Yukarı Çık

BU ÜNİVERSİTELER ÇINARDIR, BÖLÜNÜRSE GERİDE ÇINAR KALMAZ

1 Mayıs 2018 Salı 13:32:13
241 kez okundu.

Öncelikle, tüm çalışanların 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutluyorum. İşçi-işveren ilişkilerinin adaletli ve hukuka uygun olduğu iş hayatları diliyorum.
Diğer yandan ülkemizin köklü üniversitelerin bölünüp yeni üniversite kurulması nereden çıktı? Türkiye’nin yeni üniversitelere ihtiyacı mı var? Mevcut üniversitelerde akademik kalitenin ne durumda olduğunu izaha gerek var mı?! Neredeyse sadece asistanlardan oluşan bölümler var. Bu gibi temel sorunlar dururken köklü üniversitelerin bölünmesi ne demek? Dünyada eşi benzeri olmayan bir sistem bu! İstanbul, Gazi, Selçuk ve diğerlerinin bölünerek yeni üniversiteler kurulmasından vazgeçilmelidir. Türkiye’nin yeni üniversitelere değil daha çok araştırmaya, inovasyon desteğine, uluslararası saygın dergilerde makalelerin çıkmasına kısaca niteliğin artırılmasına ihtiyaç var! İstanbul’u Gazi’yi ve diğer üniversiteleri bölmeyin! Bunlar çınardır, bu çınarları keserseniz artık o eski çınar olmaz. Kaydeden ülkemiz olur.
Güçlü Seçim Güçlü Adaylarla Olur
Türkiye’de gündem her an değişebilir o sebeple siz bu yazıyı okurken adaylar belki belirlenmiş olacak ancak her halükarda olması gerekenleri de not düşmek lazım. CHP’de adaylık bilmecesi hala sürüyor. Ana muhalefet partisinde Abdullah Gül muamması da vardı ancak Gül aday olmayacağını açıkladı ve böylece bu –gereksiz- muamma kesin olarak bitti. Esas mesele kim aday yapılacak. Öncelikle hemen belirteyim ki CHP Parti Meclisi cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisini Kemal Kılıçdaroğlu’na neden veriyor? Bu nasıl bir iştir? Bu kadar önemli bir süreçte neden “ortak akıl” yerine tek bir aklın kararına uyulmak zorunda kalınıyor. Sonra da kimi belirleyecek diye kara kara düşünenler oluyor. Yahu o zaman bu önemli yetkiyi neden bir kişiye veriyorsunuz?! Onun yerine aday isimler PM’de tartışılsın ortak akıl ile bir sonuca varılsın. Ekmeleddin İhsanoğlu olayından ders çıkarmadınız mı? Bakın bugün İhsanoğlu Erdoğan’a oy vereceğini açıkladı. Kısacası ikinci bir İhsanoğlu olayını bu ülke kaldırmaz ve benzer bir aday belirlenirse de bu açıkça Erdoğan’a destek vermek anlamına gelir!
Kılıçdaroğlu, kendisine verilen bu yetkiyi Erdoğan’a destek anlamına gelecek bir şekilde kullanmamalıdır. CHP’nin Tayyip Erdoğan’a karşı çıkarabileceği en güçlü adayı da Muharrem İnce olarak gözükmektedir. Keza, tabanında isteğinin İnce olduğu görülmektedir. Bu isim dışında kim gelirse gelsin, hep bir “ama” olacağı kesin.
İYİ Parti’ye 15 milletvekilinin geçmesi, Türk siyasi tarihindeki yerini aldı. Güçlü bir seçim için bu gönüllüğü yapan 15 değerli ismi kutluyorum. Ayrıca birisi de ilimiz milletvekili Burcu Köksal! Ne mutlu onlara! Bu kritik hamle ile beraber Meral Akşener’in adaylığı kesin, kendisinin çalışmaları tam gaz devam ediyor. Artarak da devam etmeli. Parti Teşkilatı’nın seçim çalışmalarının ise yeterli hızda değil gibi. Yeni kurulan ve vatandaşın yeni umutlar taşıdığı bir partinin teşkilatının da seçim çalışmaları daha gür ve daha kapsamlı olmalı.
Saadet Partisi’nde Temel Karamollaoğlu’nun kendisinin aday olması daha etkili olacak. Her şeyden önce oldukça popüler. Son zamanlar da yaptığı çıkışlarıyla, konuşmalarıyla özellikle de twitleriyle milli görüşçüler dışındaki geniş bir kesimden sempati kazandı. Açıklamalarına bakıldığında da oldukça yerinde konuşuyor ve nokta atışı yapıyor. Yaş itibariyle biraz yaşlı olabilir ama kendisinden küçük yaştaki pek çok siyasetçinin kazanamadığı sempatiyi gençlerden kazandı. Aday olmaması için bir engel yok. Temel Karamollaoğlu da kendisine gösterilen bu desteği ve ilgiyi görerek adaylık konusunda hiç tereddüt etmemeli.
Son durumda, Türkiye önemli bir sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bir ülkede her kesimden her meslekten her yaştan insan rahatsız olabilir mi? Zaten olmasaydı erken seçime gitmezdik değil mi?! O zaman bu seçimden en iyi sonucun alınabilmesi için en iyi adayların seçimde olması gerekiyor. Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu’nun olduğu bir seçimde seçmen kararını verirken alternatif yok demeyecek ve istediği gibi oy verebilecek. Böylece artık “milli irade” alternatifsizlik sendromundan” kurtulmuş olarak sandığa yansıyacak ve umarım ülkemize güzel sonuçlar getirecek.
Afyon Şeker Artık Doğuş Gıda’nın
Afyon Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi gerçekleşti. Özelleştirmeyi 725 Milyon TL ile Doğuş Gıda kazandı. Çiftçinin takdiri de sandığa yansıyacak. Bakalım çiftçi ne diyecek göreceğiz.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.