Yukarı Çık

“FATİHA İLE FETİH” YAZILARI - 10

28 Haziran 2018 Perşembe 13:45:39
79 kez okundu.

SALÂT İKAME EDERKEN OLUŞAN
SEVAB BİZİ TEMİZLİYOR
Hud-114: “Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde salâtı ikame et. Muhakkak ki, hasenat seyyiatı giderir. Bu, Allah’ı zikredenler için bir hatırlatmadır.”
Müjdeliyor: Sizin şirk içermeyen amellerden oluşan sevabınız, sizde şirk içeren davranışlardan oluşan günahı giderir. Salât ikame ederken oluşan sevab bizi temizliyor; fahşa ve münker olanı men ediyor:  
“Kitaptan sana vahyolunanı tilavet et ve salâtı ikame et. Muhakkak ki, salât fahşadan ve münkerden men eder. Elbette ki Allah Zikr-i Ekber’dir. Allah ne iş ettiğinizi bilir.” (Ankebut-45)
Efendimiz (SAV) bir gün sordu: “Birinizin evinin avlusunda bir nehir aksa da, o kişi onun içinde günde beş sefer yıkansa, acaba bedeninde hiç kir kalır mı?” Sahabe; “hiçbir şey kalmaz ya Rasûlallah” deyince, buyurdular: “Salât ikamesi de böyledir. Suyun kiri pası gidermesi gibi o da günahları giderir.”
“Muhakkak ki, insan çok hırslı, aceleci, cimri ve sabırsız yaratılmıştır. Ona bir şer dokunduğunda sabırsız davranıp feryat edip bağırandır. Ona hayr dokunduğunda ise hayrın yerini bulmasına ziyadesiyle mani olandır. Ancak salât ikame edenler böyle değildir ki onlar salâtlarında dâimdirler.” (Me’aric;19-23)
Salât ehlini gördünüz mü? Onların nasıl açıklandığını gördünüz mü?
TAHIYYAT’TAKİ SELAM’IN İNFAKINA VE
 KELİME-İ ŞEHADET’E DİKKAT ETMEKLE
ÇOK FAYDALAR YAKALARIZ
Salât ikamesi sırasında bizi temizleyen birçok süreç çalışır. Allahu ‘âlem, bu hallerden birisi Tahıyyat’tadır. Biz et-tahıyyatü okurken “es Selâmü aleyna ve ala ıbadillâhi’s sâlihıyn” derken hiç farkında olmadığımız çok önemli bir infak yapıyoruz, dünya ve ahiret hayatımızda çok değerli bir rızk olan Allah’ın Selamı’ndan infak yapıyoruz. Belki de farkında olmamanın lütfunu yaşıyoruz. Farkında olsak belki de vermeyeceğiz. Biz Selâm’ın nasıl bir ikram, nasıl bir dünya ve ahiret rızkı olduğunu bilmiyoruz, ne olduğunu bilmeden Selâm’ı söyleyip geçiyoruz. Sadece dünya mallarına, onların saklanmasına veya infakına alışık olduğumuzdan, Selâm nimetini, onu infâk etmenin ne demek olduğunu fark edemiyor olabiliriz. Selâm nedir, Allah’ın Selâmı ne demektir bir düşünün lütfen. Ve şu anı da düşünün: Miraç’ta Rabbi O’nu selamlayınca Efendimiz (SAV); “Es selâmü aleyna ve ala ıbadillahi's salihıyn” diyor. O noktada, o anda infak! O hali yaşarken Rabbinden gelen Selâm’ı hemen infak ediyor: Biz de tahıyyatta o infakı yapıyoruz. Allahu ‘âlem, salâtta temizlenmemize vesile olan bir infaktır bu. Salâttaki bir diğer temizlenme de tahıyyatta Kelime-i Şehadet okurken gerçekleşir, Allahu ‘âlem, o anda da temizleniyoruz. Tahıyyat’ta okuduğumuz Kelime-i Şehadet bizim için en değerli şehadetlerdendir. Bu yüzden bazı meşrepler oraya bazı hareketler getirmiştir, “şu hareketi yapacaktım” desin de o farkındalığa bürünsün diye. Tahıyyat’taki Kelime-i Şehadet’e çok dikkat edelim, bizim için en değerli Kelime-i Şehadet Allahu ‘âlem odur. Tahıyyat’taki Selam’ın infakına ve Kelime-i Şehadet’e dikkat etmekle çok faydalar yakalarız inşaAllah...
İNANANLAR ÖLÜMLE İLGİLİ TANRISAL KORKULARINI YENMEK İÇİN ÖLÜMLE YÜZLEŞİRLER. PEKİ NASIL?
Ölüm hepimiz için tek gerçek. O kadar gerçek ki bu nedenle salât vesilesiyle şu duayı paylaşalım: Salât ikamesini tamamlayıp kalkacağınızda secdeye gidin. Secdeye gitmenin tehlikeli olduğu zamanlarda değil. Güneşin henüz doğduğu, henüz battığı veya tam tepede olduğu anlar değilse lütfen secdeye gidin ve af dileyin, tövbe edin, Allah’tan merhamet isteyin. Sonra deyin ki; Allahım, eğer Emr geldiyse canımı vermeye hazırım. Bunu her salâtın sonunda yapın. Dolayısıyla, salât için seccadeye giderken sonrası için bir plan yapmazsınız, çünkü ölmek için gittiniz. Lütfen bunu önemseyin.
