Yukarı Çık

SATIRBAŞLARI NE DİYOR?

7 Eylül 2018 Cuma 14:18:40
30 kez okundu.

NEYİ NERDE ARAYALIM?
Nasip olursa;
Çayı közde,
Sevgiyi özde,
Tebessümü yüzde,
Selamı izde,
İkramı tez de,
Cömertliği sizde,
Adamlığı sözde,
Mutluluğu az da arayalım inşallah…
***
SÜKÛT DENİNCE…
Elbette çok konuşan çok hata eder. Konuşmanın da bir edebi ve adabı vardır. Sürekli sen konuş, diğerleri dinlesin, bu da uygun değil.
 Kişi zaman zaman konuşmasını bildiği gibi susmasını ve dinlemesini de bilmelidir. Haftada veya onbeş günde bir sükût orucu tutmaya çalışmalıdır.
Sükût, zarafet, incelik, edep ve adap insanı her bulunduğu ortamda zirvelere eriştirir. Hem de o zirvelerden hiç inmemecesine.
 Susmak, konuşmak kadar önemli bir husustur. Bazen susmak bile birilerine çok güzel olarak verilen bir cevap niteliğindedir.
  Biz, biz olalım ve inşallah yeri ve zamanı geldiğinde konuşmasını bildiğimiz gibi susmasını da bilmeliyiz. Bu durum bizi Allah katında da derecelere eriştirecektir inşallah.
***
SÜSLENME DENİNCE…
Akıllı insan dışından daha çok içini süslemeye bakandır. Şu da çok önemli bir husustur ki, dış görünüş halkı, iç görünüş de Hakk’ın baktığı ve gördüğü yerdir.
Kadın süslenecekse evde erkeğine karşı süslenmelidir. Takı takacaksa evde eşine görünmek için takmalıdır. Yüzünü boya küpüne çevirip sokağa başkalarına beğenilmek için çıkmak edep ve adap dışıdır.
Her bir insana Yüce Rabbimiz doğal bir güzellik vermiş zaten. Biz farkında olmadan Yüce Rabbimizin vermiş olduğu o güzelliği boya, pudra ve diğer makyaj malzemeleriyle bir başka şekle çevirmek istiyoruz.
Her şeyin bir özü var mı? Var elbette. Bu özü korumak kendini bilen, islamı yaşayan, mümin ve Müslüman’a düşer.
Her bir vaktin, her bir kazanılan maddenin ve buna benzer her şeyin hesabını bir gün Allah (c.c) bize soracaksa ki mutlaka soracak bunun için hesap gününe hazırlanmak düşer her bir Müslüman’a.
Kendini bilen insan her zaman ve ortamda; “Eller ne der?” Değil de; “Allah ne der?” Sorusuna cevap aramaya çalışmalıdır.
***
EN GÜZEL ANAHTARLAR BİZDE OLMALI?
Her bir anahtar her kilidi açmaz. Her kilidin kendine göre yapılmış bir anahtarı vardır. Her kilidi açacak anahtarları taşımak her bir insana nasip olmaz. Gelin bu anahtarların neler olduğunu bir kez daha hatırlatmaya çalışalım:
-Anahtarı, BİSMİLLAH olanın işi yarım kalmaz.
-Anahtarı, İNŞALLAH oylanın planı bozulmaz.
-Anahtarı MAŞALLAH olanın içi kararmaz.
-Anahtarı, SÜBHANALLAH olanın eksiği olmaz.
-Anahtarı ELHAMDÜLİLLAH olanın rızkı azalmaz.
-Anahtarı, ALLAHÜEKBER olanın düşmesi olmaz.
-Anahtarı, YA ALLAH olanın kalbi teklemez.
-Anahtarı YA VA’Sİ olanın geçim sıkıntısı olmaz.
-Anahtarı ER-RAHİM olanın başına gelecek bela ve afetler teğet gibi tesir edemeden geçer.
-Anahtarı EŞ-ŞEHİD olan kişi Allah’a itaat eder, ahlakı güzelleşir ve her türlü sıkıntılardan beri olur.
-Anahtarı, İMAN olanın açamayacağı kapı olmaz.
***
ALLAH DOSTU NE DEMİŞ?
Allah dostlarından Şakik-i Belhi (k.s.) şöyle buyurmuş:
 Beş şeyi aradık, Beş şeyde bulduk:
1-Rızkın bereketini kuşluk namazında,
2-Kabrin ışığını teheccüd namazında,
3-Münker-Nekir suallerinin cevabını Kur’an-ı Kerim okumakta,
4-Sırat köprüsünü kolayca geçmeyi oruç ve sadakada,
5-Arşın gölgesini yalnızlık içinde Allah (c.c.)’ı zikretmekte.
 Her bir varlığı yaratan Yüce Rabbim, yukarıdaki hususları yapabilmeyi cümlemize nasip eylesin inşallah.
Şunu da unutmayalım ki Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” buyurduğu gibi; “Mü’min öğrendiğiyle amel edendir.”

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.