Yukarı Çık

NAMAZ SAVAŞTA BİLE TERK EDİLEMEZ

30 Mart 2019 Cumartesi 09:27:19
77 kez okundu.

Namaz o kadar önemli bir ibadettir ki savaş hali dâhil hiçbir zaman terk edilemez, kazaya bırakılamaz. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de Nisa suresinde şöyle buyrulur:
“Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (Nisa: 102)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki:
“Bir kimse bir namazı bile bile terk ederse, cezası Cehennemde seksen hukbe yanmaktır.” Bir kavle göre bir hukbe yanmaktır diye bildirildi. Bir hukbe seksen ahiret yılıdır. Ahret yılının bir günü bin dünya senesidir. (Vesiletü’n Necat-Saadet Yolu, Namaz ve Fazileti, s: 145)
Peygamberimiz buyuruyor ki:
“(Mazeretsiz olarak ) namaz kılmaktan kaçınan kimse, Tevrat’ da, İncil’de, Zebur’da da, Kuran’da da lanetlenmiştir. Cemaatle namaz kılmayı terk eden kişiye üzerinde gezdiği yeryüzü lânet okur ve bu kişiye Allah, melekler, tüm canlılar, hatta denizdeki balıklar bile gazap eder.”
Yine Sevgili Peygamberimiz bir başka hadislerinde şöyle buyuruyor:
“Bana Cebrail ile Mikail gelerek şöyle dediler: “Ey Muhammed! ... Ulu Allah sana selam ederek diyor ki. Ümmetimden (mazeretsiz) olarak cemaatle birlikte namaz kılmaktan kaçınan kimseler, yeryüzündeki tüm müminler kadar iyi ameller işlese de, cennete girmek şöyle dursun, onun kokusunu bile duyamazlar.”
Namaz Kılmayan Bir Mümin Bütün Müslümanlara Zulmetmiş Sayılır
Esseyyid Abdülhâkim-i Arvâsi Sefer-i Ahiret risalesinde buyurur ki:
“Namaz kılmayan, namaz kılmamakla bütün mü’minlere zulmetmiş bulunuyor. Zira her namazda “Esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhissâlhîn” demekle bütün mü’minlere dua ediliyor. Her gün beş vakit namazda yirmi defa tekrar olunan bu duadan Müslümanları mahrum bırakıyor. Yani hakları olan bu duayı terk ediyor. Kıyamet gününde bütün mü’minler bu haklarını namaz kılmayanlardan alsa gerektir.” (Vesiletü’n Necat-Saadet Yolu, Namaz ve Fazileti, sayfa: 146, A. Fâruk Meyân İst. 1977)
Namaz kılan mü’min sadece Tahıyyat duasında ““Esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhissâlhîn” demekle kalmaz, namazda duaya Fatiha ile başlanır. Fatihada “İyyâke na’budü ve iyyâke nesteîn” Biz ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım isteriz” dendikten sonra “İhdinassıradal müstegîm” “Bizi dosdoğru olan yola ulaştır” diyerek duada bulunur. Bu ayetlerdeki biz vurgusu bütün Müslümanları ve hususiyetle namaz kılanları kapsar. Yine Salli ve Barik dualarında da bir genelleme vardır. “Rabbena, âtina..” Ey Rabbimiz bize hem bu dünyada hem de ahrette iyilikler ve güzellikler ver, bizleri cehennem azâbından koru, Ey Rabbimiz beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde bağışla, bizlere merhamet eyle” şeklindeki bütün dualarda hep biz vurgusu, cemaat vurgusu vardır. Dünyanın çeşitli yerlerinde ve camilerde namaz kılarken bütün mü’minler bu şekilde “Biz ve cemaat” şuuru ile hareket ederler. Namaz sırasında böylece bütün bir yeryüzü cami ve gökyüzü de kubbe olur. Bu şekilde dua eden bir mü’min aynı zamanda bütün mü’minler için duada bulunmuş olur. Milyonlarca mü’min içerisinde bir kişinin duasının bile kabul edilmesi bütün mü’minlerin duasının kabulüne vesile olur. Bu bakımdan beş vakit namazı kılmaya ve özellikle cemaat halinde kılmaya çaba sarf etmek gerekir. İşte namaz kılmayan bir mü’min bu anlamda da hem kendisini hem de bir başka Müslüman kardeşini bu dualardan mahrum etmiş ve din kardeşlerine haksızlık etmiş olur. Bu anlamda da Kıyamet gününde bütün mü’minler bu haklarını namaz kılmayanlardan alsa gerektir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.