Yukarı Çık

SİYASET

11 Şubat 2019 Pazartesi 12:21:48
361 kez okundu.

Siyaset çok bilinmeyenli bir denklem olup çözümü çok zordur. Siyaseti öğrenmek, çözmek, bilmek insanı bilmekle başlar. Siyaset kendini bilmektir. Kendini bilmeyenin, insanları bilmesi, siyaseti bilmesi olanaksızdır. Kendini bilmeyen insandan başkalarını tanımasını, bilmesini beklemek olası değildir.
Siyaset arenası, siyaseti bilmeyen, hasbelkader bu alana girmiş, ikindi güneşi kadar eyleşip sonra silinen siyasi enkazlarla doludur.
Bir siyasi partinin iskeleti, omurgası, bekçisi, sahibi kimdir, bilir misiniz? Tahmin ederim, elbette partinin genel başkanıdır, diyeceksiniz. Hangi siyasi parti olursa olsun, partinin sahibi, partiyi boş bırakmayanlar, müdavimleridir. Çeşitli sıfat ve ünvanları üzerlerinde taşıyanlar ve 864 rakımlı yerde eyleşenler değildir. Siyasi partiler ne genel başkanları, ne de partinin asilleri olan müdavimlerin, partililerin vekalet verdiği vekillerin babalarının malı değildir. Bir partiyi ayakta tutan, her yerde partisini tanıtan, yücelten fedakar partililerdir. Etiketli, apoletli, sıfatı ne olursa olsun hiç kimse, ama hiç kimse partiye gelen, partiye yakın olan partilileri aşağılayamaz, dışlayamaz. Bu tür kaba ve basit davranışları sergileyenler partilerine yarardan çok zarar veren zavallılardır.
Şöyle bir düşünün, o asil partililerin vekalet vererek 864 rakımlı beldeye gönderdiği kişilerden dönüp, memleketinde partililerinin arasına karışıp memleketinde yaşayan kişi sayısı son derece azdır.
Ama o aşağılanmak, dışlanmak istenen asil partililer halen partileri için çalışmaktadırlar. Hani bir atasözü vardır “Sel gider, kum kalır” diye kim bilir bir gün sıfatı, etiketi, apoleti sökülüp de şekerli vatandaşlıktan sade vatandaşlığa yatay geçiş yaptıklarında, gidip o partide oturan asil partililerin yanına oturup yarenlik yapamayacaklar. Bu kez tarih tekerrür edecek, asil partililer onları dışlayacaklar. Partililerin arasına oturup onlarla söyleşiler yapmayı arzulasalar da kabul görmezler, oraları onlara dar gelir.
Şunu unutmamalıyız ki, ne zaman bir parti arı kovanı gibi gelen giden partililerle dolup taşmazsa, bilin ki tehlike çanları çalmaya başlamıştır o zaman. Anlayın ki gerçek partililer onları yalnızlıklarıyla baş başa bırakmışlardır.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.