Yukarı Çık
Haydar SERDAROĞLU

Haydar SERDAROĞLU

Geçtiğimiz günlerde İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 97.yıldönümünü anlamsız tartışmalarla kutladık.

İSTİKLAL MARŞIMIZ…

27 Mart 2018 Salı 10:50:54
93 kez okundu.

Değerli Dostlarım;
Geçtiğimiz günlerde İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 97.yıldönümünü anlamsız tartışmalarla kutladık. O günün şartlarını, duygularını, kahramanlıklarını anlatan bu marşımız Kendini bu milletin bir ferdi gibi gören her vatan evladının hissederek, duygulanarak söylediği bir marştır. İstiklal Marşımızı her türlü tartışmadan uzak tutmak gerekir. İstiklal Marşımızın ruhu asla değiştirilemez ve buna kimsenin gücü yetmez.
İstiklal Marşımız, Türk ulusunun, hürriyet özgürlük, kahramanlık ve coşkuların ifade edildiği bir marştır. Marşımızın yazılmasının en önemli gerekçesini, kısaca şu şekide özetleyebiliriz.
Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından ordularının dağıtılması ve silah bırakması ile birlikte Osmanlı Devleti’nin artık sonu gelmişti. İstanbul’dan İzmir’e, Ankara’dan Erzurum’a bütün Anadolu halkları düşmanın ağır zulmü içerisindeydi.
Osmanlı Devleti böyle bir durumun içerisinde yıkılmanın eşiğine gelmişti. Yıkılmaktan da kötüsü yıllardır özgür yaşamış, Türk halkının emperyalist devletlerin boyunduruğu altında kalacağı ve sahip olduğu bütün dini, kültürel değerleri kaybedeceğiydi. Böyle bir durum içerisinde halk ekonomik sıkıntılarla boğuşurken, Osmanlı Devleti’nin bir askeri olan Mustafa Kemal, kurtuluş için tüm halkın topyekûn bir seferberlik içerisine girerek düşmana karşı topluca direnilmesi gerektiği düşüncesini tüm insanlara aşılamıştı.
Halkın bütün kesimlerinin katılımıyla Mustafa Kemal önderliğinde topyekûn bir savaş başlatılmıştı. Ancak bu savaşı Türklerin kaybedeceği tüm dünya tarafından öngörülüyordu. Sahip olunan imkânsızlıklar içerisinde bu savaşı kazanmak zor bir durumdu. Böyle bir vaziyet içerisinde halkın dini ve milli duygularını uyandıracak, halkı direnmeye ve özgürlüğünü kazanmaya teşvik edecek bir marşa ihtiyaç vardı. Bunun için 7 Kasım 1920 tarihinde Hâkimiyet-i Milliye gazetesine bir ilan verilerek şiir yazılması istendi, karşılığında para ödülünün olacağı yazıldı.
Buna karşılık olarak gazeteye birçok şiir gönderildi. Mehmet Akif Ersoy ise karşılığında bir para ödülü olduğu için böyle bir durum içerisinde para almanın doğru olmayacağını düşündüğü için şiir yazmayı reddetti. O dönem devlette görev yapan yetkililer Mehmet Akif’e şiir yazması konusunda ısrarda bulununca kendisi de sonunda bir şiir yazmaya karar verdi. Mehmet Akif şiirini yazmak üzere, Tacettin Dergâhındaki odasına kapanıyor ve 1910 yılından beri halkın içinde bulunduğu durumları da göz önünde bulundurarak İstiklal Marşının dizelerini bir bir kaleme almaya başlıyor. Mecliste, yolda, evde, camide, uyurken dahi aklı sürekli bu konu ile meşgul olmuştur. Hatta Akif’le birlikte kalmakta olan Hafız Bekir Efendi’nin anlattığına göre, bir gece uyanan Akif, kâğıt bulamayınca yer yatağının yan tarafındaki duvara marşın dizelerini yazıyordu. Tamamladığı şiirini meclise gönderdi. Şiir, mecliste ayakta alkışlanarak beğenildi. 12 Mart 1921 tarihinde Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiir, İstiklal Marşı olarak kabul edildi. Mehmet Akif Ersoy, şiiri kabul edilmesine rağmen verilen parayı kabul etmemiştir ve bu paranın silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarına harcanması için bağışlamıştır.
1936 yılında Mehmet Akif bir röportajda “Tekrar yarışma olsa katılır mısınız?” sorusuna “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın“ şeklinde cevap vermiştir.
 Türk halkının Kurtuluş Savaşı’nda vermiş olduğu kahramanca mücadele, hürriyet özlemleri, kahramanlıkları ve millet olarak yaşadığı coşku milli marşımızda anlatılmaktadır. İstiklal Marşımızın milli duygularımızı en yüksek seviyelere ulaştıran bir marşımız olduğundan ona her zaman için gereken saygı ve değeri vermeliyiz..
Aynı zamanda geçmişimiz ile geleceğimiz arasında önemli bir köprü olarak görmeliyiz. Bizlere bu cennet vatanı bırakan ecdadımızın eserlerine sahip çıkmak Her Türk evladının asli vazifesidir diye düşünüyorum ve Akif’in dediği gibi ”Allah bu Millete bir daha İstiklal Marşı” yazdırmasın diyorum.
Sevgiyle Kalın.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.