Yukarı Çık

SÜNNET NEDİR?

25 Ocak 2019 Cuma 12:46:54
101 kez okundu.

Resûl-i Ekrem'in (asm) farz ve vâcibden ayrı olarak bizzat yaptığı, “yapın” dediği veya yapılmasını hoş karşıladığı fiillerdir. Sünnetler “nâfile” adı altında toplanır.
Sünnetler ikiye ayrılır:
1- Sünnet-i Müekkede,
2- Sünnet-i gayr-ı müekkede.
Sünnet-i Müekkede:
Resûlüllah Efendimizin (asm) umumiyetle yapmaya devam edip pek az terketmiş oldukları sünnettir. Lügat mânası, kuvvetli sünnet demektir. Sabah, öğle ve akşam namazlarının sünnetleri gibi. Ezan, ikâmet, cemaate devam gibi İslâm şeâirlerinden sayılan sünnetler de, sünnet-i müekkededir. Bunlara sünnet-i Hüdâ da denir.
Sünnet-i Gayr-i Müekkede:
Resûlüllah Efendimizin ibâdet maksadıyla bâzan işleyip bâzan da terkettikleri sünnettir. İkindi ile yatsının ilk sünneti gibi.
Resûlüllah'ın yeyip içme, giyinip kuşanma, oturup kalkma gibi günlük normal davranışları ve âdâb-ı muaşerete taallûk eden işleri de sünnet-i gayr-ı müekkedeye dâhildir. Bunlara sünnet-i zevâid adı da verilmiştir.
Mübâh Nedir?
Yapılmasında veya terkinde dinî yönden hiçbir mahzûru bulunmayan, yani, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest olduğu işlerdir. Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi..
Mübah olan bu gibi işlerin ne yapılmasında sevab vardır, ne de terkinde günah..
Ancak bu fiilleri işlerken, mü'min sünnet-i seniyyeyi düşünür, o niyetle hareket ederse o vakit sünnet sevabını kazanır.
Eşyada aslî vasıf, mübah ve helâl olmaktır. Mübahlığın ortadan kalkması için, o şey'in mübah olmadığına dair bir şer'î delil gerekir. Mübahlığı ortadan kaldırıcı bir delil olmadığı müddetçe, eşya mübahlığını korur.
Helâl ise, yapılması câiz görülen, işlenmesinde dinî yönden hiçbir mahzur bulunmayan şeydir. Helâlin her türlü şâibeden uzak, saf ve temiz olan kısmına “tayyib” denir.
Müstehab Nedir?
Lügatte, “sevilmiş şey” mânâsına gelir. Istılahta ise Resûlüllah Efendimizin (asm) arasıra yapmış oldukları şeydir. Kuşluk namazı gibi.
Peygamber Efendimiz (asm), müstehab denilen hususları sevip zaman zaman yapmışlar, Selef-i Sâlihîn (sahaba ve tâbiîn) de bunları seve seve işlemiş ve diğer ehl-i îmânı da yapmaya teşvik etmişlerdir.
Müstehaba, sünnet-i gayr-i müekkede hükmünü verenler olduğu gibi, mendub, nâfile, tatavvu', edeb ismini verenler de vardır.
Bilhassa güzel ve medhe lâyık bir haslet ve davranış olması sebebiyle, fıkıh kitablarında müstehab yerine edeb tabiri çok kullanılmıştır. Edeb'in çoğulu âdâb'dır.
Müstehab'ın Hükmü Nedir?
Müstehab'ın yapılmasında sevab vardır. Yapılmaması hâlinde ise, yalnızca bu sevabdan mahrumiyet söz konusudur.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.