Yukarı Çık

“ADAY ADAYLIĞI”NIN DA BİR KRİTERİ OLMALI

25 Mayıs 2018 Cuma 13:22:00
87 kez okundu.

24 Haziran genel seçimleri için milletvekili aday listeleri belirlendi. Böylelikle “aday adaylığı” süreci sona erdi.
Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de “aday adayları”nın isimleri gündemde iken bir çok tartışma yaşandı. Öne çıkan fikirlerden birisi “reklam ya da kariyer için aday adayı olan isim sayısı fazla” görüşü idi.
Biz de bu görüşe hak verenlerdeniz. Afyonkarahisar’dan, muhtelif partilerden milletvekili aday adayı olan yaklaşık 70-80 ismi şöyle bir taradığınızda manzaraya vakıf olabiliyorsunuz az ya da çok…

 

 

PROFİL DÜŞÜK MÜ KALDI?

 

Aday adaylığında nitelik sorununa köklü bir çözüm bulmak gerekiyor. Aday adaylığı sürecinde yaşanan “profil düşüklüğü”nü aday adayı olan ya da bugün adaylığa terfi etmiş bir çok isim de kabul ediyordu zaten. İtiraz edilen değil, kabul edilen bir durum bu.
Hatta öyle ki; akademisyen, bürokrat ya da yönetici kesiminden kendini yetiştirmiş bazı isimlerin ortama bakarak aday olmadıkları da konuşuluyordu.  Yeni uyum sağlayacağımız “Cumhurbaşkanlığı Sistemi”nde milletvekilliğinin eski değerinin olmadığı endişesi de “aday adayları profilinin düşüklüğü”ne etki etmiş olabilir.
Hatta Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu da dahil olmak üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm bakanlarını, partisinin önemli isimlerini, oluşan düşük profil nedeniyle seçimde sahaya sürdüğü yorumları yapılıyor. “Reis de listeleri gevşek bulmuş olmalı ki ağır toplar sahaya indi” deniliyor.
Elbette bu durum sevindirici. Milletvekili aday listelerinin kendini ispat etmiş isimlerden oluşması, reklam için ortaya çıkmış isimlerin olmasından katbekat iyidir.

 

SEÇMEN “SEÇİÇİ”

 

Oysa seçmen “adaylar” meselesinde artık daha hassas. Bunun sonucunu seçimlerde göreceğiz Allah ömür verirse... Beğenmediği adaya oy vermeyecek millet. “Siyasi parti fanatikliği” kavramı tam manasıyla bitmiş olmasa da zaten “ittifaklar dönemi” nedeniyle eskisi gibi değil. Dün kanlı-bıçaklı olan tüm partiler bugün sarmaş-dolaş değil mi?
O nedenle aday meselesi önemli. Çok kişiden “Cumhurbaşkanlığı için şu isme oy veririm ama; milletvekilliğinde onun partisine oy vermeyeceğim” yorumlarını duyuyoruz. Seçmen bu kez daha seçici davranacağa benzer ya; haydi hayırlısı…

 

ADAY ADAYLIĞI SÜRECİ “YOL GEÇEN HANI” OLMASIN

 

Söze “aday adaylığı” sürecinden başlamıştık, yine oradan bağlayalım. Bize göre, siyasi partilerin adaylarını belirlemesinden önce yaşanan “aday adaylığı sürecinde” kriterler olmalı.
Örneğin; belli bir sayıda seçmen ya da partiliden imza alamayan aday adayı olamamalı. Aynen Cumhurbaşkanlığı adaylığında olduğu gibi… Adaylık yoluna çıkmak isteyenler belli şartları yerine getirdikten sonra o yola çıkabilmeli… Ki, partiler ve listeler yol geçen hanı, reklam mecrası, ticaret vesilesi, terfi trampleni olmasın.
Bu yapılacak ne ilk seçim, ne de son olacak inşaAllah. O nedenle şimdiden buna göre önlemler düşünülmeli. Ne dersiniz?

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.