Yukarı Çık

ADALET YAŞATIR, ADALETSİZLİK ÖLDÜRÜR

6 Şubat 2019 Çarşamba 12:39:26
277 kez okundu.

FETÖ soruşturması kapsamında Silivri Cezaevi'nde 224 günden bu yana  tutuklu bulunan eski CHP Milletvekili Eren Erdem, yargılanması sırasında maruz kaldığı muamelelere itiraz için “Adalet Orucu"na başlayacağını duyurdu. Aslına bakarsanız açlık oruçları bu topraklarda nadir gördüğümüz bir olay değil. Siyasi görüşünü, taleplerini benimsersiniz ya da benimsemezsiniz, ama bir insan sonunda ölüm olduğunu bildiği bir oruca niye başlar? Kendi canından niye vazgeçer? Eren Erdem hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı son çare olarak kendi bedenini ortaya koyduğunu ifade ediyor. “Adaletin yerini bulması için açlık grevi ve ölüm orucu” diyor. Halkın gösterceği tepki ile yeniden hayata dönebileceğini ifade ediyor. Bu çığlığa sessiz kalmak doğru mu?
Ne oldu da “Açlık Orucuna” başladı. Eren Erdem, kapatılan Karşı gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni olduğu dönemde, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin ses kayıtlarını servis ettiği gerekçesiyle hakkında açılan soruşturma kapsamında tutuklanmış, mahkeme tarafından delil olmadığı gerekçesiyle tahliyesine karar verilmişti. Ancak savcılığın yaptığı itiraz sonrası salıverilmeden, tekrar tutuklanmıştı. İşte isyanı buna. Tanık olarak sunulan kişiler herkesin önünde mahkeme heyetine “baskılar sonucu yalancı tanıklık yaptıklarını”, söyledikleri şeylerin kurgu olduğunu itiraf ettiler. Erdem'in isyanı işte buna. FETÖ tarafından kurgulandığı kabul edilen Ergenekon, Balyoz davalarında yaşananların benzeri adeta bugün yeniden yaşanıyor. Kurgulanmış olaylar... Yalancı tanıklar... Sonunda ziyan olup giden hayatlar, çocuklar, aileler... Eren Erdem de Adalet Orucuna başlayacağını duyurduğu mektupta bu itirazlarını dile getiriyor.
“Değerli kamuoyuna ve basın emekçilerine,
Ben, 220 gündür son yaşanan tahliye-tutuklama skandalıyla görüldüğü üzere tamamen siyasi saiklerle tutuklu 25. ve 26. Dönem CHP İstanbul Milletvekili ve halen CHP Parti Meclisi üyesi Eren Erdem olarak süresiz adalet orucuna başladığımı tüm ulusal ve uluslararası kamuoyuna bildiririm. Bu kararımın sebebi, beni yargılayan mahkemenin 7 Ocak’ta aleyhimde tek bir delil olmadığı için oy birliği ile verdiği tahliye kararından kısa bir süre sonra alenen talimatla, dosyayı bilmeyen ve 56 klasörü 15 dakikada inceleyip tekrar tutuklama kararı alarak adil yargılanma ve lekelenmeme haklarımın tümüyle yok edilmesidir... FETÖ tarafından yargılanmış, tüm geçmişi FETÖ karşıtı kitaplar yazmış biri olarak “FETÖ’ye yardım” palavrasıyla tutuklandım. Ve hakkımda tek ama tek delil olmadığı için dosyaya bakan mahkemece tahliye edildim. Ancak bir telefonla dosyayla ilgisiz mahkemece tekrar tutuklandım. Cezaevi önünde özgürce bir sigara içimlik adaletin katledilişe isyan eden babam 70 yaşında işinden kovuldu. 220 gündür pasaportuna tahdit konduğu için göremediğim oğlum, dostlarım ve sevenlerime zulmedildi. Tüm bunlar muhalif olduğum için yapıldı. Hakimlerin talimat aldığı, bir milletvekilini ölüm orucuna getirecek kadar zalim olan bu ortamda, yaşamım boyunca yaptığım gibi barışcıl bir eyleme başlıyorum...Her hal ve koşulda fikirlerimizi açıklamak ve zulme karşı çıkma hakkımın icrasıdır... Ben hep adaleti savundum. Adalet için 430 kilometre yürüdüm. Bugün sadece kendim için değil adalete susamışlara ses olmak için adalet orucuna başlıyorum. Tüm halkımı, bir aydın, düşünür, siyasetçi, gazeteci, evlat, en önemlisi masum ve suçsuz bir baba olarak bu son çarem olan adalet orucuna desteğe ve dayanışmaya çağrıyorum. Adalet yaşatır, adaletsizlik öldürür. Ve ben adil, demokratik ve tam bağımsız Türkiye için adil yargılanma hakkım için bugün itibariyle adalet orucunu tüm kronik hastalıklarıma rağmen başlattığımı ulusal ve uluslararası kamuoyuna bildiririm. Ve tüm bu süreçte tüm tıbbi müdahaleleri reddettiğimi duyururum.”
Herkesin Hoca Efendi dediği günlerde “Fetullahçı Terör Örgütü” diyen, daha o günden tarafını açıkça belli eden bir insanın, bugün FETÖ suçlamasıyla, üstelik yalancı tanıklarla zindanlarda kalması reva mıdır? Yıllar geçtikten sonra “Pardon” diyen bir anlayışla adalet sağlanamaz. Erdem'in adelet çığlığını duyun. Siz de ses verin, tepki verin. Özgürlüğünü halkına emanet eden Eren Erdem, bu ülkeninin vicdanına, sizlere sesleniyor. Unutmayın ki adalet birgün hepimize lazım.  İktidarı ele geçirmek, ya da elinde tutmak için yapılan adaletsizliklerin, kumpasların toplum vicdanında nasıl yaralar açtığını yakın dönemde hep birlikte yaşadık. Artık yeter.
Son Söz; “Eğer adaletsizlik karşısında  sessiz kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.” Desmount Tutu

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.