Yukarı Çık

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ -1

28 Mayıs 2018 Pazartesi 15:03:27
86 kez okundu.

Kur’an-ı Kerim Ramazan ayı içerisinde Sevgili Peygamberimiz (S.A.V)e indirilmiş, İslam’ın beş temel esasından birisi olan oruç ibadeti, bu ayın günlerine tahsis edilmiş ve bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi de, bu ayın içerisinde bulunmaktadır.
Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle dile getirilir:
“Muhakkak ki biz Kur’an-ı Kadir Gecesi’nde indirdik. (Resûlüm) bildin mi nedir kadir gecesi? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) O gecede Rablerinin izni ile her bir iş için (saf saf) inerler. O gece fecrin doğuşuna kadar selamettir.” (Kadir Suresi 1-5)
Müslümanlar, Ramazan ayında dini yaşantılarına daha fazla itina gösterip, ibadet ve hayırlı işlerini fazlalaştırarak, Cenâb-ı Hakkın mağfiretinin bollaştığı bu aydan, azami yararlanmaya çaba gösterirler. On bir ayın sultanı olan Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ateşten-azaptan kurtuluştur.
Ramazan ayının Türk milletinin hayatında müstesna bir yeri vardır. Müslüman Türk milleti, Ramazan ayını yılda bir defa gelen önemli bir misafir olarak kabul eder. Hazırlık karşılama ve uğurlama buna göre yapılır.
Rivayet edilir ki bütün bir yılın on bir ayını nefsinin kötü istek ve arzuları peşinde, İslam’ın yasak saydığı işleri yaparak geçiren Mehmet adında bir beynamaz varmış. Bu adamın alnı senenin 11 ayında secdeye değmezmiş. Fakat her ne hikmetse bu adam Ramazan ayı gelir gelmez tamamen değişir, en güzel ve en temiz elbiselerini giyinir, güzel kokular sürünür, on bir ay boyunca yaptığı o kötü işleri terk eder, Ramazan orucunu tutar, abdestini alır, namazını kılar, insanlara iyilik ve ihsanda bulunur, Ramazan ayı boyunca bol bol tövbe ve istiğfar edermiş. Bir gün tanıdıkları kendisine bu hareketlerinin manasını sorarak:
—Niçin sen on bir ay boyunca İslam’ın kötü ve yasak saydığı her şeyi yapıp ta Ramazan ayı gelince bu kötü şeyleri terk edip, orucunun tutup, namazını kılıyorsun bunun hikmeti nedir? Beynamaz Mehmet sorulan soruya şu ibretli cevabı verir:
“-Ramazan tövbe kapılarının ardına kadar açıldığı, Allah’ın rahmet ve bereketinin en yaygın olduğu kutsal bir aydır. Allah’ın geniş lütfu ile o mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine günahlarımın bağışlanacağını umarım. İşte Ramazan ayına olan engin saygı ve sevgimin sebebi budur.”
Nihayet belirli bir zaman sonra Beynamaz Mehmet’in vadesi tükenir ve ölür. Bir müddet sonra zamanın İslam büyüklerinden birisi Beynamaz Mehmet’i Cennet köşkleri içerisinde gezerken görür ve Ulu Allah seni buraya nasıl koydu? Sen hangi amelin sayesinde Cennette bu mertebeye eriştin? Diye sorar. O da:
“-Rabbim beni Ramazan ayına karşı gösterdiğim saygı ve sevgiden dolayı bağışladı ve ben de şimdi gördüğün gibi Cennet köşkleri içinde her istediğime erişen bir kimse olarak dolaşıp duruyorum.” (Düretül Vaizin 1. cilt / 25)
Peygamber Efendimiz üç defa üst üste: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” buyurdular. Asahap “Kimin yâ Resulullah “ diye sordular. Peygamber Efendimiz. “Ramazan ayına kavuşup ta günahlardan kurtulamayanların” buyurdular.” On bir ayın sultanı olan Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ateşten-azaptan kurtuluştur. Bu ayda gerçekten günahlardan kurtulamamak çok büyük bir talihsizliktir.
Yılan Kan Emmekte
Ebu Bekir’in halifeliği döneminde birisi ölür. Adamın cenaze namazını kılacakları sırada kefeni kıpırdamaya başlar. Kefeni açıp bakarlar, “ Bir yılan adamın etini yemekte, kanını emmekle meşgul. Öldürmek isterler. Yılan : “Lâ ilâhe illallah, Muhammed ün Resulallah“ der ve ardından, “Benim hiçbir suç ve kusurum yok. Neden beni öldürmek istiyorsunuz. Çünkü Ulu Allah bana bu kişiye kıyamete kadar işkence etmemi emretti.“ Suçları nedir? Deyince de şöyle dedi:
“Ezan okunurken duyup da (mazeretsiz olarak) camiye gidip namaz kılmamak. Malının zekâtını vermemek. Âlimlerin sözlerine kulak asmamak.”
Peygamberimiz buyuruyor ki.
“Ramazanda biriniz uykusundan uyanarak yatağında sağına soluna dönüp kalkmak için hazırlandığında melek ona şöyle seslenir: “Ey mümin, kalk artık. Allah sana feyiz ve bereket versin.”
O kimse sıcak yatağından namaz kılmak düşüncesiyle kalktığında, yatağı ona şöyle dua eder: “Allah’ım bu kuluna cennette benden daha üstün yataklarda yakmayı nasip et.”
Terliklerini-takunyalarını giydiğinde terlikleri şöyle der: “Rabbim bu kulunun ayaklarını sırat köprüsünden geçerken sakın kaydırma.”
Abdest alacağı kabı eline alınca kap: “Allah’ım bu kuluna Cennet’in en güzel kaplarını kullanmayı nasip et.” Der. Nihayet o kişi namaza durduğu an namaz kıldığı yer ( ev-cami ) Allah’a şöyle dua eder: “Allah’ım! Bu kulunun kabrini genişlet, mezarını aydınlık kıl, ona karşı rahmetini yaygınlaştır.”
Ve Ulu Allah o kişiye rahmet gözüyle bakar ve o dua ederken şöyle buyurur: “Ey sevgili kulum! Dua senden, kabul benden. İstek senden vermek benden; tövbe senden bağışlamak benden.” (Dürretül Vaizin 1.cilt/26)
            (Devamı Yarın)

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.