Biz bu öneriyi normal tanrısal hayattakilere anlatsak psikolog ve psikiyatrlar “bunlar motoru sıyırmış” der. Tabi o onların dünyasının motoru, bizle ilgili değil! Bırakın onlar ölümden tanrısal olarak korksunlar, korkmakta haklılar da! İnananlar ölümle ilgili tanrısal korkularını yenmek için ölümle yüzleşirler. Nihayet geldiğinde ölüm onlar için kavuşmak ve bayram olur. Bu yüzden her salâtın peşine secdeye gidin, o an emr gelmişse öleceğinizi düşünerek secdeye gidin. Eğer ölüm emri gelmişse ne geri ne ileri gider, secdede dua çok makbul, duam kabul olur da ölürsem gibi düşünüp korkmayın. Nisa-78, “ölüm emri gelmişse sağlam burçlarda olsanız da sizi bulur” diyor. O yüzden, “ölümü çağırmış olmayayım” gibi bir endişeye girmeyin, Emr gelmişse ölürsünüz. Ama siz o anda gelecekmiş gibi ölüme hazır olun, öyle davranın. Secdeye gidip af dileyin, tövbe edin. İnanan ölüm anında ne söylemek ister? Kelime-i Şehadet! Onu söyleyin, “Allahım, hazırım” deyip Kelime-i Şehadet’te bulunun ve emri bekleyin. Gelmişse hayrlı olur inşaAllah. Biraz beklediniz, baktınız ki ölüm emri o an gelmemiş, o zaman şöyle deyin: “Alâ hazihiş şahâdeti nahyâ ve aleyhâ nemûtu ve aleyhâ nüb’asü inşaAllah: Allahım ben hazırdım, Kelime-i Şehadet’ini lütfettin, getirdim ama ölüm emrin gelmemiş. “Biiznillah hayat” emrin gereği yaşamaya devam ediyorum. Beni, az önce Biiznillah şehadette bulunduğum hal ile yaşat. Ve beni o şehadet üzere öldür ve o şehadet üzere yeniden dirilt” deyin. Emr gelmemişse bu duayı yapıp kalkın, hayata, yani tercihe Rabbinize yönelerek devam edin. Bu bir fiili duadır. Demek istiyorsunuz ki "Allahım ne olursun emrin gelince beni secdede alıver". Rabbin kabul buyurur, olur inşaAllah, tertemiz ölürsün. Salâtı tamamlamışken, secdedeyken, tövbeni yapmışken, Kelime-i Şehadet’li, abdestli, böyle ölmenin sayfalarca müjdesi var. Bu dua kişinin salâtını da olumlu etkiler, dosdoğru ikame etmenize yardımcı olur. Buna alışırsanız ölüm için hazırlık da yapmış olursunuz. Çünkü sizin için her salât yeni bir ölüm antrenmanı olur. Salâta gelirken geride bir iş bırakmamaya, ölüme hazır gelmeye çalışırsınız. Bu davranış sizi çok güzelleştirir. Bir kere tanrısal ölüm korkusundan kurtulursunuz. Ayrıca bir hadisi de hayatınıza katmış olursunuz. Efendimiz (SAV) buyuruyor: “Ölümü çok hatırlayınız...”
SALÂT’IN EN ÜST SIRADA OLMASINA, EN TİTİZ
 YAPTIĞIMIZ ŞEY OLMASINA GAYRET EDİN
Asıl konumuz Fatiha ve salât. Bu yüzden salâtlarda Fatiha okurken Fatiha’nın okunuşuna dikkat etmek ilk iş olmalıdır. Bu kural Mushaf’ı yüzünden okurken de geçerlidir; harfleri tane tane okumaya çok özen göstermeliyiz. Onun gibi, Fatiha ayetleri her harfine özen gösterilerek tane tane okunmalıdır. Okurken acele etmeyin lütfen. Şunu lütfen fark edin: Doğrunun çabuk yapılması ile acele yapılması başka şeylerdir. Birisi sizin için para sayarken acele etse yüreğiniz daralır; “acele etme, yanlış sayacaksın” dersiniz. Haklısınız, ama bu titizlik daha fazlasıyla salât için olmalıdır değil mi? İşlere gösterdiğiniz titizliği düşündüğünüzde son sırada salâta gösterdiğiniz titizlik gelmesin. Rabbimiz uyarıyor: Siz salâtın ne muhteşem bir şey olduğunu bilmiyor musunuz? Salât’ın en üst sırada olmasına, en titiz yaptığımız şey olmasına gayret edin. Maalesef biz salâtı işlerin arasına sıkıştırıyoruz. Oysa işleri salâtlarımızın arasına sıkıştırmalıyız. Ey talib kardeşim, salât ikamesindeki titizliğin dünyaya ait hiç bir titizlikten geri olmasın. Bunun için de önceliğimiz, Fatiha’yı tane tane ve bilincinde olarak okumayı zorlanmadan başarmaktır. Salâtta “âmin” deyince Fatiha’nın bittiğini fark eden halden kurtulmalıyız. Bizim için namaz yani salât o kadar rutin hale gelmiş ki, beden namazda ama zihin normal hayatta... Olmaz!
