Yukarı Çık

BURÇLAR VE KÜFÜRLER -13

7 Aralık 2018 Cuma 13:03:24
46 kez okundu.

10. OĞLAK BURCU (22 Aralık - 19 Ocak)
Oğlak Burcu insanının tanrısal kavgaları Koç, Yengeç, Terazi iledir.
“Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ile kendi adına söylediği “BEN”i kendisine itiraz edilmesini kaldıramayan bir ilâh olup, “hayır” denilmesinden hoşlanmaz, “Bana nasıl ‘hayır’ dersiniz” hücumuna hep hazırdır.
Oğlak Burcu insanını küfre sokan kibri ile aşırı meraklı oluşu et-kemik örneği gösterir. Bu merak, dûniHİ algı zanları nedeniyle onda küfrün teferruatını merak etmeye yol açar.
Kendi adına söylediği “BEN”, diğer “BEN” diyenleri çok umursamaz, onlara güvenmez, daima kuşkulanır. Kuşkulanmak için ürettiği dûniHİ algı kaynaklı zanları çok önemser ve bu zanların peşine düşer, takipçisi olur.
Oğlak Burcu insanı için kendi adına söylediği “BEN”in ihtiyaçları önemlidir. Diğer “BEN” diyenlerin ihtiyaçlarını önemsemeyen bir “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiaları vardır.
Kendi “BEN” statüsünün bilgilerini sır gibi saklarken diğer “BEN”lerin her şeyini bilmek ister. Tanrısal alanıma ait bilgi veririm korkusuyla insanlarla az iletişim kurar, şeffaf değildir. Kendi adına söylediği “BEN”in statüsünü yükseltmek, tanınan yapmak, güvencede tutmak ana hedefi ve gizli uğraşısıdır.
Dünya maddiyatı “BEN” statüsünün gücü için elzemdir. Zengin “BEN”lere hayrandır.
Ün ve güvence plânları sebebiyle iş hayatında çok çalışır.
Huzurlu olarak emir verebilir, emir alabilir.
Kanunlara, toplum kurallarına saygı gösterir, ancak bu davranışlar onun kendi adına söylediği “BEN”i yorar ve çoğu kere kendini yapayalnız bir “BEN” olarak hisseder ve hırçınlaşır, öfkeli ve kinci “BEN” kendini gösterir.
Bazen etrafı dağıtarak, savurarak statüsünü ortaya koyar ve tanrısal alanlarına tecavüz olarak nitelendirdiği olaylar için intikam plânları geliştirir.
“Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiası ile kendi adına söylediği “BEN”in tanrısal alanlarının dûniHİ mânâlı hürriyetini çok önemser ve gerektiğinde hırçınlaşarak savunur. Farkında değildir, oysa küfrünü kahramanca savunmaktadır.
Oğlak Burcu insanının başka burçlarda da var olan bir özelliğini söyledik; kendi “BEN” statüsünün bilgilerini sır gibi saklarken diğer “BEN”lerin her şeyini bilmek ister dedik. Kendine ait bilgileri saklıyor ama herkesin bilgilerini bilmek istiyor. Bu özellik esfele safiliynde açıldığı zaman elbette çok rahatsız edici bir davranıştır. Şeffaf olmayan bir insan ortaya çıkar ki hiç hoş değildir. Ama aslında bu neyin izidir biliyor musunuz? “Allah’a ait şeyleri biz bilemeyiz, O bizim her şeyimizi bilir” gerçeğinin izidir. Nasıl önemli bir iz değil mi? Allah’a ait bir vasfın izi! Oğlak Burcu insanı o özelliği esfele sâfiliyne taşıdığı için, dûniHİ algıyla müstakilleştirdiği için kendine ait bilgileri kimsenin bilmesini istemiyor, yani tam bir ilâh gibi davranıyor. Ama başkalarına ait bilgileri bilmek isterken de diğer “BEN”lere kendi kulları gibi davranıyor. İlâhı gördünüz mü? Bu tamamen ilâh vasfıdır; herkesinkini bileceğim, benimki bilinmesin! İlâh vasfını müstakilleştirdi, getirip firavunluğuna koydu, normal yaşantısında böyle kullanıyor. Böylece şeffaf ve güvenilir olmayan bir insan çıkıyor. Benzer özellikler başka burçlarda da var. Çünkü onlar da kıvamları farklı olmak üzere küfür halindeki Sözde İlâhlar’dır.
Oğlak Burcu insanının “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasının iki besleyeninden öfke kin ve intikam ürünleriyle beraber çalışır. Kendi adına söylediği “BEN”in statüsünü diğer “BEN”lere karşı hissettirir ve ayakta tutar. Diğer kibir besleyicisi cinsellik platformunda cinselliğine koruyucu bir davranış kazandırarak varlığını karşıya hissettirir.
