Yukarı Çık

ESKİ RAMAZANLAR

21 Mayıs 2018 Pazartesi 13:11:12
131 kez okundu.

Haydi sizinle eski ramazanlara doğru bir yolculuk yapalım. Eski derken 1950’li yılları kastediyoruz. Bugünün geniş olanakları ile yedi deste önceki yılların oldukça sınırlı olanakları karşılaştırıldığında, o yılların tadı damağımızda kaldı.
ÇOCUKLAR
Daha tek haneleri rakamlı yıllarını yaşayan çocuklar, akşamdan eziyet etmeye başlarlar. “Beni de sahura kaldırın, ben de oruç tutacağım” derler.
Oruç tutan çocuklar, daha öğleyin başlarlar “Karnım çok aç” demeye. Anneleri “hadi bir şeyler ye de, ağzını yıka tekrar niyetlen” derler. Oruca birinci direk böylece vurulur.
İftar saati yaklaşınca çocuklar sokakta küçük taşlardan kale yaparlar. Elinde taşla topu beklerler. Top atılır atılmaz ellerindeki taşla kaleyi yıkıp koşarak evlerine dönerler. O ara “oruç aşı” için güzel bir yiyecekle orucunu açarlar.
EVLERDE HAZIRLIK
Evlerde iftar hazırlığı öğleden başlar ve taa top atılıncaya kadar sürer. Çeşit çeşit yemekler yapılır. Bazen sahur yemekleri de gündüzden hazırlanır. Bazı evlerde bulunan kuyulara soğuk yiyecekler sallanır. O yıllarda çoğu zenginlerin evlerinde bile buzdolabı yoktu. Soğuk içecek ve yiyecekler, sokaktan alınan karla muhafaza edilir. Eşeklere yüklenen karlar testere ile kesilerek satılır. Mahallenin afacanları “Karcı, karın güzel mi” diye karcıyı kızdırırlardı. Kadınlar bazen de iftardan sonra hamur işi yaparak sahura hazırlanırlardı.
ÇARŞIDA
Çarşıda ikindiden sonra esnaf işi rölantiye alır. Şakalaşmalar, şamatalar başlar. Bazıları daire şekline getirdikleri tele mantar takar ve komşunun dükkanına atar, çaktırmadan bakarlardı.
Bazısı çata patları dükkanların içine atar ve kaçarlardı. Ya da çırakların yüzüne çaktırmadan boya sürer, eline elli kuruş, bir lira vererek “davul tozu” ya da “minare gölgesi” al da getir diye birbirlerine gönderirlerdi. Kimi de çırağın eline tabak verip eczaneye tahin almaya gönderirlerdi. Akşamları teravih namazı sonrası Ot Pazarı camiinin önü gazoz satıcılarından geçilmezdi. Gazozcular “buz gibi gazoz, otuz iki dişine kemane çaldırıyor” diye bağırarak gazozlarını satarlardı.
GECE
Gece teravih namazından sonra bazıları kahvehanelere gider, taa geç saatlere kadar oyun oynarlardı. Bir iki saatlik uykuyla sahura kalkarlardı. Uykuyu almayan birisi sahurda katmeri yere çarpıp “kırk, yirmi daha, yeter” diye altmış altı oynamaya devam edermiş.
Ne eski ramazanlar ramazanlar ne eski hava, ne eski tatlar, muhabbetler maalesef kalmadı.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.