Yukarı Çık

MİLLET OLARAK NEYE İHTİYACIMIZ VAR?

9 Mart 2018 Cuma 14:26:59
131 kez okundu.

Dünya üzerinde altı asır hüküm sürmüş bir başka devlet yoktur. Ecdadımız yıllar yılı İslamiyet’e ve insanlığa hizmet ederek hayatlarını idame ettirmişlerdir. Bunca yıl sürdürülen bu hayatlar incelendiğinde insanların ağızlarına haram lokma koymadıkları gerçeği ortaya çıkacaktır. İnsanlara insan gibi davrandıkları ortaya çıkacaktır. Dini, milliyeti, ırkı, rengi ne olursa olsun bütün insanlara insan gibi davrandıkları gerçeği ortaya çıkacaktır.
Ecdadımızdan bize kalan miraslara ne oldu acaba? Hiç düşündük mü? Yememiz, içmemiz değişti. Giyim ve kuşamımız değişti. İnsanlara karşı davranışlarımız değişti. Cömertliğimizi alıp götürdüler. İyiden iye gerçekten cimri hale geldik. Başkalarını düşünmeden bencil bir şekilde yaşama yolunu seçtik. Bunun yanında bütün bu olumsuzluklar dışında insan gibi yaşayanlar var mıdır? Elbette vardır. Başkalarına örnek davranışlarda bulunanlar var mıdır? Elbette vardır. Gönül istiyor ki bütün bu güzel olanlar milletimizin çoğu insanında bulunsun. İyilerin sayısı çoğalsın ki kötüler kötülüklerini yapamaz bir hale gelsinler.
Millet olarak kendi benliğimize dönmemize ihtiyacımız vardır. Her şeyden önce bizi yaratan Yüce Allah’ı bilmeye, O’nun Yüce Rasulü Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’í bilmeye, tanımaya ve onun sünneti seniyyesi üzerine yaşamaya ihtiyacımız vardır. Haramı helali bilen nesil yetiştirmeye ihtiyacımız vardır. Cimri değil de olabildiğince cömert bir nesil yetiştirmeye ihtiyacımız vardır.
Şöyle bir etrafımıza baktığımızda ailelerde geçimsizlik hat safhada. Boşanmalar almış başını gidiyor. Bunun sebebi elbette ortadadır. Evlenen karı kocalar birbirlerini sadece ve sadece Allah rızası için sevebilseler boşanma kavramı temelli ortadan kaybolup gidecektir. Ama gelin görün ki millet olarak birileri hariç, birbirimizi sevmesini bilmiyoruz. İnsan olarak fikri düşüncesi ne olursa olsun onlara kucak açmasını bilmiyoruz. Peygamber Ef1enidimiz (s.a.v) kollarını ardına kadar açmadı mı? Bütün insanları sevmedi mi? Bütün insanları İslam’a davet etmedi mi? ‘O Yüce Rasulün sünnetini ah bir bilebilsek, ah bir ona uyabilsek,nasıl yaşamış, nasıl hareket etmiş, insanları nasıl irşat etmiş bir bilebilsek. O’nun gibi yaşamaya bir özenebilsek mesele kendiliğinden çözülecektir.
 Bütün insanları Cenab-ı Allah mükemmel bir şekilde yaratmış. Ama gelin görün ki bazı insanlar bunları sonradan bozulmalarına sebep olmuşlardır.
Ana ve babaların en birinci görevi çocuklarını milli ve manevi değerlere göre yetiştirmeleri olmalıdır. Kendilerini yaratan Yüce Allah’ı bilmeleri olmalıdır. İki Cihan Serveri Hz. Muhammed (s.a.v)’i bilmeleri olmalıdır.Ecdadını tanımaları olmalıdır. Haramı, helali bilir bir şekilde yetişmeleri olmalıdır.
Şöyle bir etrafımıza baktığımızda çocuk daha on, oniki yaşlarında bile ana babasanı dinlemiyor, yap dediğini yapmıyor, yapma dediğini yapıyor. İşte burada esas suçu çocukta değil de ana baba kendisinde aramalıdır. Ben ne hata yaptım da çocuğum bana itaat etmiyor?. Ona yedirdiğim lokmalarda haram lokma var mı acaba diye düşünmelidir.
