Yukarı Çık
Muharrem Günay

Muharrem Günay

Kızlarımız istemedikleri kimselerle zorla evlendirmek uygun değildir.

KÖTÜ KADINLAR, KÖTÜ ERKEKLERE; TEMİZ/İYİ KADINLAR, TEMİZ/İYİ ERKEKLERE

14 Temmuz 2018 Cumartesi 12:19:49
135 kez okundu.

Kızlarımız istemedikleri kimselerle zorla evlendirmek uygun değildir. Genç bir kız, Peygamberimiz (s.a.s)’in yanına geldi ve “Yâ Resûlallah! İstemediğim hâlde babam beni kardeşinin oğlu ile evlendirmeyi düşünüyor.” diyerek serzenişte bulundu. Rahmet Elçisi, derhal kızın babasını çağırttı. Zira olayı bir kez de babadan dinlemek ve şayet fikri sorulmadan evlendirilmek isteniyorsa kıza tercih hakkı tanımak istemişti. Bu durum karşısında kendini güvende hisseden genç kız, “Ey Allah’ın Resûlü! Nikâh konusunda kadınların da söz hakkının olup olmadığını öğrenmek istediğim için size müracaat ettim.” dedi. (Nesâî, Nikâh, 36; İbnHanbel, VI, 135.)
Peygamberimiz (s.a.s), bu davranışıyla hayatının en önemli kararı olan nikâhta da kadının görüşüne başvurulup rızasının alınmasına işaret etmişti. Nitekim O, “Rızaları olmadan kızlarınızı evlendirmeyin!” (Buhari, Nikâh; 42) buyurmuştu. Ve bu olay, onun nezdinde kadının yeri, onuru ve değerini gösteren örneklerden sadece biridir.
Eş seçimiyle ilgili olarak Kur’an-ı kerim’de konulan ölçülerden bir kaçı da şöyledir:
“Ey iman edenler! Mü’min kadınlar göç ederek (mü’miniz diye) size geldikleri vakit onları imtihan edin. Allah onların imanını (sizden) daha iyi bilir ya! Eğer siz de o kadınların mü’min olduklarını bilirseniz, onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bunlar, onlara helal olmazlar. Onlar da bunlara helal olmazlar. “ (Mümtehıne Sûresi 60; 10)
Zinâkâr erkek; zinâkâr veya müşrik bir kadından başkasıyla evlenemez. Zinâkâr kadın da zinâkâr veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenemez. Çünkü bu (evlenme şekli) mü’minlere haram kılınmıştır.” (Nur Sûresi 24; 3)  [bk. 24/26-32]
Müşriklerle evlenme ancak tevbe edip İslâm’a girmeleri ile mümkün olur. [bk. 2/221]
“Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara; temiz/iyi kadınlar, temiz/iyi erkeklere; temiz/iyi erkekler de temiz/iyi kadınlara (uygun)dur…” [Nur 24;26]
Peygamber (s) da şöyle buyurur:
Dinimiz, dinî bir kuruluş haline getirdiği ailenin mutluluğu ve devamı için müstakbel eşlerin birbirlerini görmeleri, dini ve ahlâki yönden incelemelerini emretmiştir.
Peygamberimiz, “Alacağın kadını (ve erkeği) gör. Bizzat görmek, evliliğin devamına daha çok etkilidir.” (Tirmizî, Hn.1087.) buyurmuştur.
Sadece eş olarak seçilecek kadınlar değil erkeğin seçimine de büyük bir önem veren dinimiz, kızlarımızı ve kız kardeşlerimizi başta dinin direği olan namazı ikame eden ahlakça ve dince güzel olan erkeklerle evlendirmemizi emir ve tavsiye etmiştir. Bu konuya dikkat çeken Peygamber Efendimiz sadece asalete, zenginliğe ve üne yönelerek yapılan evliliklerin toplumda büyük sorunların doğmasına sebep olacağına işaret etmiş ve şöyle buyurmuştur:
"Size dinî inançları ve ahlâkî yaşayışı bakımından olumlu bulduğunuz bir kişi gelir de (velisi olduğunuz kızınız veya kız kardeşiniz gibi bir kadınla evlenmek isterse) onu evlendirin. Eğer böyle yapmazsanız bu tutumunuz yaşadığınız toplumda fitneye ve büyük bir fesada( sosyal çalkantılara ve içinden çıkılamaz düzensizliklere sebep) olur." (Tirmizî, 1085.)
İslâm, kuruluşunu düzenlediği aile yuvasının saadeti için, eşlere karşılıklı sevgi ve fedakârlığa dayalı vazifeler de yüklemiş, karşılıklı görevlerin içtenlikle yapılmasının, erkek ve kadın için   ibadet olduğunu açıklamıştır. Peygamberimiz şöyle buyururlar:
“Koca karısına, kadın da kocasına (sevgi ile) baktığı zaman Allah da onlara rahmet nazarıyla bakar. Koca karısının elini tuttuğu zaman, her ikisinin günahları parmaklarının aralarından dökülür.” (K.Ummal,6/390.)                                                                             
Açıklamaya çalıştığımız üzere İslâm Dini, aile kurumunu diğer yasalar ve geleneklerden farklı olarak değerlendirir, aileyi içinde Allah'a ibadet edilen bir mâbede dönüştürür. Bu mâbedde Allah'ın ve Peygamberinin emirleri ve tavsiyeleri çizgisinde yapılacak bütün işler ibadettir. Karşılıklı olarak görevlerin yapılması, çocuk doğurma ve büyütme, aile büyüklerine saygı, eşler arası sevgi ve hatta cinsel ilişki bile  ibadettir.
Her şeyin bir yeri ve vakti zamanı olduğu gibi evliliğin de bir vakti ve zamanı vardır. Vakti gelmeden yapılan evliliklerin büyük sorunlara sebep olduğu gibi, vakti geldiği halde geciktirilen evliliklerin de büyük sorunlara sebep olduğu bir gerçektir. Bunun içindir ki şartları oluştuğu zaman gençleri bir an önce evlendirmek sünnettir. Bu konuda Rasûlullah (s) aşağıdaki hadisi şeriflerde söyle buyurmuşlardır:
 "Üç şeyde Acele ediniz. Vakti giren namazı kılmak için, cenazeyi defnetmek için ve evlenme çağına gelen çocukları evlendirmek için. (Tirmizi)  “Ey gençler topluluğu! İmkân bulduğunuz anda evlenin. Bu imkânı elde edinceye kadar da oruç tutunuz. Çünkü bu da (insanı tahrik eden, aklî olmayıp daha çok duygu kaynaklı) şehevî hislerinizi törpülemeye müteveccih (yönelik) fayda sağlar.” (Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, Hadis  no: 7303, 7395)
“Sizden bekâr olanları nikâhlayıp evlendirin; yoksulsalar Allah, lütfüyle zengin eder onları ve Allah'ın lütfü boldur ve o, her şeyi bilir.” ( Nur,32)
O yüce Peygamberimiz (s.) yine gençlere şöyle hitap ediyor:
“Evlenin, şüphesiz evlilikten dolayı rızkınız çoğalacaktır.”
“Bekârlarınızı evlendirin. Çünkü Allah bu evlilikten dolayı onların ahlaklarını güzelleştirecek, rızk ve mallarını genişletecektir. Onların saygınlıklarını ve değerlerini arttıracaktır.” (Nevâdiri’r-Ravendî, s.36)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.