Yukarı Çık
Muharrem Günay

Muharrem Günay

Aynı mahalle veya çevrede yaşayan insanların birbirlerine göre aldıkları ada komşu denir.

ONLAR KOMŞULUK HAKLARINI GÖZETİRLER VE KOMŞULARIYLA İYİ GEÇİNİRLER

9 Haziran 2018 Cumartesi 12:11:28
76 kez okundu.

Aynı mahalle veya çevrede yaşayan insanların birbirlerine göre aldıkları ada komşu denir. Türkçede yaygın şekliyle fiziki olarak birbirine yakın veya bitişik yerlerde yaşayan insanlara komşu denir. Yakınlık veya bitişik olma ev bakımından, iş yeri, arazi veya şehir bakımından da olabilir. Dilimizdeki iş yeri komşusu, arazi komşusu, komşu köy, komşu kaza, komşu vilâyet tâbirleri bunu ifade eder. Komşuluk, toplum hayatımızda yeri ve önemi inkâr edilemeyen sosyal bir müessesedir ve insanların toplum halinde yaşamalarının zaruri bir neticesidir. İnsan sosyal bir varlık olduğuna ve tek başına yaşayamayacağına göre etrafında komşuların olması kaçınılmazdır.
Arapçada komşuya câr denir. Car birbirini koruyan, himâye eden, gerektiğinde komşusunun yardımına imdadına koşan insan demektir. Kelimenin Arapça karşılığından da anlaşılacağı gibi, “birbirine yakın, bitişik (mücâvir) olma”nın  ve birlikte yaşamanın getirdiği ve herkesin uymakla yükümlü olduğu bir takım sosyal normlar, vecibeler ve ilişkiler düzeni vardır. Bunlara genel ifadesiyle “komşuluk ve komşuluk hakları” denir.
Mü’min;  car örneğinde de görüldüğü gibi çevresine güven ve itimat veren insan demektir. Bir hadisi şeriflerinde Peygamber Efendimiz:
“Vallâhi mü’min olamaz, Vallâhi mü’min olamaz; Vallâhi mü’min olamaz” buyurdular. Oradakiler:
“Kim mü’min olamaz Ya Râsulallah” dediler. Peygamber Efendimiz:
“Komşusu şerrinden emin olmayan kimse” buyurdular. .(Buhari, Müslim )
Bu hadisi şerifte de görüldüğü gibi Allah katında sevilen iyi bir mü’min olabilmek için öncelikle komşularla iyi geçinmek gerekir. Hadiste, “mü’min olamaz” sözü olgun, kâmil mü’min olamaz” anlamındadır. Kâfirdir anlamına gelmez.
Müslim’in naklettiği diğer bir rivayette hadis şöyledir:
“Komşusu, zararından emin olmayan kimse cennete giremez.”
Hadiste geçen “Cennete giremez” ifadesinden de “Kıyamette ilk önce kurtulmuşlar içinde cennete giremez” şeklinde anlaşılmalıdır. Yani bu hareketinin cezasını çeker, sonra cennete girer.
Allah On Şeyi Emerdiyor
“Va’budûllâhe ve lâ tuşrikû bihî şeyen ve bil vâlideyni ihsânen ve bizil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vel câri zil kurbâ vel câril cunubi ves sâhıbi bil cenbi vebnis sebîli, ve mâ meleket eymânukum. *  İnnallâhe lâ yuhıbbu men kâne muhtâlen fehûrâ(fehûran).”
“Allah’a kulluk edin, hiçbir şeyi (yücelterek ilâhlaştırıp veya tapınak haline getirip) O’na ortak koşmayın. (Sonra sırasınca) ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda/sokakta kalmışa ve ellerinizin altında bulunan (hizmetkâr)lara iyilik edin. Allah, kendini beğenenleri ve böbürlenenleri sevmez.” (4 NİSA/36) [bk. 1/4; 9/31; 51/56]

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.