Yukarı Çık

MCKİNSEY IMF NİN NESİ OLUR!

11 Ekim 2018 Perşembe 13:19:40
98 kez okundu.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra devlet organlarının yeniden yapılandırıldığını ve yeni birtakım kurumlar oluşturulduğu kamuoyunun malumudur.
Bu çerçevede özellikle son dönemlerde ülke ekonomisinin yapısal sorunları ve dünyada kabul edilmiş rezerv para birimi dolar üzerinden yapılan saldırılarla zor günler geçiriyoruz.
Ülkemiz üzerinde dolaşan kara bulutları dağıtmak için gerek devlet organları gerekse özel sektör kurumları bir dizi tedbir alma arayışında görünüyor.
Bu tedbirler çerçevesinde bakan Albayrak New York’ta yaptığı bir konuşmada devlet adına alınacak tedbirleri sıralarken açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu.
Albayrak, YEP’in üç ana başlığı kapsadığını vurgularken, bunları dengelenme, disiplin ve dönüşüm olarak sıraladı. Özellikle değişim ile ilgili yeni bir birim kurduklarını aktaran Albayrak, “Yeni program bünyesinde kurulan Maliye ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdik. 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu bu ofis, tüm hedeflerimizi ve sonuçlarımızı her çeyrekte kontrol edecek” açıklamasında bulundu.
Bu açıklamadan sonra deyim yerindeyse Türkiye de kıyamet koptu.
Başta ana muhalefet partisi sözcüleri olmak üzere pek çok farklı görüşten yazar çizer kanaat önderleri bakan Albayrak’ı ve hükümeti topa tuttu.
Türkiye yönetimine kayyum atamaktan tutun ekonominin yine IMF ye teslim edildiğine kadar, ülkemizin yerli ve milli politikalardan vazgeçtiğine kadar pek çok eleştiri yapıldı.
Hükümetin en çok eleştirildiği Kamu Maliyesindeki israfı engellemek ve  tasarruf yapmak amacıyla oluşturulan ofisin profesyonel bir danışmanlık şirketinden fikri danışmanlık hizmeti alması neden bu kadar sert eleştirilere maruz kalır. Kaldı ki mevcut idarenin ;
“Hikmet, değerli bilgiler müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.”  Anlayışına sahip olduğu ve eleştiri yapanların kendilerini Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için batı değerlerini ve kurumlarını referans gördükleri  halde .
1995 yılında İstanbul da ofis açan McKinsey kendisini tanımlarken “McKinsey & Company; önde gelen işletmelere, kamu kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara hizmet veren global bir yönetim danışmanlığı firmasıdır.” Diyor.
Konuya olumlu yaklaşan uzmanlar bu konuda görüş beyan ederken Mc Kinsey’in yazmış olduğu raporların dünyanın önde gelen işletmelerine, finans çevrelerine  güven vereceğine bunun doğal sonucu olarak ta ülkemizin yatırım alacağına ve bu para girişiyle beraber döviz kurunun gevşeyip düşeceğine döviz kurundaki düşüşünde maliyet enflasyonunu indireceğine ve enflasyonu düşeceğine vurgu yapıyor.
McKinsey konusunda ki muhalifler aynı raporlamanın IMF tarafından da yapıldığını söyleyerek ülke yönetimini yeniden finans sahipleri tarafından yönetileceğinden bahisle ülke yönetiminin millet iradesinden bağımsız güçlere terk edildiğini söylüyorlar.
Bu eleştirilerin haklı olup olmadığını IMF nin kredi verme şartlarına bakarak anlayabiliriz.
IMF den para talep eden ülkeler;
• Vergilerin artış göstermesi için çeşitli uygulamalar sağlamalıdır.
• Paraya olan talepte azalma olması sağlanmalıdır.
• Ülkeye ait para biriminin değerinin düşürülmesi sağlanmalıdır.
Bu taleplerin yerine getirilebilmesi için IMF Türkiye Masası eski şefi Cottarelli, örneğinde olduğu gibi ülke yönetimine kayyum atanarak yönetimin devredilmesi öngörülüyor.
Yani sadece raporlama değil ülke yönetimine müdahale edilerek zaten yeterince yüksek olan vergi yükünü artırarak işletmelerin yok edilmesi ve ülkenin üretim yapmaktan vazgeçmesi,
dar gelirliler için fakirlik ve yoksulluk buna bağlı olarak sosyal olaylarda patlama hırsızlık gasp ve şiddet olaylarında artış kısaca ülkede huzursuzluk yoksulluk ve mutsuzluk öneriliyor.
Yukarda ki değerlendirmeler çerçevesinde hiçbir vicdan sahibinin McKinsey ve IMF yi aynı kefede görerek ülke yönetiminin devredildiği gibi bir eleştiri yapma  hakkına sahip olmadığını düşünüyorum.
Lakin IMF ve McKinsey arasındaki ilişkiyi anlamak için küresel finans sistemini iyi anlamamız gerekiyor.
Küresel finansal sistemini bir piramit olarak düşünmemiz gerekmekte… Bu piramidin en altında “Paranın son kullanıcısı” olan insanlar var…Piramidin bir üst basamağında parayı insanlara sağlayan bankalar bulunmakta… Bankaların üzerinde ise ülkelerin Merkez Bankaları var…
Dünya finansal sistemi piramidinin tepesinde ise İsviçre deki ULUSLARARASI ÖDEMELER BANKASI (BIS) bulunmaktadır.
BIS'in 2 alt kolu bulunmaktadır… Bunlar ise IMF ve DÜNYA BANKASI'dır…BIS’i kontrol eden ise Rothschild Ailesidir.
Peki bir ABD firması olarak 1920’lerin sonunda kurulan McKinsey’in bu sistemde 'Yeri ne?'
Yönetim danışmanlığı veren McKinsey firması özellikle 2. Dünya Savaşı’nın ardından Dünya yeniden şekillenirken tüm stratejik operasyonlarını Londra ofisi üzerinden gerçekleştirmeye başlıyor. Ve o tarihlerden itibaren Rothschild Ailesi ile ilişkisi de başlamış oluyor
Kısa süre sonra yönetim danışmanlığı alanındaki faaliyet alanlarının yanına McKinsey:KAMU DANIŞMANLIĞI alanı ilave ediliyor.
McKinsey’in danışmanlık hizmeti verdiği firmalara en büyük finansal destek ise Avrupa’da Barclays Bank ve ABD’de ise Chase Manhattan Bank… Yani Avrupa’da Rothschild, ABD’de Rockefeller tarafından veriliyor.
Bu sayede yönetimler ve şirketler kontrol altında tutuluyor.
Yukarıda yapmış olduğumuz tespitlerden sonra fazla söze gerek var mı bilmiyorum.
McKinsey ve IMF ikiz kardeştir.
Dünya finans sistemi aracılığı ile dünya yönetimini elinde bulunduranlara karşı başlattığımız bağımsızlık mücadelesin de  meğer savaşı yaptıklarımızın desteğini arıyormuşuz.
Celladına aşık olan mazlum gibi.
Bu olaylardan bize düşen hisse;
Ülkemiz bir an önce Finans dünyasında, uluslararası medya, hukuk, düşünce, politika, enerji vb. alanlarda  global etki yapabilecek şirketler, kurumlar, kuruluşlar kurmalıdır.
Eminim başaracağız.  En büyük güvencemiz ise özgür tartışma ortamı ve istikrarlı yönetimlerimiz olacaktır.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.