Yukarı Çık

SULTAN DİVANİ’NİN SANDUKASI BAŞINDA “1453’ÜN İNTİKAMI”

21 Mayıs 2018 Pazartesi 13:12:24
230 kez okundu.

15 Mayıs 1919’da Yunan İzmir’e çıktı. Metropolit papaz tarafından takdis edilen Yunan’ın Anadolu’daki ilerleyişi başladı ve Yunan mezalimi Afyonkarahisar’a kadar uzandı. 16 Mayıs’ta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Payitaht’tan Samsun’a doğru yola çıktı. 19 Mayıs 1919’da Türk’ün yeniden doğuş mücadelesi da böylece Samsun’dan başladı.
Milletçe 19 Mayıs’ı kutladık önceki gün. 19 Mayıs’ı, o günkü ruhu, mezalimi, Anadolu’nun ve Türk Milleti’nin içinde bulunduğu durumu daha iyi anlamak için bugünlerde Afyonkarahisar’da yayınlanan bir kitabı iyice incelemek gerekiyor. Afyonkarahisar’ın son dönemde yetiştirdiği önemli araştırmacı, tarihçi, yazar Hasan Özpunar’ın geniş arşivine dayanarak hazırladığı “Anılar ve fotoğraflarla İşgal yılarında Afyonkarahisar” kitabından bahsediyoruz…
Hasan Özpunar’ın yayımladığı yeni kitabında, Yunan ordusunun “Afyonkarahisar hatırası-1453’ün intikamını aldık” yazılı pankartlar önünde çektirdikleri fotoğraflara bakarken içinde azıcık milli duygular olan bir kimsenin içinin sızlamaması mümkün değil. Aynı kitapta, o yıllarda Türk insanının içinde bulunduğu zulmetin, fakirliğin, esaretin tasviri de tam manasıyla fotoğraflara yansımış.
Yunan işgalinin Türkiye’deki mezaliminin simge fotoğraflarından birisi Bursa ve Bilecik’teki Osmanlı büyüklerinin mezarları başında poz veren Yunan subaylarına aittir. Osman Gazi’nin, Ertuğrul Gazi’nin kabirleri başında poz veren Yunan subaylarının görüntüsü milletin gönlünde kapanmayan bir yara gibidir. İşte bu kapanmayan yara pozların bir benzeri de bu kitapta görülmektedir.
Afyonkarahisar’ın manevi sahibi Sultan Divani hazretlerinin bugünkü Türbe Camii’nin içinde bulunan kabrinin başında çizmeleriyle poz veren Yunan Prensi Andrew’in duruşu en az Bursa’daki, Bilecik’deki Osmanlı ulularının kabirlerindeki mezarların başında verilen Yunan pozları kadar bir Türk’ün kalbinin titretmektedir. Hasan Özpunar’ın yeni kitabını incelerken bu tarihi fotoğraf karelerinden etkilenmemek elde değildir.
19 Mayıs’ta uyanan ruh, Afyonkarahisar’da Sultan Divani Hazretleri’nin kabrini, Türbe Camii’ni postalları ile kirleten Yunan Prensini ve avanesini bu topraklardan söküp atan ruhtur. Kitabı incelerken, bir yandan o günlerin tanıklarının ağzından yaşanan mezalimi okurken, diğer yandan Afyonkarahisar şehrine yönelmiş Yunan toplarının üzerinde, Türk mezarlarının üzerinde, yakılıp, yıkılan Türk mallarının üzerinde, gariban Türk köylüsünden gasp edilen hayvanların çalınışında, zorla siper kazdırılan Türk insanının yüzündeki çaresizlikte her 19 Mayıs’ta yeniden hatırlamamamız gereken ruhu bulabilirsiniz.
En küçük köyünden, en zengin beldesine kadar Yunan eşkıya sürüsünün yaptığı mezalimi gözler önüne seren tarihi fotoğraflar… Yunan eşkıyasının katlettiği cenazesinin başında çaresiz bekleyen gariban Türk köylüsü… Yunan askerlerinin ve onları denetlemeye gelen İngiliz subaylarının Afyonkarahisar’da, bu kutlu şehirde, Sahib-ül Karahisar’da kiliselerde gerçekleştirdikleri dini ayinler…
Bu fotoğraflar iyi bakıp, üzerinde iyi düşünmemiz gereken fotoğraflar. Mümkünü olsa da her okulumuzun duvarlarına birer ibret vesikası olarak bu fotoğrafları asabilsek.
Herkes dinini özgürce yaşayabilir elbette. Ecdadımız, Selçuklu ve Osmanlı bunun güvencesi olmuşlar 3 kıtada yüzyıllarca. Fakat bu fotoğraflardaki ayinler dini bir özgürlüğün değil, fotoğraflarının arkasına fon yaptıkları gibi “1453’ün intikamı” olduğunu ayan-beyan ortada…
Bugün rahatça yürüyüp geçtiğimiz, kıymetini belki de tam manasıyla bilemediğimiz caddelerde sokaklarda hüküm süren Yunan atlılarının fotoğraflarına bakıp bakıp 19 Mayıs 1919’u, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, şanlı Türk ordusunu, kahraman Türk Milleti’ni hatırlamak, anlamak gerekir.
İlgili kurumların katkısı ile çok daha güzel, net, pırıl pırıl ve şık basılması gereken, gelecek nesillere bir onur madalyası ve unutulmaması gereken milli bir miras olarak aktarılması gereken bu kitabı yeniden hazırlayarak, her seferinde önce Afyonkarahisar halkına ve Türk Milleti’ne, özelde ise çocuk yaşta kaybettiği merhum babasına ithaf eden değerli arkadaşımız, araştırmacı, yazar Hasan Özpunar’a eseri ve emekleri nedeniyle teşekkür ediyoruz. İyi varsın Hasan kardeş, Allah senin gibilerin sayısını artırsın…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.