Yukarı Çık

17 YILDA NELER ÖĞRENDİM

26 Mart 2019 Salı 12:26:51
433 kez okundu.

AKP iktidarı ile geçen 17 yıl sonrası hepbirlikte birçok şeyi öğrenmeye başladık. “Kandırıldık”, “Yaşanan olaylardan dersler çıkardık” diyen AKP Genel Başkanı'nın da söylediği gibi, onlar hükümet etmeyi öğreniyor, her olaydan bir ders çıkarıyorlar da, bunun cezasını kim çekiyor?
Geçen 17 yıl onlara öğrettiği kadar, bizlere de bir çok şey öğretti. (Ya da umarım öğretmiştir!)
Ben öğrendiklerimi sıralayayım, siz altına eklemeleri kendini yapın.
Başkanlık sistemi bize uygun değilmiş.
Milletvekili dokunulmazlığı, çok önemliymiş.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi, tek adam rejimine karşı bir sigortaymış.
Demokrasi, istediğin zaman bineceğin, istediğin zaman ineceğin bir tren değilmiş.
Bağımsız ve adil bir yargı, hepimiz için çok önemliymiş.
Bağımsız ve özgür basın olmazsa, sonumuz felaket oluyormuş.
Koalisyonlar, uzlaşmak, anlaşmak, fikir alış verişi yapmak çok önemliymiş
Kolisyon hükümetleri öcü değil, aksine ülkenin sigortasıymış.
Ekonomi verilen emirlerle değil, üretimle ve yerli sermaye ile düzelirmiş.
Faiz “indirin” deyince, inmez, işsizlik “her işveren 1 kişi işe alsın” deyince azalmazmış.
Soğan, patates deyip geçmemeliymiş.
Rahmetli Demirel'in deyimiyle “Tencerenin düşüremeyeceği hükümet yoktur” sözü doğruymuş.
Eğitim sistemi önemliymiş.
Bir millet cahil bırakılınca başı dertten kurtulmuyormuş.
Ülkede sadece eğitim sorunu değil, çok büyük bir ahlaki sorun varmış.
Çiftçiyi ikinci plana atmak, devlete ağır yük getiriyormuş
Üreticine vermediğin  parayı, dış ülkelerin çiftçisine verdiğin zaman enflasyon artıyormuş.
Laiklik bu ülke için çok önemliymiş.
Tek kişiye verilen yetki, saltana sebep oluyormuş.
Siyasal islam, çok tehlikeliymiş.
İnsanları sömürmenin yolu “Allah” ve “Dinmiş”.
Alnı secdeye deyen herkes müslüman ve herkes güvenilir olmayabiliyormuş.
Başımıza geçip bizi yöneteceklerde arayacağımız temel ilke, alnın secdeye değmesi değil, bu kişilerin doğru, dürüst, ahlaklı, halkına yalan söylemeyen, gerçek vatansever olmalarıymış
Bu ülke için en büyük beka meselesi, devlet işine karışan tarikatlarmış.
Adalet herkese lazımmış.
Adalet gerçekten mülkün (devletin) temeliymiş.
Denetim görevi olan kurumlar ve yöneticileri, siyaseten bağımsız ve liyakat esasına göre seçilmeliymiş.
Devlette her alanında kadrolaşma arttıkça, liyakattan uzaklaştıkça, örgütler başa bela olurmuş.
Dini siyasete alet etmek adeta ateşle oynamakmış.
Yöneticilerin nefret ve korku dili kullanmaları, toplumu ortadan ikiye bölüyormuş.
Koşulsuz biat emenin sonu, kötüymüş.
“Büyük devletiz” demekle, büyük devlet olunmuyormuş.
***
Atatürk inanılmaz öngörülü ve gerçek bir dünya lideriymiş.
Atatürk ölümsüzmüş...
Son Söz; “Yapılana değil, yapana bakarak karar vermek doğru değilmiş.”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.