Yukarı Çık

BİN BİR SURATLI İDEALİSTLER(!) UZAK DURSUN!

30 Mart 2018 Cuma 14:10:40
127 kez okundu.

Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim, şu son 3-5 yıl içinde nelere şahit olduk:
“Uyuşturucu ile mücadele derneği başkanı uyuşturucu ile yakalanmıştı.
Terörist canlı bomba, eylem öncesi evinin balkonuna Türk bayrağı asmış meğer.
Erkek çocuklara tecavüz eden, arkasına dinî kitapların olduğu bir kitaplık alıp poz vermişti.”
Bunun gibi onlarca örnek…
Bin bir suratlılar arasında kalakalmadık mı?
***
2015'te konuştuğum ve özel bir şirkette şoför olarak çalışan genç anlatmıştı. Polislik imtihanlarına mâlum grup (şimdiki adıyla FETÖ) ile hazırlanır. Sınav öncesindeki cuma akşamı bu genci ve diğerlerini bir yerde toplarlar ve sınav sorularını verirler. Hikâyesini anlatan genç, “Sınavı başarıyla verdim ama içime sinmedi” demiş ve eklemişti; "Böyle torpille ömür boyu ekmek parası kazanmak vicdanımı sızlattı. Neyse ki o senenin polislik imtihanları iptal oldu da bu vebali taşımak zorunda kalmadım."
***
Bu malum grup da kendisini “dünyanın kurtarıcısı”, üyesi olan gençleri de “Altın Nesil” olarak tanımlıyordu hatırlarsanız.
***
Toplumumuz, her şeyin ci'sinden, cü'sünden, cı'sından tiksiniyor artık!
En çok da bir şeyleri maske yapıp asıl emellerini saklayanlardan bıktık, usandık.
"Vasat" olanı özledik.  
Gerçekten...
İdealizm, dengemizi mi bozdu?
***
Maskeli idealistler kadar “kesin inançlılar” da bir tehlike...
Ortaçağın Avrupalı müminleri gibi bazıları... Katı inanç, kör sadâkat!
Cenneti parsel parsel satan Hristiyan "dindarlar" kendilerini hep "hak" tarafında gördü. Diğerleri ise şeytandı.
Dünya aynı döngü üzre devam ediyor.
Katı inanç, kör sadakat sahipleri kendini hak, başkasını bâtıl görmekte ısrarcı...  
Menfaat ise yine parsel parsel...  
***
Yazar Cihan Aktaş "Hep abartılı konuşan, aşırı öven, her vesileyle güya daha bağlı, daha sadık olduğunu kanıtlamaya çalışan kişi, bir şeyleri örtmeye çalışmıyorsa da hak etmediği konumları kazanmanın uğraşını veriyor olabilir." diyor.
***
İsmimizin başında ne olduğu hiç önemli değil; şucu, bucu, falancı, filancı... Vicdandan yana nasibimiz yoksa, menfaatimize göre “fıkıh” yani yeni kurallar yazabiliyorsak, hedefe ulaşmayı tek meşruiyet görüp kul hakkını yiyebiliyorsak ister peygamber soyundan gelelim fark etmiyor.
Vaazlarda ahlaktan, namustan bahsetmek de kimseyi kurtarmaz.
***
Belki beğenmediğimiz herhangi/bayağı/alelâde bir kişi bile bizim ilminizden daha büyük bir erdemle çıkar da doğruyu, yanlışı fark eder ve biz kitap yüklü eşekler gibi düz yolda sapıtır kalırız.
***
Riyakârlar, bu idealizm başlığı altında kendilerini çok güzel gizlemeyi becerebilmişler, gizliyorlar da.
Eskiler onlara “mangalda kül bırakmayanlar” derlerdi. İçi başka, dışı başka...
Tenhâda iblis, kalabalıkta bir âziz.
Aman dikkat!
Katı inancını giyotin yapıp kelle koparanların, inancını/ideolojisini maske yapıp kötülük saçanların çağındayız.
“Nerede bir idealist(!) varsa oradan usulca kaçın; normale, vasata sığının” diyesi geliyor insanın.
En azından benim...
Demiş sayın o zaman. 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.