FÂTİHA’YI NEDEN VE NASIL OKUMALIYIZ?
Fatiha ve salat ayrılmazlığı nedeniyle, buraya kadar Fatiha Suresi’nin “es Salât” ismiyle ilgili tefsiri kapsamında bilgiler paylaştık. Ama surenin başka isimleri de var, diğer isimlerine de kısaca değinelim:
Sûret’ül Hamd,
Ümmü’l Kur’an, Ümmü’l Kitab
Sûre-i Dua
Sûre-i Şükür
El-Vâfiye, El-Kâfiye:  İki isim de “tam, tam olan” mânâsınadır.
El-Esas: Fatiha’nın bir ismi de Esas’tır.
Kenz: Fatiha Sûresi Hazine’dir. İçinde çok önemli, çok değerli bilgiler bulunduran bir sure olduğu için bir adı da Kenz’dir.
Es-Seb’ul Mesânî: “Andolsun, biz sana Seb’i Mesani’yi, Senâ edilen Yedi’yi ve Kur’an-ı Azim’i verdik.” (Hicr-87) Efendimiz (SAV) buyurur: “Senâ edilen yedi, salâtların her rekâtında tekrar edilen Fatiha’dır.”  
Tâlimul Mes’ele: Neyi nasıl isteyeceğini öğrenmek demektir. Neyi nasıl isteyeceğimizi bize Fatiha öğretir. Mesela, “Seyyieyi hasene ile yok etme” yöntemini bizim esfele safiliyn formatımız bilemez. Bunun için yeni bir bilgi gerekmektedir ki onu bize Fatiha öğretir.
Sûre-i Şifa: Fatiha şifa sûresidir, şâfiyedir; fiziksel hastalıklar ve kalb dokusu hastalıkları için şifa niyetiyle tavsiye edilir. Özellikle ve önemle, psikolojik hastalıklar diye bilinen “A” Takdim Formu”nun oluşturduğu kaoslardan kurtulmada, kalpten marazın giderilmesinde ilaçtır, kalb-i selime kavuşmak isteyene reçetedir.
Bütün bu sebeplerle, lütfen Fatiha Sûresi’ni çocuklarımıza sevdirelim. Onu yavrularınıza öğretin, okutun, onları Fatiha’ya alıştırın, teşvik edin.
Farz salâtların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında zammi sure yok diye oraları “sadece Fatiha okunuyor” gibi bir psikoloji ile hızlı geçiyor olabiliriz, geçmeyin. Sırf Fatiha olan o rekâtları Fatiha ile konsantre olarak değerlendirin.
“El-Fatiha” diyen, bizi Fatiha okumaya davet edişleri önemseyin, o anlar çok önemli fırsatlardır.
Yaşarken kırk bin adet Fatiha okumak bilenler tarafından önerilmiştir, bunu önemseyin.
Sabah salâtlarından önce kırk bir Fatiha okumak, faydalarını görmen ve içindeki bilgilerin sende açılması açısından tavsiye edilir, lütfen değerlendirmeye çalışın.
Efendimiz (SAV)'in Hz. Ali radıyallahu anh'e bir önerisi ile tamamlayalım: “Ya Ali, şu beş şeyi yapmadan yatma. Kur’an-ı Kerim’in hepsini okumadan, dört bin dirhem sadaka vermeden, Kâbe’yi ziyaret etmeden, cennette yerini hazırlamadan, küs olduğun biriyle barışmadan yatma!” Hz. Ali radıyallahu anh: Ya Rasûlallah, bu nasıl mümkün olabilir diye merakla sorunca Efendimiz (SAV) devam etti: “Üç kez İhlâs Sûresi’ni okursan Kur’an-ı Kerim’i hatmetmiş gibi olursun. Dört kez Fatiha Sûresi’ni okumakla dört bin dirhem sadakaya eşit bir iş yapmış olursun. On kez “La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümit ve Hüve Hayyün la yemut, ebeden biyedihil hayr ve Hüve ala külli şeyin kadiyr” demen Kâbe’yi ziyaret gibidir. On kez “Ve La havle ve La kuvvete illa Billâhil aliyyil aziym” demen cennette yerini hazırlamana vesile olur. On kez “Estağfirullah el-Aziym elleziy La ilahe illa HU, el-Hayyu’l Kayyûm ve etûbu ileyh” deyince de dargın olduğun bir kimseyle barışma mükâfatını elde edersin.”

 

“FATİHA İLE FETİH” YAZILARI - 10-

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.