Yukarı Çık

RİTÜELLER

19 Mart 2018 Pazartesi 12:36:08
737 kez okundu.

Ritüeller özel durumlarda yinelenen ve alışkanlık özelliği kazanmış davranışlardır. Ayrıca ritüeller; marka ve ürünle aramızda duygusal bağlar kurmamızı, satın aldığımız ürünlerin aklımızda yer etmesini de sağlarlar.  
Bu kavramın etki alanını ürün ve hizmetlerin ötesine de taşıyabiliriz elbette. Şehirlerin, ülkelerin ve özel zaman dilimlerinin anılmasında bile zikredebiliriz. Bütün bu açıklamalar sonrasında kısa bir zihinsel gezintiye çıkmayı öneriyorum sizlere.
Dilerseniz söze Olimpiyatlardan başlayalım: Olimpiyat ateşi herkesin sandığı gibi binlerce yıl önce antik Yunanistan’da değil 1936 yılında Berlin olimpiyatlarında başlatılan bir ritüeldir mesela. Biraz düşününce ritüellerini kaldırdığımızda olimpiyat oyunlarının neredeyse hiçbir anlamı kalmayacağı gerçeğiyle yüzleşiriz. Açılış ve kapanış törenlerinin yapılmadığını, her yarış sonrasında kazananlar için madalya törenleri düzenlenmediğini, coşku veren milli marşların çalınmadığını varsayarsak hakikaten geriye pek de bir şey kalmaz. Aslına bakarsanız bugün spor ve eğlence dünyasındaki ritüelleri çıkardığınızda bu anlamda bir boşluğa düşülmesi kaçınılmazdır.
Bu gerçeği dillendirdikten sonra akla hemen Çin’de otellerin neden 4 ve 44. katlarının olmadığı sorusu gelir. Oysa zenginlik, servet ve kalkınma anlamına gelen Çince sözcüğe benzerliği nedeniyle 8 sayısı Asya kültürlerinde talihli sayıdır. Pekin Yaz Olimpiyatlarının açılışının 08.08.08 tarihinde tam saat 08.08.08’e denk getirilmesinin nedeni de burada aranmalıdır.
Ramazan ayını ihya etmek Müslümanlarca çok kıymetlidir. Sahur yapmak bu bağlamda bir öneme sahiptir. Asla dini bir gereklilik olmamasına rağmen sahura Ramazan davulcusunun nağmeleriyle uyandırılmak da çoğu insan için ayrı bir öneme sahiptir.
Günümüz tüketicileri fiziksel bir maddeden ziyade bir öykü, fayda satın almak istiyorlar. Tüketici fayda ve hâtıra satın almak istiyor derken çocukken pide fırınında sıra beklerken yaşadığımız ritüellerin zihnimizde bıraktığı tadı, pideden alınan tattan daha değerli bulduğumuzu da yeri gelmişken belirtelim.
Turizm sektörünün en önemli getirisi yeni yerler ve insanlar tanımak isteyen insanların hatıra ve güzel yaşanmış zaman derlemek ısrarı ve beklentisidir. Ritüeller, insanlara belki de bu yüzden çekici gelmektedir.
Maraş dondurması almak isteyen müşterilerin dondurmacı tarafından kandırılması ritüeli, ürüne özgünlük katan bir yaklaşım olarak algılanır.
Şanlıurfa’da Balıklı Gölü ziyaret etmeye, Dergâh caminde kılınan bir vakit namazını da eklersiniz hatıra sepetinize güller derersiniz.
Samsun’u ziyaret eden bir ziyaretçinin Karadeniz pidesi yemeden şehirden ayrılması o şehre hiç gitmediği hükmüne varılmasına neden olur çok rahatlıkla.
Afyonkarahisar’a gelip de kaleye çıkmayan, kaymaklı ekmek kadayıfının tadına bakmayan, şifalı termal sularından istifade etmeyen insanlara hatıralarını sıraladıklarında dostları tarafından hangi gözle bakılır acaba?
Bir şeyler toplamanın bize güven ve rahatlık duygusu veren ritüel benzeri bir eylem olarak algılanması da önemlidir. Toplama ritüeli bize yaşantımızı daha kontrol altında tuttuğumuz duygusunu verir.
Eski dönemlerde koleksiyonculuk yalnızca zenginlere özgü bir uğraştı. Ama bugün her gelir düzeyinden insanlar değişik eşyaları toplayabiliyorlar.
Toplanan ve biriktirilen değerlerin, güzellikler ve dostluklar olması temennisiyle…

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.