Yukarı Çık
Hayriye Caner

Hayriye Caner

Miladi 16 Mayıs 2018 günü, Hicri 1 Ramazan 1439 tarihine tekabül etti ve İslam alemi ilk sahuruna kalktı, bu yılın ilk Ramazan orucunu tuttuk.

RAMAZAN’A KAVUŞTUK

19 Mayıs 2018 Cumartesi 13:18:52
80 kez okundu.

Miladi 16 Mayıs 2018 günü, Hicri 1 Ramazan 1439 tarihine tekabül etti ve İslam alemi ilk sahuruna kalktı, bu yılın ilk Ramazan orucunu tuttuk. 10 Haziran’da Kadir Gecesini idrak edecek, yine nasip olursa 14 Haziran Perşembe günü Arefe’yi, 15 Haziran Cuma günü de Ramazan Bayramı’nın 1. Gününü kutlayacağız.
Kutlu günlere ulaşırken artık evlerin düzeni Ramazan’a ayarlandı. Ev halkında, özellikle hanımlarda Ramazan’a yönelik kıpırdanmalar revaçta. İftarın telaşı ayrı, sahurunki bur başka.
Biz de bu hazırlıklar kapsamında küçük uyarılarda bulunmak istiyoruz sizlere. Ramazan’da beslenme ve sağlık açısından nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle bir hatırlayalım isterseniz.
Son yıllarda yaz mevsiminin aşırı sıcaklarına denk düşen Ramazan oruçlarının, eğer dikkat edilmezse insan metabolizması üzerinde bazı olumsuz etkileri olacağının altı çiziliyor. Özellikle kronik rahatsızlıkları bulunanların, çok yaşlı ya da hamile durumda olanların mutlaka doktor tavsiyesiyle denetimli oruç tutması ya da tutmaması gerektiğini belirten uzmanlar, “Malumdur ki normal zamanda bile aşırı sıcaklara maruz kalmak her insanı olumsuz etkiler. Bunun üzerine bir de uzun süre aç ve susuz kalmamız eğer dikkat edilmezse bizi hasta ve ya güçsüz bırakabilir” diyor.
Öncelikli olarak her ibadette olduğu gibi oruç ibadetinde de gerekli dinî şartların göz önüne alınması gerektiğini ifade eden doktorlar; “Oruç ibadetinin zaten özünde bulunan sahura kalkmak bu anlamda çok ama çok önemlidir. Uzun ve sıcak bir günde ana öğün pozisyonundaki sahuru iptal edersek bedenimiz daha uzun süre aç ve susuz kalacağı için daha çok yorulacaktır. Yine orucun sünnet uygulamasında görülen iftarı açtıktan hemen sonra yemek yemeyip de vücudu hazırlamak güzel bir metottur ve tavsiye ediyoruz. Belki bir hurma, su ve çorbadan sonra midemize aşırı yüklenmeyip 10-15 dakika sonra yemek yememiz, sağlığımız açısından olumlu bir davranış olacaktır” diyorlar.
Konunun uzmanları, iftar yemeklerinde ise aşırı yağlı yemeklerden, hamur işlerinden ve ağır şerbetli tatlılardan kaçınılması gerektiğini ifade ederek “İftarda az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesini; yine enerji veren, ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinlerin tercih edilmesini tavsiye ediyoruz” diyor.
Sahurda ise eğer aşırı acıkma problemimiz varsa midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmenin daha faydalı olacağını belirten uzmanlar; “Bunun yanında, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi besinlerden oluşan ve temel gıdaları içeren kahvaltı menüsü de sahur için iyi bir seçenektir. Kafein içeren içecekler yerine süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Dengeli beslenmenin yanında özellikle öğlen saatlerinde güneşin altında dolaşmamalı, mümkünse öğle arasında yarım saatlik bir uyku ile vücudu dinlendirmeliyiz” diyorlar.
Doktorlar bedenimizin su dengesini korumak için de günde ortalama en az 2- 2,5 litre su içmeye, ayran, taze sıkılmış sebze ve meyve suyu, soda gibi içecekler tüketmeye mutlaka özen gösterilmesini tavsiye ediyorlar.
Ramazanınız mübarek olsun.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.