Yukarı Çık

KİŞİ KENDİ AMELİYLE CENNETE GİREMEZ

17 Ocak 2019 Perşembe 13:16:22
133 kez okundu.

İbadetlerde asıl olan; ibadeti cennet ümidi ve cehennem korkusu ile değil; Şirkten ve gösterişten uzak kalarak Allah rızası için yapmaktır. Çünkü hadiste belirtildiği gibi cennet amellerle değil, Allah’ın rızası ve rahmetiyle kazanılır.
Sevgili Peygamberimiz bir hadîsinde şöyle buyuruyor:
“Hiç kimse kendi ameliyle felâha eremez. Cennet sahibi olamaz.”
-Sen de mi ya Resûlullah?
-Evet, ben de... Ama Rabbim beni rahmetine garketmiştir.”  Buhari, Rikak, 18; Müslim, Münâfıkin, 71-73)
 El-Münziri'nin terğib vetterhib isimli kitabında Hakim'den sahih isnadı ile yer alan bir hadis te birkimsenin kendi ameliyle cennete giremeyeceği Peygamber Efendimizin diliyle bir kudsi hadiste şöyle anlatılmaktadır:
İki cihan güneşi Sevgili Peygamberimiz (SAV) anlatıyor:
- Arkadaşlar az önce yanımdan ayrılan Cebrail (a.s) “Ey Muhammed!  Seni insanlığa aydınlık yolu göstermek üzere hak Peygamber olarak gönderen Allah’a and olsun ki diye söze başlayarak bana şu ibret dolu hikâyeyi nakletti:
-Vakti zamanında bir mü’min dünyadan el-etek çekerek deniz ortasında ıssız bir adaya yerleşir. Burada insanlardan ve dünyalık işlerden uzak, ibadet etmeye koyulur. Bir süre ibadet ettikten sonra acıkmaya ve susamaya başlar. Ama nerede? Adada yalçın kayalarla, kıyıyı döven azgın acı deniz suyundan ve bir de kendinden başka bir nesne yoktur.
Günler haftaları haftalarda ayları kovalarken abid kişi gittikçe güç ve takatten düşmeye başlar. Bu arada benzi solan, yüzü sararan abid ibadetlerinin ardından durmadan, Ey Rabbim bana yiyecek ve içecek bir şeyler ihsan et ki, ibadet etme gücümü kaybetmeyeyim diye Allah’a yalvarıp yakarır. Günlerden bir gün kudretine nihayet olmayan Allah(c.c.) yalçın kayalar arasından buz gibi soğuk, şerbet gibi tatlı bir kaynak fışkırtarak, etrafında kor gibi narlarıyla boy salmış koca bir nar ağacını dalgalandırarak O’nun bu dileğini yerine getirir.
Artık bütün gün ibadet ettikten sonra kaynağın başına iner, nar ağacından tek narını koparıp yer ve abdestini alarak tekrar namaz kılmaya koyulur. Namazlarının ardından da, Ey Rabbim!  Canımı secde ederken al, beni öldürüp de cesedimi toprak içinde çürütme, beni kıyamete kadar secde etmekten mahrum bırakma diye dua eder. Bu böyle tam beş yüz yıl sürüp gider. Nihayet bir gün Yüce Allah (c.c.) dileğine uygun şekilde ruhunu teslim alır.
Bundan sonrasını Cebrail (a.s) şöyle anlatıyor:
“Gerçekten biz o ıssız adaya iniş ve çıkışlarımızda gerçek Allah bağlısı mü’mini hep secdeye kapanmış Allah’ı zikrederken gördük. Kıyamet kopup bütün insanlar dirilerek mahşer toplantısına getirildiklerinde onu yine ilahi sırlara dalmış ibadet eder bulacağız. Herkesin bir bir Allah’ın huzuruna çıkarak hesaba çekilirken o da gelecek. Yüce Allah(c.c.) ona şöyle seslenecek:
Ey abid kulum, seni yaygın rahmetim sayesinde Cennete sokuyorum, buyur gir.
Abid ise şöyle cevap verecek:  -Hayır ey Rabbim!  Amelim sayesinde Cennete girmeye hak kazandım.
Allah: - Ey melekler, kulumun işlediği ibadet ve amellerle kendisine ihsan ettiğim nimetleri bir bir karşılaştırın.
Abidin amelleriyle Allah’ın kendisine verdiği nimetler karşılaştırılarak ölçü ve tartıya vurulacak. Bir tek gözü beş yüz yıl ibadetlerden ağır basacak. Geri kalan diğer nimetlere karşılık ibadet düşmeyecek.
Ardından Allah: -Bu kulumu Cehenneme atın, diye emredecek.
Abid: - Ey Rabbim, yanılmışım, bağışla. Yaygın rahmetin sayesinde Cennete girebilirim elbette, diye haykıracak.
Allah: - Onu buraya getiriniz.
Abid, Allah huzuruna varacak duracak.
Allah: - Ey kulum, söyle bakalım. Seni yoktan kim var etti?
Abid: - Sen Ey Rabbim!  
Allah: - Bu var etme olayı senin amelinle mi, yoksa benim geniş ve yaygın rahmetimle mi meydana geldi?
Abid: - Şüphesiz ki senin rahmetinle.
Allah: - Beşyüz yıl gibi uzun bir süre sana ibadet etme gücünü veren kim? Issız adada seni tatlı suyla, hergün narla besleyen kim? ve yine secde ederken ruhunu teslim alan kim?  
Abid: - Sensin Ey Rabbim!  
Allah: - İşte bütün bunlar benim geniş ve yaygın rahmetim sayesinde meydana gelmiştir. Bunları kabul ettikten sonra mesele kalmadı. Şimdi gir Cennetime.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.