Yukarı Çık
Muharrem Günay

Muharrem Günay

Enes bin Malik tarafından rivayet edilen hadis, sahihayn'de rivayet edilmiş ve hayli uzun olan İsra hadîsinin sadece bir tarafını oluşturmaktadır. İlim adamlarımız, beş vakit namazdan başka farz bir namaz olmadığını bununla istidlal etmişlerdir.

İSLAM’IN BEŞ TEMELİ VE NAMAZ

16 Mart 2019 Cumartesi 10:26:13
106 kez okundu.

Enes bin Malik tarafından rivayet edilen hadis, sahihayn'de rivayet edilmiş ve hayli uzun olan İsra hadîsinin sadece bir tarafını oluşturmaktadır. İlim adamlarımız, beş vakit namazdan başka farz bir namaz olmadığını bununla istidlal etmişlerdir. Tabii cuma farzı öğle farzının yerine kaim olduğundan beş sayısının kapsamına girer. Vitir namazı ise, müctehidlerin çoğuna göre sünnet kabul edilmiştir. İmâm Ebû Hanife ise:
“Vitir namazı da bizatihi vâcibdir” demiş ve şu hadisi delil göstermiştir:
“Şüphesiz ki Allah size bir namaz daha artırdı, o da vitir'dir.” Diğer bir hadîste ise, “Vitir haktır” buyurmuştur ki, bu vücubu gerektirmektedir. (İbn Mâce, Salât)
 Beş vakit namaz İsrâ gecesi ikişer rekât olarak farz kılınmış, sadece akşam namazı üç rekât olarak belirlenmişti. Hicretten sonra sabah ve akşam namazı dı-şındaki diğer farzlara ikişer rekât ilâve edilmiştir. Nitekim ibn Huzeyme ile İbn Hibbân ve Beyhakî'nin Hz. Aişe (r.a.)'dan yaptıkları rivayette, şöyle demiştir:
“Hazar ve sefer namazı ikişer rekât olarak farz kılınmıştı. Resûlüllah (a.s.) Efendimiz Medine’ye hicret edip güven ve istikrara kavuşunca hazarı namazlara ikişer rekât ilâve edildi ve sabah namazı-ondaki kıraatin uzunluğu sebebiyle- iki rekât olarak kaldı. Birde akşam namazı, gündüzün vitri sayıldığından üç rekât olarak kaldı.”
Böylece dört rekâtlı farzlar yerleşip istikrar bulunca, seferde hafifletilerek, “Yeryüzünde yolculuğa çıktığınızda, inkâra sapanların sizi fitneye düşürüp kötülük edeceklerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur...” mealindeki Nisa sûresi 101. âyetinin inmesiyle iki rekât olarak belirlendi.
İbn Esir’in el-Müsned'in şerhinde söylediği şu sözler bu manayı kuvvetlendirmektedir:
“Şüphesiz ki namazın kısaltılması, Hicrî dördüncü yılda olmuştur.” Çünkü korku âyetinin o yılda indiğini tesbit edenler olmuş ve İbn Esîr'de onların bu tespitine dayanarak böyle söylemiştir. Bazısına göre, namazın kısaltılması, Hicrî ikinci yılın Rebiulâhır'inde gerçekleşmiştir. Dolabî de aynı şeyi belirtmiştir.
Seferi durumlarda kılınacak namazlarla ilgili olarak inen Nisa suresi 110. âyette geçen  “Bir vebal yoktur” tabirinin ruhsata delâlet ettiği söylenir. Peygamber efendimizin:
“Ruhsat Allah'ın size tasadduk ettiği bir sadakadır, O'nun sadakasını kabul edin!” hadisine göre Allah’ın vermiş olduğu ruhsatı kabul etmek ve seferde namazların farzlarını akşam hariç ikişer rekât kılmak gerekir.
Âyet ve hadis-i şeriflerden anladığımıza göre:
• İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Kelime-i şahâdetten sonra ikincisi namazdır.
• Beş vakit namaz Miraç gecesi, önce elli vakit olarak farz kılınmış, sonra azaltılarak beşe indirilmiştir. Bu artık ne artar, ne de eksilir. Günde belirli zamanlarda beş vakit namaz kılmak farzdır ve bu elli vakit namaz değer ve sevâbındadır.
• Hz. Âdem’den beri namaz var olup bütün peygamberler ve insanlar namazı kılmakla emrolunmuşlardır.
• Namazı kılmakla ikame etmek arasında fark vardır. Namazını dosdoğru kılan insan dosdoğru (Sıratı müstegım de)olmakla yükümlüdür. Aynı zamanda namazı ikame etmek onu cemaat halinde kılmak, dosdoğru olmak ve kıldığımız namazın ruhuna uygun bir hayat yaşamak demektir.
• Namaz önceleri ikişer rekât olarak farz kılınmıştır, yani her vakitte iki rekât farz namaz kılınırdı. Hicretten sonra bu sabah ve akşam dışındaki vakitlerde dörder rekâta çıkarılmıştır.
• Seferde ise, yine önceleri olduğu gibi, öğle, ikindi ve yatsı farzları ikişer rekât olarak kalmıştır. Bu durum Cenâb-ı Hakk’ın bizlere tanıdığı bir ruhsat ve kolaylıktır.
• Kurtuluşun en açık yolu, Allah'ın farz kıldığı ibâdetleri dosdoğru yerine getirmektir. Ancak dileyen fazladan nafile ibâdet yapabilir. Özellikle hakkında hadis bulunan sünnet namazları kılmak Allah rızasını kazanmak ve Peygamber Efendimizin şefaatine nâil olmak açısından önemlidir.
• Namaz beş vakittir. Bu, kitap, sünnet ve ümmetin icma'ıyla sabit olmuştur. Namazın rek'at sayısına gelince, bu, mükellef kişinin mukiym ve misafir (eyleşik ve yolcu) olmasına göre değişir. Eyleşik ise, (Farz olarak ) Cuma dâhil: 19 rek'at, yolcu ise 11 rekâttır. Kulun Allah katında kılmakla yükümlü ve sorumlu olduğu namaz bu kadardır.
• Beş vakit namazın dışında kalan vitir, bayram, evvâbin, işrak ve duha (kuşluk), teheccüt vb namazlar kimine göre sünnettir; kimine göre vâcibdir. Bayram namazları ile vitir namazı Hanefi mezhebinde vaciptir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.