Kendi adına söylediği “BEN” için iyilik yapanların ve kötülük yapanların listesini tutar. Kötülük yapanlar intikam alınmak üzere sırasını bekler. İyilik yapanlar ise intikamın zıt hırsı ile mükâfatlandırılırlar. Esfele sâfiliyn aynasında bu bir vefalılık gibi gözükse de değildir. Çünkü dûniHİ algıdaki ilâh vefa gösteremez. Onun kendisine iyilik yapanlara bir şeyler vermesi intikamın zıttı bir hırsladır. Yani onun mükâfatları ilân ettiği “BEN”in lütuflarıdır. Kendisine iyilik yapanlara, “Size lütfumla veriyorum, lütfediyorum” demektedir. “Sana lütfettim” der. Esfele safiliyn aynasında bu davranışları “iyilik yapmayı sever” diye tanımlanıyor. Hayır! Lütfediyor! Bunu ne zaman anlarız? İyiliğine karşı bir tavır gördüğünde! Biraz kendisine karşı tavır görsün, onu lütfuna karşı nankörlük olarak ilân eder.
Buraya kadar sıraladığımız “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasını koruyucu, yüceltici küfür hamleleri yüzünden, onun “BEN” statüsünün bir yerlerinde saklı duran merhamet duygusu ortaya çıkacak fırsat bulamaz. Esfele safiliyn hayatın “Kazık yemek istiyorsan merhamet et” uyarısını da dikkate alır, onu baskılar. Oğlak Burcu insanında bu kadar özelliğin arasında kuyruğa girmiş bekleyen, dışarı çıkacağım diyen bir özellik vardır; merhamet. Ama fırsat bulup çıkamaz. Çünkü her seferinde onu arkaya atar.
“Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasıyla kendi adına takdim ettiği “BEN”i çok meraklıdır. Ama bu özelliğini gizlice kullanır, meraklı olduğunun bilinmesini istemez. Statüsünün bu konuda yargılanacağını ve küçük düşürüleceğini düşünür.
Bu “BEN”inin, özellikle yanlışlarında, inatçı ve kararlı özelliğiyle esfele safiliynin iyi bir üyesi, tanrılar şirketinin iyi bir ortağı olarak yoluna devam eden Oğlak Burcu insanı, Billahi imana talip ise, kendi içerisinde dûniHİ algı ve zann’larıyla oluşturduğu oğlak sembollü hayvanını Kurban Bayramı’nda keseceği kurban ile kurban mânâsı içerisinde kurban edip Allah’a kurb elde edebilir.
Onun aralanmış kapılarına da bakalım.
Oğlak Burcu insanları duygusuz tanınırlar. Ona bu şekilde hitap edenler, “Sen duygusuzsun” diyenler dûniHİ algının zann’larıyla hayata bakanlardır. Demek ki aslında Oğlak Burcu esfele safiliynden çok rahatsız ama ifade edemiyor. Neden? İfade edebilmesi için kıyas yapabilmesi lazım. Onun tek gördüğü esfele safiliyn! Bir rahatsızlığı var ama nasıl ifade etsin? O rahatsızlık onu duygusuzluğa sokmuş. Duygularını baskılamıyor, esfele safiliyni duyguları için değerli bulmuyor, hak etmediklerine inanıyor. Bu onun önemli bir avantajıdır. Çünkü bu onun esfele safiliynden zaten rahatsız olduğunun işaretidir.
Borçlu kalmayı sevmez. Bu özelliğiyle o, öğrendiğinde görecektir ki Rabbine karşı borçludur. “Rabbim sensin” diye söz vermişti, ancak dûniHİ algısı sebebiyle unuttu. Gerçeği öğrendi, böylece gereğini yerine getirir.
Elleri çok açık tanınırlar. Bu özellikleriyle de hayr konusunda başarılı olabilirler.
Gösterişi sevmezler. Bu da bir işarettir ki esfele safiliyni yaşıyor ama sevmiyor.
Kuruntuludurlar ve depresyona yatkındırlar. Onlar hakkındaki bu yorum da esfele safiliyne aittir. Ama bize göre bu aslında onun esfele safiliyni sevmediğinin işaretidir.
Çok düşünen, az konuşan mütevazi kişilerdir. Hile, yalan, sahtekârlık yapmazlar. Çok merhametli ve duyguludurlar. Bu özelliklerin hiç biri esfele safiliynde para etmez. Bütün bunlar Billahi anlamdaki bir hayat arayışının ondaki izleridir.
Kinci ve intikamcıdır. Bu yorum da elbette esfele safiliynde ortaya çıkmıştır ama onun çok önemli bir aralanmış kapısıdır. “Müstakilen VARIM ve Muhtarım” iddiasından haberi olmadığı için bunu küfrün lehine kullanıyordu. Oysa bu özellik aslında esfele safiliyne kin duymak ve ondan intikam almak içindir.
Bir işi yaparken taviz ve esneklikleri yoktur ve kurallara saygılıdırlar. Demek ki çok kolay “İşittik ve itaat ettik” diyebilirler.
Yükselme duyguları vardır. Onlardaki bu duygu esasında muttakilere imam olmak içindir, Hakk yolda önde giden olmak içindir.  

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.