Yukarı Çık

ŞEKER FABRİKALARIMIZ

5 Mart 2018 Pazartesi 12:40:25
509 kez okundu.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi bir kez daha gündeme geldi. 14 şeker fabrikasının satılması veya özelleştirilmesi için nisan ayında ihalelerin yapılacağı açıklandı.
Ülkemizin varlıkları içinde en önemlisi ve milli mirasımız olan şeker fabrikalarının kar edenlerinin yanında zarar edenleri de mevcuttur. Bu zararın yıllar itibariyle fabrikalara yapılması gereken rehabilitasyon yenilemelerinin yapılmamasından kaynaklandığı da bilinmektedir. Kar ve zarar konsolide edildiğinde karlı olan fabrikaların zarar edenlerin karlarını kapattığı görülmektedir. Şeker, ülkemizin milli bir değeridir. ABD’de mısır üretimi yapılmaktadır. Bundan da mısır şurubu üretilerek nişasta bazlı şeker elde edilmektedir. Amerikan firması olan “Cargill” ve diğer benzeri firmalar piyasada pazar elde etmek için bizim gibi ülkeler üzerinde baskılar yaratmaktadır. Ülkemizde pancar üretimine kotalar getirilmiş, üretimimiz olması gerekenden daha aşağıya çekilmiştir. Şeker, dünya ekonomilerini de ilgilendiren en önemli konulardan birisidir. ABD ülkeleri nişasta bazlı glikoz üretiminin ve tüketiminin insan sağlığına olumsuz etkisinden dolayı bu ürünü ve mamüllerini belli ölçüde yasaklamıştır. Üretilen pancar çiftçimizi, hayvancımızı, nakliyecimizi ve en önemlisi insanımızı (sağlık yönüyle) ilgilendirmektedir. Ülkemizde konulan kotalar nedeniyle kendimize yetecek kadar şeker üretimi yapılamamakta, şeker açığımız ithalatla getirilen nişasta bazlı şekerle kapatılmaktadır. Bu fabrikalarımızın satılması ile ithalatımız katlanacak, diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi (et ve bakliyat gibi) şeker ihtiyacımız da ithalat yolu ile karşılanacaktır. Ülkemiz devamlı cari açık vermektedir. Cari açık ithalat (dışarıdan aldığımız) ile ihracatın (dışarıya sattığımız) arasındaki farktır. Ülkemiz üretmeden tüketen tüketici konumundaki bir devlet haline gelmiştir. Üretmeden tüketmek de sonunda iflasımız demektir. Borcu borçla kapatmak mümkün değildir. Ülkenin selameti üretmekten geçer. Bu nedenle mevcut yatırımlarımızın ve varlıklarımızın özelleştirme adı altında yabancılara verilmesi geleceğimizi karartacaktır. Yabancılara geçen varlıklarımız bir nevi kapitülasyondur. Bu da tekelleştirmeyi getirir. Bu nedenle yeni yatırım yapamayan, çok pahalı bir ülke haline gelen ülkemizde tasarruf imkanı oluşamadığından eldeki mevcutlarımıza sahip olmamız bir vatan borcudur. Bu nedenle şeker üzerindeki oyunun bozulması için, şeker fabrikalarımızın Karabük Demir Çelik örneğinde olduğu gibi pancar birliklerine, oluşturulacak milli güç birliklerine ve hissesi paylara ayrılarak halkımıza devredilmesinde yarar vardır. Buradan elde edilecek katma değer de ülkemizde kalacaktır.
Bu fabrikaların satılması halinde bu sektöre hizmet veren çiftçisini, hayvancısını, nakliyecisini ve çalışanlarını mağdur edecektir. Bunun dışında nişasta bazlı şekere mahkum edilecek olan halkımızın da sağlık sorunları ülkemizin başına dert açacaktır. Milli ve yerli olan değerlerimizin ABD’nin şirketlerinin iştahlarına feda edilmemesinin, özelleştirme veya satılmasına dair alınan kararın bir defa daha düşünülmesinin ülkemiz adına yararlı olacağını düşünüyorum. Saygılarımla..

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.