Ana babaların en birinci görevi daha küçük yaşlarda çocuklarının kalplerine Allah, Peygamber, Allah dostu ve velilerin sevgileri yanında, sevgiyi, muhabbeti, iyiliği, saygıyı, hoşgörüyü, yardımlaşmayı, cömertliği ve buna benzer her türlü güzellikleri onların kalplerine yerleştirmeleridir. Bütün bu güzel hasletler çocukların kalplerine daha küçük yaşlarda konulmadığı zaman daha sonra o kalplere kız sevgisi, caz sevgisi, top sevgisi ve buna benzer hep olumsuz şeyler kalbe yerleşecektir.
Kendini bilen kişi Rabb’ini bilecek. Dinini diyanetini bilecek. Peygamberlerini bilecek. Allah dostlarını bilecek. Allah’ın veli kullarını tanıyacak. Yurdunu, Milletini, devletini sevecek, yeri ve zamanı geldiğinde canını bu uğurda vermesini bilecek. Bütün insanları sadece ve sadece Allah rızamsı için sevmesini bilecek.
Kendini bilen her bir kişi, “Ya Rabbi senin hazinen sonsuzdur. Sen keremlilerin en keremlisisin. Her şeyi yaratan ve yöneten Sensin. Sen cömertlerin en cömerdisin. Ben acizim, fakirim, yoksulum, garibim, belki de günah bataklığının içindeyim. Ancak ve ancak sana kulluk eder, senden yardım dilerdim. Bana dünyanın ve ahiretin hayırlarını, iyiliğini ver.” diyerek dua etmesini bilmelidir.
Milletin bir ve beraber olması gerektiği durumlarda ikiliği bir kenara koymasını bilmelidir. Ayrılığı, gayrılığı bir kenara itmesini bilmelidir. Atalarımız her zaman böyle yapmamış mı?
Gelecek nesle çok güzel miraslar bırakılması için aklı başında olan her bir kişi üzerine düşen görevi bi hakkın yerine getirmeye çalışmalıdır. Bizim başka yurdumuz yok. Milletimizin başına bir şey geldiğinde gidecek bir yerimiz de yok. Bunun içindir ki Millet, Yurt, Bayrak ve Vatan sözü edilince diğerlerinin bir teferruat olduğu bilinmelidir ve buna göre birlik ve beraberlik içinde hareket edilmelidir.
Milletimizin bekası, yurdumuzun güvenliği için gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında güvenliğimizi sağlamaya çalışan, ölüme bile güle güle gitmeye çalışan Mehmetçiklerimiz için her an dua etmeye ihtiyaç vardır.
Düşman boş durmuyor. Türk Milleti top yekün olarak bugün için sadece birilerine karşı değil yedi düvele karşı savaşmaya çalışıyor. Milletini ve devletini korumaya çalışıyor. Muzaffer olarak ortaya çıkabilmek için birliğe, beraberliğe, top yekün birlik olmaya birbirimizi daha çok sevmeye, korumaya ihtiyacımız vardır. Millet olarak böyle olduğumuz sürece bütün dünyaya meydan okuruz inşallah. Hal böyle olunca bütün dünya karşımızda diz çöker ve bizi bölemezler, yurdumuzu taksimat yapamazlar, gizli emellerine ulaşamazlar. Galip gelen Allah’ın aziz ve sevgili kulları ve Hz. Muhammed (s.a.v)’in ümmeti olur inşallah.
 Rabbim Devletimizin ve Milletimizin bekası için canlarını ve kanlarını seve seve vermeye çalışan ve sınır ötesinde gece gündüz bizim için teröristleri yok etmeye çalışan Mehmetçiklerimizin yar ve yardımcısı olsun… Amin.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.