Yukarı Çık

YAKIN KOMŞUYA UZAK KOMŞUYA İYİLİK EDİN

11 Haziran 2018 Pazartesi 13:40:03
51 kez okundu.

Allah'a ibâdet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunanlara iyilik edin, Allah kendini beğenip böbürlenenleri elbette sevmez. (Nisa 4/36)
Bu ayeti kerimede sırasıyla ibadet edilecek tek makam olan Allah’a ibadete, O’na eş ve ortak koşmamaya, ana-babaya, yakınlarımıza, yetimlere-öksüzlere, düşkünlere, komşularımıza, arkadaşlarımıza, yolculara, elimiz altındakilere (işçilerimize, hizmetçilerimize) iyilik etmenin öneminden söz edildikten sonra, Allah’ın kibirli-gurulu kimseleri sevmediğine dikkat çekilmiştir.
Allah Teâlâ, tek ve ortağı olmaksızın kendisine ibâdeti emrediyor. Yaratan, rızık veren, nimetlendiren, her hal ve durumda yarattıklarına fazlı ile muamele eden O'dur. Onlar tarafından tevhide ve yaratıklarından hiçbir şeyle şirk koşulmamaya hak kazanmıştır. Nitekim Rasûlullah (s.) Muâz'a şöyle demiştir:
“Allah'ın kullar üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?
Muâz: Allah ve Rasûlü en iyi bilir, deyince; Rasûlullah:
“O'na ibâdet etmeleri ve O'na hiçbir şeyle ortak koşmamalarıdır, buyurmuş sonra tekrar sormuş: Bunu yaptıklarında kulların Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun? Onlara, azâb etmemesidir, demiştir.  Sonra Allah Rasûlü ana-babaya iyiliği tavsiye etmiş. Zira Allah Teâlâ, anam babanı senin var olman için bir sebep kılmış ve çok yerde kendine ibâdetin yanında ana babaya iyiliği zikretmiştir. Nitekim şu âyetler de böyledir : «Rabbın buyurmuştur ki: Kendisinden başkasına ibâdet etmeyiniz, ana ve babaya iyi davranınız.» (İsrâ, 23), “Bana ve ana-babana şükret. Dönüş ancak Bana'dır.” (Lokman, 14)
Bu ayet hakkında İbni Abbas şöyle demiştir:
“Üç ayeti kerime hükümce birbirlerine bağlı oldukları üç şeyle nâzil olmuşlardır. Birinin hükmü ifâ edilip yerine getirilmedikçe diğeri ifa olunsa dahi kabul edilmez:
1-Allah’ın: “Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin” (Nisa:59) mübarek emridir. Kim Allah’a itaat edip Resûlullah’a itaat etmezse onun bu itaati kabul edilmez.
2-—Kur’anın “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin” (Bakara:110) hükmüdür ki, namazını kılıp fakat zekâtını vermeyen kimselerin namazı kabul edilmez.
3-Cenâb-ı Hak’ın: “Bana ve ana babana şükret” (Lokman:14) fermanıdır. Kim ki Allah’a şükredip de ana ve babasına teşekkür etmezse Allah’a karşı yaptığı şükrü şayan-ı kabul değildir.” (Tirmizi, İbni Hıbban, Hâkim, İslâm Şeraitinde Büyük Günahlar, ,Kitâbuu’l Kebair, s:41 İmâm Zehebi, çeviren: Sıdkı Gülle)
Bazı âlimler yukarıda geçen “namazı kabul edilmez” hükmünü, ancak üzerlerinden borçları düşer, ahrette niçin namaz kılmadın sorusuna muhatap olmaz fakat namazın faziletinden istifade edemezler şeklinde açıklamaktadırlar. Zekâtını vermeyen veya haram yiyen, ana-babsına itaatte kusur eden birisinin nasıl olsa namazım, orucum kabul olmaz diyerek bu ibadetleri terk etmesi de uygun değildir. Çünkü namazı terk etmek hatta kazaya bırakmak bile büyük günahlar arasında yer alır. Fakat her ne olursa olsun Allah ile birlikte O’nun Rasûlüne itaat etmeye ve sünnete sımsıkı sarılmaya, namaz, zekât ve haram ilişkisine ve ana-babaya saygıda kusur etmemeye dikkat etmek gerekir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.