Yukarı Çık

PİNPON TOPU MUYUZ?

16 Nisan 2018 Pazartesi 13:16:55
84 kez okundu.

Ortadoğu gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse tarihi olarak dünyanın en önemli bölgesi. Dinler bu bölgede ortaya çıktı. Medeniyetlerin geliştiği bu bölge petrol başta olmak üzere zengin doğal kaynakların da anavatanı durumunda. Dünyadaki doğalgaz rezervlerinin yüzde 40’ı burada. Bölge her yöne giden yolların kesiştiği bir konumda.
Jeopolitik olarak önemli bu bölgenin emperyalist ülkelerin iştahını kabartmasına da, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) gibi büyük ölçekli projeler geliştirilmesine de şaşmamak gerek. AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan’ın da eşbaşkanı olduğunu ifade ettiği BOP projesi neydi? Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın “(ABD ve müttefikleri olarak) önümüzdeki dönemde dünyanın bir başka yerinde Ortadoğu’da uzun soluklu bir değişim dönemine hazır olmalıyız” şeklinde özetlediği, “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları ve rejimleri değişecek” dediği BOP’nde sınırların değişmediği ülkelerde ise rejimlerin değiştirileceği ifade edilmektedir.
ABD tarafından buna yönelik olarak yapılan çalışmalarda, değişiklik yapılmak istenen bölgelerde görünürde insan hakları, demokrasi gibi kavramlar kullanılmakta, arka planda gizli operasyonlar yapılmakta, sonuçta kendi çıkarlarına uygun politikalar yürüten devletçikler ya da rejimler yaratılmasına çalışılmaktadır. Asıl amacı bölgenin kontrolünü ele geçirmek ve serbest piyasa ekonomisine açmak olan proje İslam ülkelerine demokrasi götürmek kılıfıyla sunulmaktadır.
Bu proje ile ılımlı İslam (Müslüman Kardeşler - AKP) Ortadoğu’da hakim olacak, Arap Baharı ve benzeri süreçlerle hem sınırlar hem de rejimler değişecek, batı “çatlak ses” duymayacak ve ABD İsrail’e sürekli “arıza çıkaran” Suriye’den kurtulacak. Dünyanın en önemli enerji kaynakları güvenlik altına alınacak, bu arada İran da bölgede yalnız kalacak…
***
2001 yılı içinde ikiz kulelere yapılan saldırı sonrası El Kaide örgütünü çökertmek için Afganistan’a yapılan müdahale boşuna değildi.
Hatırlayın Amerika Irak’ın elinde kitlesel imha silahları bulunduğu iddiasını ortaya attı. Büyük bir algı operasyonu yaratıldı ve 2003 yılında bu ülkeye “demokrasi getirmek” için uğraşıyoruz diyerek Irak’a saldırdı.
Bush'un “Irak ve Suriye ile başlayıp İran ile bitirmek üzere beş yıl içinde yedi ülkeyi yola getireceğiz” sözü herkesin hafızalarında duruyor. Mısır ve ardından Libya’da başlayan özgürlükçü hareketler her nedense emperyalist güçlerin bu ülkelere müdahalesi ile son buldu. Tesadüf mü?
ABD ve batılı ülkeler insan haklarını korumak için, özgürlükleri sağlamak için, sözde (!) kimyasal ya da radyoaktif silahla insanların öldürülmesini engellemek için bu ülkelere müdahale ediyor! Yerseniz.
Hemen yanı başımızda yaşanan bu gelişmeler en çok bizleri etkilemekte. Müdahale edilen Afganistan parçalı bir yapıya kavuştu. Bugün bölgenin en geri kalmış ülkelerinden birisi konumunda. Kitle imha silahları hala bulunamadı ancak Irak 3 parçaya bölündü. Mısır, Libya, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yönetimler değişti.
Bugün Suriye’de oynanan oyun, geçmişte yaşanılanlardan çok farklı değil. Sözde insan hakları ve medeniyet dersi vermeye çalışan Emperyalist güçler geçmişten bugüne devam eden kölelik, sömürgecilik ve yağmacılık yöntemlerinden vazgeçmeyecek,  emellerine ulaşana kadar projelerini hayata koymaya devam edecek. Ta ki insanlar birbirinin kopyası bu olaylara karşı dik durup, mücadele edene kadar da bu projeler devam edecek.
Türkiye bugün olduğu gibi “Memnuniyetle karşılıyoruz” demek yerine, 1 Mart tezkeresine Hayır diyerek gösterdiği tepki ile hem kendi çıkarlarını hem de mazlumların çıkarlarını koruyabilir. Aksi halde emperyalist devletlerin maşası olarak kalmaya, onların arasında gidip gelen pinpon topu olmaya mahkumdur.
Son Söz; "Kapitalizmin bugünkü gelişmiş biçimi olan çağcıl emperyalizm ancak savaşla beslenebiliyor. Savaş olmazsa, savaş çıkaramazsa besinsizlikten, açlıktan ölür." Aziz Nesin

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.