Yukarı Çık

ALLAH SİZİN MALLARINIZA VE SURETLERİNİZE BAKMAZ

11 Ocak 2019 Cuma 14:18:47
218 kez okundu.

Resulullah buyurdu: “Muhakkak ki, Cenâb-ı Hak, sizin suret ve mallarınıza değil, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar” (Müslim, Birr, 32; İbn Mâce, Zühd, 9; İbn Hanbel, II, 285;  İ.Gazali, İhyau Ulumi’d- Din cilt 4/ 625, )
Riya, ihlâsın karşıtı olup yapılan bir ameli Allah rızası dışınsa gösteriş için yapmaktır. Riya ile amellerin sevabı kaybolur. Bakara 2/264. Ayette gösteriş için mal dağıtanların ellerine hiçbir şey geçmeyeceği belirtilmektedir:
“Ey iman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için malını sarfeden adam gibi, siz de sadakalarınızı başa kakarak ve (verdiğiniz kimseyi) inciterek boşa çıkarmayın. İşte bu şekilde mal sarfeden kimsenin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan şu kayaya benzer ki ona şiddetli bir sağanak (yağmur) isabet edince onu sert (çıplak) bir kaya halinde bırakır. (Bunun gibi gösteriş yapan ve verdiğini başa kakanlar da) kazandıklarından bir şey elde edemezler. Zira Allah kâfirler/nankörler topluluğunu doğru yola eriştirmez.” (Bkara 2/264)  [bk. 4/38; 8/47; 39/47; 107/6]
Gösteriş olsun diye mallarını sarf edenlerin ve ibadet edenlerin durumlarına aşağıdaki ayetlerde de dikkat çekilir:
“Üstelik onlar, Allah’a ve âhiret gününe inanmadıkları halde, insanlara gösteriş olsun diye mallarını sarf ederler (ki bunları Allah sevmez). Kime şeytan arkadaş olursa, artık onun ne kötü bir arkadaşı vardır! “ (Nisa 4/38)
“Yurtlarından çalım satarak, insanlara gösteriş yaparak çıkanlar ve (insanları çeşitli usullerle) Allah yolundan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, onların bütün yaptıklarını çepeçevre kuşatan (kötü niyetlerini başlarına geçiren)dir.” ( Enfal 8/47.)
“Eğer yeryüzündeki bütün şeyler ve onunla birlikte bir misli daha zulmedenlerin olsaydı, kıyamet gününde kötü azaptan (kurtulmak için) elbette onu fidye verirlerdi. Artık onlar için, o gün, hiç hesaba katmadıkları şeyler bile Allah tarafından ortaya çıkarılır.” (Zümer 39/47.)  
“Küfre sapanlar var ya, dünyada olan her şey ve onun yanında bir o kadarı daha onların olsa ve kıyamet gününün azabından kurtulmak için onu fidye verseler, kendilerinden kabul edilmez. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.” (Maide 5/36.)  
“Vay haline! (Şöyle) namaz kılanların ki onlar, namazlarından (onun öneminden, gayesinden ve vaktinin geçtiğinden) gafildirler. Hem de onlar, gösterişçidirler. (İyi tanınmak veya çıkar sağlamak için namaz kılarlar.) “ (Maun 107/4-5-6)
Gösteriş için ibadet yapan kimse, kesesini çakıl taşlarıyla doldurup pazara çıkan ve paralı olduğunu göstermek için keseyi elinde taşıyan ve ona buna gösteren kimseye benzer. Keseyi görenler. “Aman adamın ne kadar çok parası var! “ derler, o da halkın bu sözlerinden zevk alıp pazarı baştan sona dolaşır, en güzel mallara bakar onları inceler, fakat beğendiğini almaya gelince hiç bir şey alamaz. İşte gösteriş ziçin ibadet yapanın hali de böyledir. Amel kesesi dolu, fakat içinde ihlâs ve iyi niyet yok, sadece riya ve gurur var... Onun bu durumu yarın Kıyamet pazarında bir şey almasına imkân sağlamaz. Dahası azap ve elem çekmesine sebep olur.
Sevgili Peygamberimiz ve onun yolundan giden İslâm âlimleri ibadette samimiyetten uzaklaşarak gösterişe yer vermenin gizli şirk olduklarını buyurmuşlardır. Şirk, büyük, küçük, gizli, açık olmak üzere dört kısma ayrılır.
Büyük şirk, doğrudan doğruya Allah’tan başkasına kulluk etmek veya bir faninin karşısında secdeye varmaktır.
Küçük şirk, Dini buyruklara uyup ibadet ederken gösterişe yer vermektir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.