeden!

Pozlu, pozlu duman savurmak sence marifet midir?!
Yoksa eğitimci olarak o dumanı temelli kesmek midir?!”

Her neyse kapıdan çıktık bindik biz bir dolmuşa.
Rastladık çocuk yaşta talebe üç beş kız arkadaşa.

Yahu sanki hepsi de düşmüşler bir boya küpüne!
Mini etek, saç, baş bir hoş sanki gidiyorlar düğüne!

Eşim yadırgadı. Küçük yaşta nedir bu olumsuz kıyafetler?
Bunlar bu şuh pozlarla nasıl okula gidecekler?!

Haydi bu kızlar böyle; nerede okul idaresi ve nerede aileler?
Dedim; “Hanım alış artık bunlara. Battı balık yan gider!

Belki böyle şuh duruştan hoşlanıyor anneler ve pederler!
Yarın başımıza problem olacak hepsi de birer, birer!”

Her neyse. İndik dolmuştan vardık hastaneye.
Sıra geç gelecek dediler, çıkıverdik bahçeye.

Çiğnenmiş çimenli bahçeye konulmuş güzel kanepeler.
Havuz, çöp kovaları, yayalara da döşenmiş mermerler.

Kanepeye otururken eşim ikaz etti: “Aman otur dikkatli!
Kıçına batar sökülmüş bak oturağın vida ve çivileri!”

Dedim: “Yahu kim söktü ise bunları, kırılıversin elleri!”
Sırtımıda okşadı yaslanılan yerin vidalı çivileri!

Çöp kutusu konulmuş: ama çimde kola kutuları ve şişeleri.
Çim içine dolmuş çekirdek kabukları, sayısız izmaritler.

O yeri kirleten tuzlu yemiş kabukları ve o pis izmaritler.
Halı gibi döşenmiş çimlere zarar verir, onları da zehirler.

Ezan okundu vardım, hastanenin mescit’i de çok güzel.
Her şeyi mükemmel olmuş, içerisinde alınıyor abdestler.

Apdest alma yerine çok sağlam askılıklar da yapılmış.
Hangi ayı ve ne için hepsini de kökünden kırmış!?

Yahu sağlam askılıklar nasıl da kırılır ki bilemem!?
Yapanlara dua ederim de bozanlara hayır düşünmem!

İlgili uzmanlardan dileğim. Bizleri acilen düzeltiniz.
Her konuda maalesef ve maalesef bozulmuşluğumuz   
bariz!...
                    20.04.2018

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.