Yukarı Çık

24 HAZİRAN 2018’DEN 2023’E YOL BULMAK

13 Haziran 2018 Çarşamba 13:21:17
77 kez okundu.

2023 yılında tarihte Göktürklerden sonra ilk defa Türk adıyla kurulmuş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü kuruluş yıldönümünü yaşayacak ve kutlayacağız. 29 EKİM 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti devleti hem Türk Dünyası’nın hem de İslam Dünyası’nın kutup yıldızıdır, Tüm Türklerin ve Müslümanların tek umudu ve tek dayanağıdır. Bu devlet ne kadar güçlü olursa Türk ve İslam dünyası o derece de güçlü olur.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesi Türk milliyetçiliğidir. Büyük bir asker, devlet adamı aynı zamanda da fikir adamı olan merhum Atatürk, Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada sözü geçen, lider bir devlet yapmıştı. O bu amaçla içerisinde İran, Afganistan, Pakistan ve Türkiye’nin yer aldığı SADABAT PAKTI’nı, yine içerisinde Yunanistan, Romanya, Yugoslavya ve Türkiye’nin yer aldığı BALKAN ANTANTI’nı kurmuştu.
Atatürk’ün vefatından sonra maalesef Türkiye kuruluş felsefesinden hızla uzaklaştırılmış, ORTA DOĞU’ya ve İSLAM COĞRAFYASI’na sırtını dönmüş, BATI ve NATO merkezli bir politika izlemeye başlamış kendi coğrafyasında gelişen olaylara seyirci kalmıştır.
İşte 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişiminin bertaraf edilmesinden sonra Türkiye tarihinde ilk defa ne olduğunun ve ne olması gerektiğinin farkına varmış ve Türk gibi/Türkiye gibi davranmaya başlamıştır. Bu durum bölgede kendisini jandarma olarak gören ABD olmak üzere, İsrail’i, İngiltere’yi ve Batılı ülkeleri rahatsız etmiştir. Bu durumu kabullenmek istemeyen dış güçler Türkiye’yi 15 Temmuz 2016 öncesine geri döndürmek için çeşitli hile ve oyunlara başvurmuşlar ve bu oyunlarda kendi saflarında yer alacak yerli siyasi figüranlar da bulmuşlardır.
İşte 24 Haziran 2018’de yapılacak milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri bunun için çok önemlidir. Türkiye ya 15 Temmuz’a geri dönecek ya da bölgesinde ve dünyada sözü geçen LİDER ÜLKE-BÜYÜK TÜRKİYE olma yolunda emin adımlarla yürüyecektir.
15 Temmuz 2016 tarihi Türk tarihinde ve Türk siyasi hayatında yeni bir başlangıç, yeni bir milattır. Bu tarih Milliyetçi Hareket ile AK PARTİ arasındaki ilişkiler ve Cumhur İttifakının ve Yeni Kapı ruhunun doğuşu açısından da çok önemli bir tarihtir. AKPARTİ ve MHP arasındaki ilişkilere 15 Temmuz öncesi ve 15 Temmuz 2016 sonrası diye bakacak olursak Cumhur İttifakı’nı ve Yeni Kapı ruhunu daha iyi anlamış ve kavramış oluruz. Tabiri caizse 15 Temmuz 2016 ve 7 Ağustos 2016 tarihi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bizim nazarımızda AK PARTİ olmaya başlamasının bir başlangıcıdır.
15 Temmuz hain darbe girişimi geri püskürtülmemiş olsaydı neler olurdu? Sorusunu kendimize sorar ve bu soruya cevaplar ararsak bu günkü Cumhur İttifakı’nı ve 24 Haziran’ın önemini daha iyi anlamış oluruz.
Eğer bu hain darbe girişimi bertaraf edilmemiş olsaydı, ülkemiz ABD’nin, İsrail’in ve İngiltere’nin gizli sömürgesi ve NATO’nun açık üssü haline gelir. Ülkemizin Afganistan’ Mısır ve Suudi Arabistan’dan hiçbir farkı kalmaz. Türkiye’miz bir Irak, bir Suriye olabilir ve parçalanma sürecine girebilirdi.
15 Temmuz’da kurtulan sadece demokrasi, vatan ve millet değil aynı zamanda Allah’ın hak ve son din olarak gönderdiği yüce dinimiz İslamiyet ve Sevgili Peygamberimiz ve O’nun sevgili ashabının gittiği yol olan KUR’AN VE SÜNNET merkezli EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT anlayışımızdır. 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olmuş olsaydı tarihimizde Fırka-ı Dalle (Sapık Fırka) diye adlandırılmış olan Ilımlı ve Batıya bağımlı, bidat ehli bir din anlayışı ülkemize hâkim olmuş olacaktı. Çünkü FETÖ ÖRGÜTÜ asla dîni bir cemaat olmayıp, siyasi amaçlı ve devleti ele geçirmek üzere kurulmuş Hasan Sabbah’ın HAŞHAŞiLİLERİNİ aratmayan bir sapkın guruptur. İşte 15 Temmuz 2016’da biz bu sapık fırkanın tahakkümünden de kurtulmuş, yani bir noktada dini de kurtarmış olduk.
İşte 15 Temmuz’u bu şekilde anlarsak 24 Haziran’ı anlar ve 24 Haziran’ı seçim zaferiyle taçlandırmanın gereğini kavramış oluruz.
 15 Temmuz öncesinde yok R. Tayyip Erdoğan şöyle demişti, böyle demişti söylemlerinden bir an önce vazgeçmek ve fitneye çanak tutmamak gerekir.  Elbette 15 Temmuz 2016 öncesini unutmamak gerekir ama 15 Temmuz öncesine de takılıp kalmamak ve Mevlâna Hazretlerinin deyişiyle “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”  düşüncesinde olmak gerekir. Ben 24 Haziran 2018’de yapılacak olan seçimlerin ülkemiz ve hareketimiz açısından yeni bir başlangıca ve yeni bir yolun açılmasına sebep olacağını düşünüyor ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Erdoğan’a, milletvekili seçimlerinde ise MHP’ye oy vermenin gereğine yürekten inanıyorum.
Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.