Yukarı Çık

ORUCUN FAYDALARI -1

30 Mayıs 2018 Çarşamba 13:26:01
86 kez okundu.

Oruç, nefsimizin istek ve arzularından kendi irademizle uzak durmamızdan dolayı bir yönüyle irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya katlanmak yönüyle de sabır eğitimine dönüşmektedir.
Toplumsal hayatta görülen taşkınlık ve huzursuzlukların yönü nefsimizin esiri olmaktan maddi zevk ve şehvetler peşinde koşmaktan kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan oruç insanın hem kendisine hem de başkalarına zulmetmesine neden olan nefsi emmareyi teskin etmenin de bir ilacı, aşırılıkları törpülemenin bir çaresidir.
Oruç özet olarak: İradeyi kuvvetlendirir, dayanma gücünü artırır. Nefsi terbiye edip, disiplin altına alır. Sıkıntı ve açlığa katlanma alışkanlığı doğurur ve geliştirir. Fakir ve muhtaçları, aç ve perişan durumda olanları hatırlatır, onlara ilgi duyma ve yardımlaşma, dayanışma bilincini geliştirir. Hayatın yeme, içme ve benzeri ihtiyaçları yerine getirmekten ibaret olmadığını, insanın daha yüksek amaçlar için yaratıldığını, yaratılış gayesini ve hikmetini öğrenmesine vesile olur. Toplu kılınan namazlar ve yapılan iftarlarla toplumun birlik ve beraberliğine vesile olur.
Oruç gösterişten, riyadan uzak bir ibadet olmanın yanı sıra, İnsanın düşmanı olan şeytanı kahretmek için de bir vesiledir. Çünkü şeytanın saptırma vesilesi şehvetlerimizdir. Şehvetler ise, ancak yemek, içmek, eğlenmek gibi işlerle gelişir ve insanın nefsi de bu işleri yapmaya yatkındır. Bu sırra binaen Sevgili Peygamber(SAV) şöyle buyurmuştur:
“Gerçekten şeytan, insanoğlunda kanın deveran yerinde (damarda) dolaştığı gibi, dolaşır. Binaenaleyh açlık (oruç) ile şeytanın deveran ettiği yolları daraltınız.” (Müslim ve Buhari, Safiyyeden rivayet) Bu bakımdan oruç tutmak hem şeytanın yollarını daraltır hem de onu kahreder. Oruç tutmamak ise hiç şüphesiz şeytanı sevindirir.
Oruç, yeme içmeye ara vermekle, yoksulların halini daha iyi anlamaya ve onların sıkıntılarını gidermeye de vesile olmaktadır. Çünkü Sevgili Peygamberimiz: “Kim ki bir Müslüman kardeşinin sıkıntısını giderirse Allah (CC) ta onun sıkıntısını giderir” buyurmaktadır. Bu yönüyle oruç aynı zamanda toplumsal bir ibadettir.
Oruç, nefsin kötü istek ve arzularından, İslam’ın uygun görmediği kötü huy ve alışkanlıklardan uzak tutması açısından da sabırla direk olarak alakalı bir ibadettir. Tirmizi ve İbni Mace’nin naklettiği bir hadise göre Sevgili Peygamberimiz (SAV): “Oruç sabrın yarısıdır”, (Tirmizi, “Da’avat “, 86) İbni Mesut’tan Ebu Nuaym’ın naklettiği bir hadise göre ise : “Sabır, imanın yarısıdır” buyurmuştur. (İ.Gazali, İhyau ‘Ulumi’d Din cilt 1, s.593)
Yüce Kitabımızda ayrıca sabırla ilgili çok sayıda ayet vardır:
“Namaz ve sabırla yardım isteyin” (Bakara/153), “Sabredenlere mükâfatları bol ve hesapsız olarak verilir.” (Zümer/10)
Bütün bunların yanında orucun sağlık açısından da birçok yararlarının olduğu hekimler tarafından ifade edilmektedir. Ramazan orucu, yıl boyunca durmadan çalışan ve yorulan vücudun bakıma ve dinlenmeye alınması gibidir. Orucun özellikle mide ve sindirim organları açısından çok yararlı bir ibadet şekli olduğu uzmanlarca belirtilmektedir.
Ramazan ve Oruçla ilgili Sevgili Peygamberimizin çok sayıda hadis-i şerifleri vardır. Peygamber (S.A.S) buyuruyor ki:
“- Ramazanın ilk gecesi girince, bir ay boyunca bir tanesi bile kapanmamak üzere, bütün cennet kapıları açılır ve Allah’ın emri uyarınca şöyle seslenilir, “ Ey hayır arayıcısı, gel! Ey kötülükte ileri giden, kendine gel! Günahlarının affedilmesini dileyen yok mu ki, günahları affedile! Bir isteği olan yok mu ki, dileği yerine getirile! Tövbe eden yok mu ki, tövbesi kabul oluna! Bu davet tan yeri ağarana kadar devam eder. Allah her bayram gecesi bir milyon kişiyi cehennemden azat eder.” (İ.Gazali, Mükâşefetü’l Kulüb/558)
Selman-ı Farisi ( R.A.) buyuruyor ki: “Şaban Ayının son günü Peygamberimiz bize hitap ederek şöyle buyurdu:
“- Ey insanlar! Sizi büyük bir ay gölgesi altına almak üzeredir. İçinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Allah, o ay içinde oruç tutmayı farz geceleri ibadetle geçirmeyi nafile kılmıştır.
Kim bu ayda bir hayır işlerse başka zamanda bin hayırı yerine getiren gibidir. Bu ayda bir farzı yerine getirirse başka zamanlarda yetmiş farz yerine getiren gibidir.
Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükâfatı ise cennettir. Bu ay yardım ayadır, içinde müminin rızkının arttığı bir aydır. Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır ve günahları bağışlanır.”
Selman-ı Farisi buyuruyor ki: Bu sırada, “ Ya Resulallah, hepimizin oruçluyu iftar ettirmeye varlığı yetmez” dedik. Peygamberimiz sözlerine şöyle devam buyurdu:
“- Allah, o sevabı, oruçluyu bir yudum süt, bir içim su ve bir hurma ile iftar ettirene de verir. Kim oruçlunun karnını doyurursa bu onun günahlarının bağışlanmasını sağlar, Allah ona benim Havz’ımdan bir kere içirir de artık hiç susamaz olur. Ayrıca oruçlunun mükâfatından hiç bir şey eksilmeksizin onunki kadar sevap kazanır.
            (Devamı Yarın)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.