Yukarı Çık
Türker Göksel

Türker Göksel

İLK KONUK: MALİYE PİYANGO VOLEYBOL TAKIMI

“TÜRK VOLEYBOLUNUN GELİŞİMİNE PAZARLAMA ÖNERİLERİ VE EFELER LİGİ” BAŞLIKLI PROJE BAŞLADI

7 Mart 2018 Çarşamba 12:27:09
383 kez okundu.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Afyon Meslek Yüksekokulu Pazarlama Bölümü öğrencilerinin Öğretim Görevlisi Türker Göksel’in koordinatörlüğünde her yıl artık geleneksel olarak gerçekleştirdikleri ve bu yıl “Türk Voleybolunun Gelişimine Pazarlama Önerileri ve Efeler Ligi” adını verdikleri projelerinin ilk hafta konukları Maliye Milli Piyango voleybol takımı yetkilileri oldu. Bu kapsamda proje yürütücüsü öğrencilerce Maliye Milli Piyango idari sorumlusu Nasuh Eryılmaz ve takımın teknik sorumlusu Serdar Uslu ile söyleşiler gerçekleştirildi.
Katılımcılar tarafından büyük bir beğeni ile takip edilen söyleşide yöneltilen sorulardan seçmeler ve verilen cevaplar şöyle gerçekleşti:
Erkek voleybolu bağlamında Türkiye’nin dünyadaki yerini nasıl tanımlarsınız?
Nasuh Eryılmaz: Erkekler ligimiz Dünyanın en zor ligleri arasında ilk beş, altı arasında değerlendirilebilir. Ligimiz çok kaliteli ve daha da kaliteli olma yolunda ilerliyoruz. Dünyada takım bazında çok başarılarımız var erkek voleybolunda. Milli takımlar seviyesinde her ne kadar başarılı olamasak da zamanla inanıyorum gelişecek daha büyük başarılar elde edeceğiz. Her sene CEV’in oluşturduğu puanlama sistemine göre dünyada ki kulüpler yani Liglerden Avrupa’ya takımlardan kulüp çağırılıyor.  Erkek voleybol takımlarımızdan altı takım çağırılıyor, bu da ister istemez kalitemizi ortaya çıkarıyor.
Türkiye’de erkek voleybolunun geniş kitlelere ulaştırılması noktasında ne gibi projeler gerçekleştirilmesi gerekmektedir?
Nasuh Eryılmaz: Önce voleybolun insanlara bilinirliğini aktarmak lazım. Aileler voleybolu anlarsa, bilirse olur bu. En büyük sıkıntı ya gelip maçı izleyecekler ya da canlı yayınlar ile evlere girmemiz lazım bir şekilde. Tabi ki yani herkesin maçı izleme imkânı yok. On iki takım var. Bunun bir yarısı İstanbul, Ankara takımları. Afyon çok şanslı bir il. Onun nazarında iyi bir takımı var. Ama bizim her köye her kasabaya girebilmemiz için canlı yayınlarımız olması şart. Canlı yayında çok iyi tanıtılması lazım.  Orada yaşayan her çocuğun böyle bir sporun farkına varıp, bu bilinçli halkaya girmesi gerekiyor. Bunun için de okullarda ki öğretmenlere çok iş düşüyor. Tabi bunların hepsi imkân ve maddi olarak ciddi bir külfet. Federasyonda bu işe daha fazla yönelmesi lazım, federasyonumuz çok sağ olsun çok güzel işler yapıyor,  bunun daha da yayılması gerekiyor.
Türkiye’de erkek voleybolunun marka olması yolunda avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Serdar Uslu: Türkiye’de erkek voleybolunun marka olması yolunda ki en büyük avantajı devletin çok ciddi yatırım yapmasıdır. Halkbank gibi, Ziraat bankası gibi, Vakıfbank gibi, İller bankası gibi ve Maliye gibi. Bunlar devlet kurumları yatırım yapıyorlar reklam bütçelerin de ve bu yaptıkları yatırımlarında karşılığı çok ciddi şekilde geliyor. Bu bir avantaj. Bu avantajı az önce ifade etmeye çalıştığım sebeplerden dolayı biz tam anlamıyla kullanamıyoruz ve milli takıma bu başarıyı sevk edemiyoruz. Ama federasyonumuz da bu konuda çok ilgili. Eğer federasyonumuzda bu konuda çalışmalarına hız verir ise başarı ile birlikte çok ciddi bir potansiyel olduğunu düşünüyorum. Özellikle işte Afyon gibi, Konya gibi, Eskişehir gibi Anadolu ciddi ekonomik anlam da potansiyel olan şehirleri ile Ankara gibi  kışlık 5-6 milyona sahip Bursa gibi, İzmir gibi tam anlamıyla büyük şehir olarak kabul edebileceğimiz şehirlerde çok ciddi bir taraftar potansiyeline şuan haiz değil. Ne zaman bu dezavantajı avantaja çevirirse az önce ifade etmeye çalıştığım gibi hem milli takımda olimpiyatlar seviyesinde ve Avrupa da dünya şampiyonalarında çok ciddi bir başarıyı kazanmaya namzet ülkemiz. Hem de kulüplerde çok ciddi bir geleneği var. Erkekler için konuşuyorum, bayanları da biliyorsunuz zaten çok büyük bir potansiyel var, çok büyük bir başarı var sürekli. Bu anlamda erkek voleybolunda da dünyada mesela İtalyanlar gibi bir tam anlamıyla marka yani kendi başında yine bir marka Türkiye bunu öncelikle belirteyim. Çünkü Türkiye denildiği zaman bir voleybolcu için gelip mutlaka burada oynanması gereken CV’ sinde bulunması gereken bir noktada Türkiye. Bu anlam da bir marka. Daha üst noktaya nasıl çıkartır derseniz dünya çapında ki yıldızlar çok tanınan yıldızlar Türkiye’ye geldikleri zaman herhangi bir şekilde tanınmıyor, yıldız gibi onlara davranılmıyor. Dolasıyla bu onlar da kaçış vesilesi oluyor Türkiye’den. Bunu avantaja çevirebilmek elimizde. Dediğim gibi milli takımlarda kulüpler bazında başarıyı daha da fazla elde edersek işte bunlar birbirini tetikleyen şeyler tarafların gelmesiyle ilginin artmasıyla birlikte başarının gelmesi muhtemel. Bununla birlikte de dediğim gibi Türkiye erkek voleybolunda marka olma yolunda İtalyanlar gibi diyebiliriz. Çok ciddi bir marka olmaya namzet. Çünkü ekonomik bir gücü var potansiyeli var, geleneği var yetişmiş insan gücü de var bu anlamda.
Afyon Kocatepe Üniversitesi mensuplarına ve Afyonkarahisarlılara bir mesajınız olacak mı?
Nasuh Eryılmaz: Afyonkarahisar çok güzel bir yer. Üniversitesi çok güzel bir üniversite. Çok seviyoruz. Afyonda ki tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz, sizlere teşekkür ediyoruz.
Serdar Uslu: Afyon da dostlarımız var. Bütün takım aynı şekilde dostumuz, teknik ekip de dâhil olmak üzere. Herkese selamlarımızı sunuyoruz.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.