Yukarı Çık

YİĞİT MUHTAÇ OLMUŞ KURU SOĞANA

25 Ocak 2019 Cuma 12:46:09
433 kez okundu.

Bu hafta içinde pazar harcı görmek için Mecidiye'de kurulan pazar yerine gittim. Ekonominin geldiği nokta beni ürküttü. Uzun zamandan beri ilk kez bu kadar ümitsizliğe kapıldım. Pazar alışverişinin maliyeti akıl almaz boyutlara ulaştı. Sivri Biber kilosu 12 TL, Domates 8 TL, Salatalık 6 lira. Hadi bunlar sera ürünleri, mevsimi değil. Kış mevsiminde Soğan'ın kilosu 5 TL, Ispanak kilosu 5, Pırasa 6 ,Patates 3,5 liradan satılıyor. Portakal mandaline, salatalık malzeme derken pazar harcımız 100 TL yi geçti. Ne aldım diye baktığımda da dişe dokunur bir alışveriş olmadığını gördüm.
Aklıma eski günler geldi. “Neydi o günler” dedim. Çocukluğumu, gençliğimi hatırladım. O zamanlar pek çok evde olduğu gibi bizim evimize de un ve şeker çuvalla alınırdı. Bakliyat ürünleri, bulgur gibi ürünlerin bir çoğu ise tenekelerle alınırdı. Bakkaldan kiloyla şeker aldığımızı, un aldığımızı hatırlamam. Gıda ürünleri hem bol, hem de ucuzdu. Soğan ve Patates gibi kışlık erzaklar çuvalla gelirdi. Yaşı yetenler hatırlar, tarımsal üretimiyle kendi kendine yeten dünyadaki 7 ülkeden biri olan Türkiye'de mercimek üretiminde patlama yaşanınca Prof. Dr. Ayşe Baysal TRT ekranlarında nerdeyse hergün bir besin deposu olan mercimeğin faydalarını Türk halkına anlatarak, tüketimi canlandırmaya çalışırdı. "Gelelim mercimeğin faydalarına" espirisi, o dönemden kalmadır.  Bugün Türkiye, ürettiği mercimek tüketimini karşılamayınca neredeyse ihtiyacının tamamını ithal etmek durumunda.
Soğan konusu başlı başına bir komedi. Hükümetimiz “yerli soğana” karşı büyük bir savaş veriyor.
Enflasyonun sorumlusu ilan edilen soğan nedeniyle, depolar basıldı. “Soğan hasadı bir ayda yapılıyor, 12 ay satılıyor. Depoda değil de nerede saklayacaktık?” savunmasını dinleyen bile yok. Sonuç belli. Gümrükler sıfırlanıp, soğan ithalatı yapılmasına rağmen bugün soğanın kilosu büyükşehirlerde 10 TL. Üretim olmaması nedeniyle, ihtiyacımızın karşılanmadığı, dolayısıyla fiyatların arrtığı tek gıda maddesi elbette soğan değil. Sırada başkaları da var. Toprak Mahsulleri Ofisine (TMO) buğday, arpa, mısır, pirinç ve kuru baklagil için sıfır gümrüklü ithalat yetkisi verildi. Ülkemiz domates ülkesi. Domates konservesi için bile sıfır gümrüklü ithalat yolda. Peki bütün bunların sorumlusu kim? Çiftçi mi? Yoksa çiftçiye üretim için destek olmayan, çiftçiyi 3 kuruşa, vatandaşlarımızı da kuru soğan'a muhtaç eden bu iktidar ve onun politikaları mı? Bi düşünün.
Son Söz; “Yoksulun sırtından doyan doyana.
              Bunu gören yürek nasıl dayana?
              Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana.
              Bilmem söylesem mi, söylemesem mi.”  
           Aşık Mahsuni Şerif

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.