Yukarı Çık

MUHAKKAK Kİ, NAMAZ, HAYÂSIZLIKTAN VE KÖTÜLÜKTEN ALIKOYAR

31 Ocak 2019 Perşembe 12:35:18
87 kez okundu.

Bütün ibadetlerin emrediliş gayesi de takva sahibi olmak, takvaya erişebilmek içindir. Namaz, Hac ve oruç insanı kötülüklerden, günahtan korumak, Zekât cimrilikten kurtulmak, malı temizlemek için emredilmiştir. Nitekim Kur’an’da bu duruma dikkat çekilmekte ve şöyle buyrulmaktadır:
 “ve egımissalâte innessalâte  tenhâ anil fahşâi ve münkeri..” (… ve namazı ikâme et.  Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir” (Ankebut: 45.)
Yine İbrahim suresi’nde:
“(Ey Resûlüm) Îman eden kullarıma söyle, namazı ikâme etsinler. İçinde ne bir dostluğun ne alış verişin bulunduğu bir gün gelmeden evvel, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) gizli ve açık olarak infak etsin (harcasın)lar” (İbrahim:31) buyrulmuştur. Yine Nahl suresinde de görüldüğü gibi “Namaz en büyük şükürdür” (Nahl:3)
Kur’an-ı kerîm’de hiçbir yerde “Elleziyne yusallune’S Salâte/Onlar namazı sallâ yaparlar”, yâni namazlarını kılarlar ifadesi kullanılmamıştır. Namazla alâkalı olarak sürekli ikâme kelimesi kullanılmıştır. “Egımissâlat” namazı ikame ederler. İkâme lügatte ayağa kaldırıp dikmek, yerleştirmek demektir. Çadırın ayakta durmasını sağlayan ortadaki direk ne ise, din açısından da namaz odur. Nasıl ki ortadaki direk olmadan çadırın ayakta kalması mümkün değilse namaz olmadan da dinin ayakta kalması mümkün değildir.
 Muâz b. Cebel Radıyallahu anh'ın rivayet ettiği bir hadise göre Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“Sana bütün işin başını ve onu ayakta tutan direğini, zirve noktasını söyleyeyim mi? Ben, söyle ey Allah'ın Resûlü dedim.
Şöyle buyurdu: “İşin başı İslâm, onu ayakta tutan direği namaz, zirve noktası ise cihaddır...” (Tirmizî, V, 11-12)
İslâm’ın beş temel esasından birisi olan namazın yeri şehadet kelimesinden hemen sonradır. Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“İslâm beş temel üzerine bina edilmiştir. Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna şehadet etmek, namazı ikame etmek, zekâtı vermek, Beyt’i haccetmek ve ramazan ayında oruç tutmak.” (Buhârî, I, 8; Muslim, I, 45 )
Müslüman farzıyla, nafilesiyle namaza kesintisiz devam eder. Hastalık ya da yolculuk gibi herhangi bir mazeret sebebiyle namazdan uzak kalamaz. Nereye giderse namaz farizası onunla beraberdir. O nerede fırsat bulursa namazını orada eda eder. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmaktadır:
“...ve yeryüzü benim için bir mescid ve bir temizlenme aracı kılındı. Ümmetimden herhangi bir kimseye namaz nerede erişirse, orada ikâme ediversin.” (Buhârî, I, 113-lafız Buhârî'nin-; Muslim, I, 370-371)
Yeryüzünün tamamı ibadet yeridir. Çünkü ibadet Allah'ın evlerinin sadece duvarları arasında yapılmaz. Yeryüzünün tamamı Allah'ın hâkimiyeti altındadır. Kişi de nereye giderse gitsin Allah'a karşı kulluk görevlerini yapmakla yükümlüdür.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.