Yukarı Çık
Hayriye Caner

Hayriye Caner

Ramazan’ın yarısına yaklaştık neredeyse… Mübarek günlere, oruca adaptasyon sağlandı sayılır.

ORUÇ TUTARKEN DİKKAT..

26 Mayıs 2018 Cumartesi 14:18:58
64 kez okundu.

Ramazan’ın yarısına yaklaştık neredeyse… Mübarek günlere, oruca adaptasyon sağlandı sayılır. Bununla birlikte yaşam dengesindeki değişimden kaynaklanan bazı sorunlar da yaşanması mümkün. Ramazan ayında 17 saate ulaşan oruç süresi ve dolayısıyla açlık hali için iftarda ya da sahurda denge bozacak gıdalardan uzak durmak gerektiğine dikkat çekiyorlar. Uzmanların görüşlerinden derlediğimiz “sağlıklı oruç” için gerekenleri aktarmak istiyorum bugün sizlere:
Yorgunluk, halsizlik: Ramazan’da özellikle günün ikinci yarısında açlık hissiyle birlikte halsizlik ve yorgunluk şikayetleri artabiliyor. Özellikle çalışmak zorunda kalanların enerjilerini gün içine dengeli yaymaları gerekiyor. Bunun için de aşırı enerjiden ve fiziksel yorgunluktan kaçınmak önem taşıyor. Sabah saatlerinde fazlaca yorulmak iftara kadar zor saatler yatabilir. Fiziksel gücü dengeli kullanmak, güç gerektiren işler yapılıyorsa da kısa molalar vermek bu konuda yardımcı olacaktır.
Kalp ve solunum şikayetleri: Gün boyu süren açlığın sonunda iftar sofralarında sıklıkla yapılan hatalardan biri de tüm yemekleri aynı anda ve hızlıca tüketmeye çalışmak. Ancak midenin bir anda dolması, gün boyu boş iken birden fazla çalışmaya zorlanması, sık sık nefes almaya, kalp atışının hızlanmasına yol açabiliyor. Hatta bu durum kalp krizine varacak derecede ciddi sonuçlar doğurabileceği için iftarda mümkün olduğunca yavaş yemeye dikkat etmek gerekiyor.
Uykusuzluk: Ramazan ayındaki sıkıntıların başında uyku düzeninin bozulmasına bağlı olarak yaşanan uykusuzluk geliyor. Özellikle iftar ve sahur arasındaki sürenin kısa olması, sahura kalkmak için uykunun bölünmesi nedeniyle ertesi gün açlık ve susuzluktan çok uykusuzluk doğruyor. Bu sorunla karşılaşmamak için mümkün olduğunca erken yatıp yeterli uykuyu alarak güne başlamak gerekiyor. Bununla birlikte süresi ne olursa olsun kaliteli bir uyku geçirecek ortamın oluşturulması da son derece önemli. Şartları uygun olan kişilerin öğlen arasında yapacakları kısa bir şekerleme uykusu da günün geri kalanını daha enerjik geçirmeye yardımcı olabiliyor.
Sindirim problemleri: Açlık endişesiyle iftar ya da sahurda yanlış besinleri tercih etmek ve çok fazla yemek yeme sindirim sistemi problemlerini de beraberinde getiriyor. Özellikle uykudan fedakarlık yapmamak için gece yatmadan yemek ve sahura kalkmamak tercih edilebiliyor. Ancak sıklıkla yapılan bu hata sindirim sistemini zorluyor. Halbuki zaten dolu olan mideye daha fazla gıda göndermek uzun süre tokluk sağlamayacağı gibi sindirim zorluklarına da neden olabilir. Gaz, şişkinlik, ağıza acı su ve/veya gıdaların geri gelmesi gibi sorunlar görülebilir. Bu nedenle kesinlikle sahura kalkmak, uzun sürecek açlık için sahurda protein ağırlıklı yiyecekleri tercih etmek gün boyu tok kalmanıza yardım edecektir. Sindirim sorunları yaşamamak için kahvaltı şeklinde yemek iyi bir tercih olacaktır
Kabızlık: Ramazan’da katı gıdalarla beslenmek, yeterli sıvı tüketmemek gibi nedenler kabızlığa yol açabiliyor. Tok tutması için tercih edilen ekmek, börek, kraker gibi gıdaları daha çok tüketmek barsak alışkanlığını değiştirebiliyor. Sonuçta karın ağrısıyla birlikte kabızlık kaçınılmaz oluyor. Önlemek için mümkün olduğunca alışık olunan beslenme düzeninde hareket etmek gerekiyor. Bununla birlikte, iftarda birden yemeğe başlamamak, önceliği sıvı gıdalara vererek yavaş yavaş tüketmek, ana yemekte salata, hafif zeytinyağlı yemekler ve arkasından çok şekerli olmayacak şekilde sütlü tatlıları tercih etmek de yarar sağlıyor. Sahurda ise kahvaltı şeklinde daha hafif, daha çok tok tutacak gıdalar tercih etmek ve yeteri miktarda su içmeyi unutmamak gerekiyor. Ayrıca iftar sonrası yapılacak kısa yürüyüşler de bağırsak hareketliliğini sağlamaya yardım edebiliyor.
Susuzluk:  Susuzluk yaşanmaması için iftar ve sahur arasında mümkün olduğunca su tüketimini artırılması önemli. Aksi takdirde, yetersiz su alımı ertesi gün daha yorgun hissedilmesinin yanında, sinirlilik ve kırılgan olmak gibi duygu değişikliklerine de neden olabiliyor. Bunu önlemek için iftar ve sahur arasında en az 2 litre su tüketmek, ayrıca çay, kahve, şekerli sıvılar ve enerji içecekleri gibi susuzluğu artırabilecek içeceklerden de uzak durmak gerekiyor.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.