Yukarı Çık
Oğuzhan TAÇKIN

Oğuzhan TAÇKIN

Şeker Fabrikaları özelleştiriliyor. İktidar partisinin temel politikalarından birisi olan özelleştirme olduğu gibi devam ediyor. Diğer pek çok politikasında değişiklik olsa da özelleştirme politikasını bir değişiklik yapmaksızın sürdürüyor. Bununla birlikte şeker fabrikalarının özelleştirilmesi diğerlerine göre çok daha fazla tepki çekiyor.

ŞEKER FABRİKALARI ÇİFTÇİNİN BAĞIMSIZLIĞIDIR

14 Nisan 2018 Cumartesi 12:38:56
284 kez okundu.

Şeker Fabrikaları özelleştiriliyor. İktidar partisinin temel politikalarından birisi olan özelleştirme olduğu gibi devam ediyor. Diğer pek çok politikasında değişiklik olsa da özelleştirme politikasını bir değişiklik yapmaksızın sürdürüyor. Bununla birlikte şeker fabrikalarının özelleştirilmesi diğerlerine göre çok daha fazla tepki çekiyor.
Atatürk’ün önderliğinde nice emekler sonucu ilk şeker fabrikası yılında Alpullu’da faaliyete başlamış ve ardından çeşitli yerlerde daha kurulmuştur. Yıllarca da çiftçinin geçiminde çok önemli bir yer edinmiştir. Çiftçinin geçiminden kasıt sadece geçimini sağlayacak maddi gelir ile değil aynı zamanda çiftçinin kimseye bağlı olmadan kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamıştır.
Şeker fabrikalarına baktığımızda çiftçinin ürünü devlete satıyor olması onun bağımsızlığı idi. Devlet kamu yararını da gözeterek alım yapıyordu. Sürekli bahsedilen zarar ziyan lafları ise gerçek anlamda zarar olarak görülememesi gerek. Devlet iştirakleri tamamen özel sektör mantığıyla yürütülmez. Kaldı ki özel sektörde bile zarar yazdığı halde devam ettirilen şirketler vardır. Ta ki ayakta duramayacak noktaya gelsin ancak bu noktaya gelmeden öncede şirket yöneticileri her türlü tedbiri alıp iflasın önüne geçmeye çalışırlar. Şeker fabrikalarında ise bahsedilen zarar alım ve satımda çiftçiyi ve vatandaşı düşünülerek (kamu yararı) belirlenen fiyatlardan ve işlemlerde doğabilir. Peki çiftçinin ve vatandaşın yararı için yapılan işlemden çıkan fark çok ciddi zarar ise ekonomiye getirisinden fazla meblağda lüks makam araçlarına binen bazı belediye başkanlarına ne diyeceğiz? Yıllarca doğal gaz borcunu ödeyemeyen belediyeleri ne yapacağız? O zaman belediyeleri de mi özelleştireceğiz?! Kaldı ki şeker fabrikaları zarar yazıyor ise zararı önlemek adına gerekli çalışmalar yapıldı mı? Zararın nerden kaynaklandığı belirlendi mi? Şeker fabrikalarının hassasiyeti bilindiği halde bunların hiçbiri yapılmadan özelleştirme aşamasına geçildiyse o zaman mesele zarar değil demek.
Ben özelleştirmelere külliyen karşı veya her şey özelleştirilsin diyen birisi değilim. Özelleştirilecek olan teşebbüs incelenip ona göre karar verilmesi gerek. Şeker fabrikaları bakımından özelleştirmenin uygun olmadığını düşünüyorum. Uygun olmadığını düşünmemin temel sebebi fabrikalar ile çiftçiler arasında doğrudan bağ olması. Bu bağ ilişkisi ekonomik bakımdan ziyade sosyal açıdan daha fazla önem taşıyor. Çiftçinin kimseye bağlı olmadan yaşaması o kadar önemli bir husustur ki bulunduğu bölgede birine bağlı olarak yaşamak zorunda kalmasının ne denli felaket olduğu –ne yazık ki- Soma faciasında görülmüştür. Bölgede tarımın azal(tıl)masıyla maden şirketinin tek geçim merkezi haline gelmesi ve şirketin sahip olduğu gücü yöre halkı üzerinde acımazsızca kullanması sonucunda yaşanan acılar. Elbette hiç kimse böyle olsun istemezdi.. Fabrikaların özelleştirilmesi sonrası da fabrika ile arasında tam ticari bir ilişki olacak. Fabrikanın güçlü olmasından dolayı çiftçiyi baskı altına alabilme tehlikesi yok değil. (Ürününü almam, düşük fiyattan alırım vb. durumlar) Bunlar olur mu demeyin. Soma olayında örnek verdim ki o zaman yaşananlar biliniyor. Fabrika çiftçiyi kendinin köylüsü gibi davranmaya kalktığında ortaya çok ciddi sıkıntılar çıkabilir. Fabrika sahibi ile iktidar arasındaki ilişkinin fabrika ile çiftçi arasındaki ilişkiye yansıyabildiğini gördük. Bu asla istenmeyen bir olasılık ama ne yazık ki yok değil. (Bunu sadece mevcut iktidar partisi olarak düşünmek gaflettir. Hangi parti olursa olsun.) Kısacası şeker fabrikalarının özelleştirmesi sosyolojik açıdan çok ciddi açıdan sıkıntılara gebe!       
Bizim gibi düşünenler bakımından şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ciddi sorunlar içeriyor özellikle çiftçinin bağımsızlığı açısından. Ancak çiftçiye baktığımızda bir çelişki görüyorum. Bir yandan karşı çıkmalar diğer yandan ise bulundukları bölgelerde iktidar partisinin oldukça etkin olması. Özelleştirmenin temel politika olduğu iktidar partisine bu kadar ilgi varsa özelleştirmeye, dolayısıyla şeker fabrikalarının özelleştirmelerine o kadar ilgi var demek! O zaman çiftçiler nasıl karşısınız? Yok değilseniz o zaman protestolar nedir? Kısacası bu durumu nasıl izah edebileceğiz?

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.