Yukarı Çık

YOZLAŞMA VE SİYASET

9 Ekim 2018 Salı 13:27:09
82 kez okundu.

Geçen hafta ticaret ve siyaseti farklı yönleri ile değerlendirmiştik. Meğer bu konulardan ne kadar çok muzdarip dostumuz varmış. İlintili olarak ihtiyaca binaen bu gün siyasette yozlaşmayı konu edelim istedik.
“3Y” tabir ettiğimiz, Yolsuzlukla, yoksullukla ve yozlaşmaya mücadeleden hep konu ederiz. Birçok siyasi parti bu 3Y ile mücadeleyi seçim beyannamelerine koyarlar. İlk ikisini sıkça gündeme getirirlerken, yozlaşmadan pek bahsetmezler. Çünkü bakarlar ki yozlaşma toplumun her kesimini, en çok da siyasi partileri sarmıştır. Bu mücadeleyi yürütürken önce kendi içlerini düzeltmeye çalışırlar. Bilirler ki, aslında toplumda yozlaşmayı halledebilirsek diğer ikisini çözmek kolay olur.
Gerçekten ülke olarak ailede, işyerinde, bürokraside ve cemiyetçilikte yozlaşmanın sıkıntısını yaşıyoruz. Maalesef en çok yozlaşma siyasettedir. O kadar ilerlemiştir ki partiler bu konuda neredeyse aciz kalmaktadırlar.
 Yolsuzluk sebeplerinden birisi olan rüşvet ve adam kayırma fakirlerden çok zenginler arasında ceryan etmektedir. Yani İhtiyaçtan değil, açgözlülükten ve inanç eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bu yozlaşmanın bir göstergesidir.
Yozlaşma devam ettikçe, içimizdeki huzursuzluk, gerginlik, yoksulluk ve yolsuzluk artacak, dünyayı kendimize dar etmeye mecbur kalacağız.
Ülkedeki politikaları yapmak ve uygulamakla yetkili olan siyaset kurumundaki yozlaşma en tehlikelisidir.
En basitinden, liyakata göre değil de tabiyeye ve bağlılığa göre beceriksiz adam atamakta yozlaşmanın sonucu değil midir? Ya da siyasilerin adalet kurumuna yandaşı korumak adına müdahalesi felaket değil midir?
İşte bu yüzden başarılı, hak hukuk gözeten, işinin hakkını verme bilincinde olan, sorumlu davranan, heyecanları, zevkleri, üzüntüleri milleti ile uyuşan, işinde, mesleğinde başarılı olmuş, burnu değil, alnı yükseklerde olan, zalim değil mazlum olan, temsil kabiliyeti yüksek, vaktinden önce “oldum” demeyen, insan olmayı anlamış, önce millet menfaati gözeten, inançlı, kararlı, dürüst ve politikaya dost olmayan siyasetçilerle bunu başarabiliriz.
İhmallerle, adamcılıkla, başaramazsak çözüm makamı olan siyaset, toplumsal yozlaşmanın lokomotifliğini yapmış olur ki bu durum çocuklarımıza yaşanması çok zor bir ülke bırakmamız demektir.
Kısacası öncelikle siyaset kurumundan başlanmalı ve her kademedeki siyasi, görev ve sorumluluğun hakkını layıkıyla vermelidir. O sandalyelerin vebali de bu sebeplerden dolayı çok ağırdır. Vebalin altından kalkabilecekler göreve talip olsunlar.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.